‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu?
Tarih: 9.11.2017 13:01:33 / 297okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Kral Faysal, bizim çocukluğumuzun Suudi Arabistan Kralı´ydı. 1964´te tahta oturmuştu 1975´te bir suikast sonucu vefat etti.
Yeğenlerinden biri, Faysal Bin Musaid, bir törende, Melik Faysal´ın yanına yaklaştı ve tabancayla ateş ederek öldürdü.
Sonra, katil yeğeni idam ettiler.
Hafızamı yokluyorum. Bir sempatimiz var mıydı Kral Faysal´a? Veya antipatimiz?
Başlangıçta yoktu. Bir şey bilmiyorduk ki nesine sempati veya antipati duyacağız?
Sonraları, Müslümanların hisleri değişti.
Nasıl mı?
1967 Arap-İsrail savaşından sonra Faysal´ın politik çizgisi görünür hale geldi.
1969´da Mescid-i Aksa Avustralyalı ‘Church of God´ tarikatine mensup fanatik bir Hristiyan tarafından yakıldı.
Faysal, bu saldırının ardından 1969´da Rabat´ta bir ‘İslam Zirvesi´ topladı. İslam Konferansı Teşkilatı bu zirvede kuruldu.
Faysal´ın “Kardeşlerim! Neden bekliyoruz? Dünyanın vicdana gelmesini mi bekliyoruz? Nerededir ki dünyanın vicdanı? Mukaddes Kuds´ü Şerif sizi çağırıyor. Kendisini kurtarmanızı bekliyor. Neden korkuyoruz? Ölümden mi korkuyoruz?” cümleleriyle başlayan meşhur Kudüs konuşması bu yıllardadır.
***
Petrol üreticisi ülkelerin batılı ülkelere petrol ambargosu başlatmasına öncülük eden de Kral Faysal´dır.
O yıllarda varili 2,5-3 dolar olan petrol, ambargonun ardından 9-10 dolara çıkmıştı.
Arap ülkeleri, ilk kez petrolü ekonomik bir silah olarak kullanmıştı.
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Faysal´ı yumuşatmak için Riyad´a gider. Orada esprili bir şekilde “Uçağımın yakıtı bitti” der, depoyu doldurmak için emir verirseniz, uluslararası fiyatından ücretini vermeye hazırız.”
Faysal yumuşama belirtisi göstermez. Der ki, “Ben yaşlı bir adamım, ölmeden önceki tek dileğim Mescid-i Aksâ´da iki rekat namaz kılmaktır! Sen bu konuda bana yardımcı olabilir misin?”
Yine Kissinger, o günlerde, petrol kuyularının bombalanabileceğine dair bir açıklama yapar. Faysal´ın tarihi cevabı şudur:
“Tabii ki petrol kuyularımızı bombalayabilirsiniz. Fakat unutmayınız ki, biz ve atalarımız hurma ve deve sütüyle yaşıyorduk, yine öyle yaşayabiliriz; ancak artık siz petrolsüz yaşayamazsınız.”
Bu yüzden, Faysal´a ‘rahmetli´ diyoruz.
Suudi Arabistan, bir daha aynı Suudi Arabistan olmadı.
Faysal´ın suikastle öldürülmesinden sonra Suudi Arabistan Batı´yla, bilhassa ABD ile kayda değer bir sorun yaşamadı.
Krallar değişti, veliahtlar değişti. Fakat değişiklikler ya doğal süreçlerle oldu ya da dünyada fazla yankı uyandırmayan yöntemlerle gerçekleştirildi.
Geçen hafta sonu alışık olmadığımız büyük bir operasyon yapıldı Suudi Arabistan´da.
Suud ailesine mensup 11 prensin yanı sıra bakanlar, işadamları gözaltına alındı. İki prensin de esrarengiz bir şekilde öldükleri haberi geldi.
Operasyonlar devam ediyor.
Bunlar, büyük hadiseler. Bir nevi ihtilal.
Eskiden batılılar, bilhassa Amerikalılar, “Demokrasiden bahsediyorsunuz ama, monarşilerle sorunsuz çalışıyorsunuz” şeklindeki eleştirilere, “Yerine gelecek olanın nasıl sonuç vereceğini belirlemek zor. Öyle olunca, mevcudun devam etmesi tercih ediliyor” mealinde bir cevap veriyorlardı.
Öyle anlaşılıyor ki, ‘yerine ne geleceği´ belirlendi.
***
Suudi Arabistan´ın Veliahd Prensi Muhammed Bin Selman alışık olduğumuz Suudilerden farklı bir figür.
Eğer bütün süreçler onun lehine işlerse Suud tahtının varisi olacak.
İlgileri, konuşmaları, farklı bir Suudi Arabistan vaadi içeriyor.
Suudi sahillerinde Dubai´dekine benzer, batılıların ilgisini çekecek ‘dünyevi cennetler´ kurulabilir.
Suudi devletinin geleneksel ilgilerinde, Suudi fonlarının, yardımların kullanımlarında, istikametlerinde esaslı bir değişiklik meydana gelebilir.
Bunlar birer ihtimal.
İhtimali aşan, Prens Selman´ın İran ve Lübnan konusundaki açıklamalarıyla uç veren bir politik tavır var.
Lübnan´la savaş ve İran´la daha açık çatışma iması içeren bu açıklamalar, Suudi Arabistan´ın, batılılar açısından bir müttefik olarak haritadaki yerini daha ziyade dolduracağını gösteriyor.
Batılıların ‘Arap Baharı´ dedikleri yoksa bu muydu?

Anahtar Kelimeler: Arap, Baharı, yoksa, muydu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sistemin öteki ‘uzman´ı Bahçeli (25 Eylül 2018 - Salı)
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat.

Hz. Muhammed