Aramıza kim girdi
Tarih: 9.11.2017 13:00:29 / 320okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

“İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa” denilmiş. Anlaşmak için “konuşmak”, yüzyüze olmak çok önemli.
Belki de bu sebeple eski eğitim sistemi bir hocanın rahle-i tedrisinden geçmeyi temel alıyordu.
Hocanın dizi dibine oturan talebe sadece onun aktardığı bilgileri öğrenmekle kalmaz. Sesinden, yüzünden, hareketlerinden çok şey kapar. Yüzü ne zaman aydınlanıyor, ne zaman bulutlanıyor; gözleri ne zaman ışıldıyor, ne zaman kararıyor; hangi mesele, hangi kişi hakkında ne söylüyorsa hali, tavrı hangi işaretleri barındırıyor? Oturması, kalkması, şefkati, öfkesi, yemesi, içmesi kısacası bir hoca olarak koyduğu, yaşadığı ölçüler nedir? Ne zaman susuyor, ne zaman gülüyor? Gülünce nasıl gülüyor? Başka insanlara nasıl davranıyor; dünyaya, eşyaya, tabiata nasıl bakıyor?
Hoca karşısında talebe bir yandan bilgi edinirken bir yandan irfan, edeb, terbiye, görgü öğrenir. Hikmet ve âhenge âşina olur. Bu usta ile çırak arasında da böyledir. Usul, erkân, tavır, eda, şive, kısacası ahlak, bu eğitim sisteminin temelini teşkil eder.
Bu sebeple kitaptan öğrenmekle hocadan talim etmek (meşk etmek) çok farklıdır. Yazı bu iletişimin bir alt basamağıdır. Onda dahi türlü mânalar gizlidir.
Bir kimsenin yazısına bakarak karakter tahlilleri yapılıyor; o kişinin o andaki ruh hali tesbit ediliyor.
Mektup bu açıdan çok önemli bir iletişim vasıtası idi. Bir mani şöyle der:
“Değirmen üstü şakşak
Küsülüysek barışak
Aramızda dağlar var
Mektup ile konuşak”
Aramıza telgraf, telefon en nihayetinde internet girdi. İnsanlar karşı karşıya gelmek yerine artık bu vasıtalar ile konuşmaya, anlaşmaya çalışıyor.
Ve tabii anlaşamıyorlar. Çağımızın en feci insanlık durumu âletlerle çevrili yalnızlığımızdır.
Bana göre modern teknoloji buhar makinasının icadı ile başladı. Her makinanın ardında bir dünya görüşü, bir inanç, bir fikir sistemi, bir ideoloji vardır. Modern teknolojiyi yaratan tanrıtanımaz düşüncedir. Ve ona her özelliği bu görüş kazandırmıştır. Önce bir silah yapılır, sonra bu silahı savuşturacak savunma mekanizması üzerinde fikir yürütülür. Bu sonu gelmez bir kısır döngüdür. Girilen yol hem insana hem tabiata düşmandır. Öyle ki bu zihniyet bize uzun yıllar “İnsanın tabiata karşı verdiği savaşta kazandığı başarıları” dikte ettirmiştir. Bu sebeple yerler delindi, petrol bulundu, petrole dayalı bir yaşam biçimi oluşturuldu; bataklıklar kurutuldu, yağmur ormanlarının kökü kesildi, atmosfer kirletildi.
Sadece Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında öldürülen insan sayısı, insanlığın varoluşundan bu yana yapılan bütün savaşlarda ölenlerin toplamından fazladır.
Felaket geldi kapıya dayandı.
Aklı erenler toplanıp bu gidişe dur demek için çare arıyor, anlaşmalar falan imzalıyor. Bana göre bu Allahsız teknolojinin yarattığı yaşam biçimi (konfor) terkedilmeksizin hiçbir çıkış yolu yoktur. Konfora karşı çıkanı aforoz ederler. Bilim dışına iterler, bilim kilisesi bu kabil muhalifleri derhal bertaraf eder. Kısa süre sonra ortada ne temiz toprak, ne temiz su, ne temiz gıda kalacaktır. Söylenildiğine göre küresel ısınma sonucu büyük, çok büyük doğal âfetler peş peşe yaşanacaktır.
Ben bunu kaçınılmaz görüyorum. Bir bomba yapılmışsa bir gün mutlaka patlar. İnsanoğlunun “bomba yapma”nın haddi aşmak olduğunu bilmesi, kavraması lazım. Ama işleyen sistem; “ne kadar tüketiyorsan o kadar mutlusun veya varsın” formülü yürürlükte olduğu sürece fabrika bacaları tütmeye devam edecektir. Bu bacalara filitre takmak da çözüm değildir, pansumandır. Moda hareketlerden biri olan “çevrecilik” de, “sürdürülebilir kalkınma” safsatası da birer hurafedir.
Modern teknolojinin icadı olan âletler masum değildir. Bu âletler sayesinde vücut bulan sistem bir Frankeştayn´dır. İdeoloji teknolojiyi; teknoloji ideolojiyi besliyor.
Artık en gözde meslek “gen mühendisliği” oldu.
Köroğlu vaktiyle boşuna söylememiş: “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” diye.
Peki ne olacak?
Ne bileyim ben, Allah bilir.

Anahtar Kelimeler: Aramıza, girdi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Eğer ilerlemek isterseni her yere atılma. Merhem ve mum gibi ol. Diken gibi olma?

Hacı Bektaşı Veli