İsmail Ayhan


AVANTAJI KAÇIRDIK

AVANTAJI KAÇIRDIK


 

Hafta boyunca hangi taraftara rastladımsa bana maç sonucu için tahminimi sordular. Sanki rüyamda görmüşçesine bende “2-2” bitecek gibi dedim. Tabii ben müneccim değilim. Biraz kadro analizi, birazda oyun şablonları bu maçın berabere biteceğini tahmin etmek için yeterliydi. Skor olarak 2-2 bitmesi bireysel şansım.

Öyle bir maç ki, kaybeden takım zirve yolunda ciddi yara alacaktı. Galatasaray son 8 maçın tamamını kazanmış büyük moralle Sivas’a gelmişti. Sivasspor için bir nevi ispat maçlarından biriydi. Kazanmak iki takım içinde önemliydi. Ama tahmin ediyorum iki teknik adamda kafasında, kazanamıyorsam kaybetmemek de önemli düşüncesi vardı.

Sivasspor maça öyle bir tempoyla başladı ki, sanki uzun zamandır top görmemiş, futbola susamış oyuncu gurubu gibiydi. Kırmızı görmüş boğa misali sahanın her alanında basan, rakibe alan bırakmayan ligin en iyi başlangıcıydı. İlk 10 dakikada bu baskı beraberinde golü getirdi.

Galatasaray’ın marka değerine baktığımızda çok önemli ayakları olduğunu görürsünüz. Özellikle Lemina ve Seri gibi ligin en iyi ön liberosuna sahipseniz, rakibin işi oldukça zor. Rıza hoca bu iki oyuncu üzerine iyi çalışmamış. Top rakipte iken adam paylaşımı üzerinde oldukça hata yaptık. Rakibe çok rahat oynama fırsatı tanıdık. Futbolda kendi planını rakibe kabul ettirdiğin zaman galip gelebilirsin. Ne var ki; Çalımbay’ın talebeleri skoru 1-0 yaptığımız zamana kadar olan tempoyu, ilk yarının kalan dakikalarına yayamayınca üstünlüğü Galatasaray’a kaptırdı. Bunun sonucu devreye 2-1 mağlup girdi.

25 maçın tamamında gol atma başarısı gösteren Sivasspor evinde oynadığı hiçbir maçı da kaybetmedi. Bu önemli bir başarıdır. Bu maç 3 puanlık maç değildi. Evimizde ve zirvede ki rakiplerimizden biriyle oynuyorduk. Saha ve seyirci önemli bir avantajdı. Biz bu avantajı maalesef kullanamadık. Kaybetmemek elbette ki önemli ama bu maç sadece kaybetmeme maçı değildi. Kabul etmek gerekir ki, Galatasaray bize göre çok daha pahalı ve daha kaliteli ayakları olan bir takımdır. Her şeye rağmen önemli bir avantajı kullanamadık.

Maç kadroları açıklandığında Emre Kılınç’ın yedek kulübesinde oturmasına şaşırdım. Bu tip yıldız oyuncular özellikle taraftarın yoğun ilgi gösterdiği maçlarda sahaya artı motivasyonla çıkarlar. Emre ikinci yarı oyuna girdiğinde yüz ifadesi çok mutlu olmadığını gösteriyordu. Rıza hoca Emre’yi kenara oturtmakla önemli bir yanlış yapmıştır. Emre sakat değilse, cezalı değilse, bu tip maçların baş aktörüdür. Mert Hakan Yandaş’ı geçen hafta yazmıştım. Göstereceği performansla Alanya maçında golden sonra rakip takım teknik direktörünün önünde yapmış olduğu hareketin yanlış anlaşılıp anlaşılmadığını bizlere anlatacağı bir maç olacaktı. Belki bu maç elinden geleni yaptı. Üzülerek belirtmeliyim ki, Mert Hakan oyunuyla beni tatmin etmemiştir. Geride bıraktığı maçlara baktığımda, saldırgan, rakibi ısıran ve oyuna hükmeden Mert Hakan’ı bu maçta göremedim. Kaleye attığı bir şutu olmadı. Şut atmak şöyle dursun gol bölgelerinde göremedim.

Önemli bir avantajı kaybettik. Ama bu yarışı bırakacak değiliz. Sonuna kadar savaşacağız. Kalan maçlar kimseyi yanıltmasın. Bundan sonra oynayacağımız her takım en az Galatasaray kadar tehlikeli ekiplerdir. Zirveye oynayan takım kadar, kümede kalma mücadelesi veren takım da kolay lokma değildir.