Gülşah Akkaş Yaman


ANNEYİZ DAHA NE OLSUN

ANNEYİZ DAHA NE OLSUN


Evin en kıymetli misafirleri yavrularımız, Bu durumdan misafir memun, ev sahibi memun. Her gün ağırlarız gönlümüzde ve hanemizde .

Yemek  kokuları sarmış mutfağı, çay demini almış.

Çay memnun, demlik memnun, hiç biri halinden şikâyetçi değil.

Mutluluğun asıl tanımı bu değilmi ? Hayatını kapsayan mevcut duruma razı olmak, anlık inişler ve çıkışlar insanın mutluluğunu belirlemez.

Bazen de mutlu olamadığımızı düşünürüz belki, o zaman bize tavsiye edilen elimize bir defter kalem alıp, hayatımızdaki yolunda giden ve gitmeyen ne varsa yazmak ...

Ve bu doğrultuda şükretmek, aldığımız nefese, iman dolu yüreğimize sağlıklı bedenimize.

Şükür listesi uzar gider, biz kapıyı açalım değilmi ? Kapıdaki bu değerli misafirler kim? Fazla bekletmeyelim onları !

Evet bu değerli misafirler, evlatlarımız, değerlilerimiz !

Şükür listesinin en başlarında yer alsın annelik makamı ! Evet ! Annelik bir makam, hem de çok yüce bir makam !

´´Ne iş yapıyorsun ?´´ diyenlerin, sesi içine kaça kaça ´´ev hanımı´´ diyenlere sormak lazım. Anne değilmisin ? Yetmiyormu bu güzel kariyer . Allah seni anne olmakla şereflendirmiş !

O zaman öfken yön değiştirip, çocuğuna sesini yükseltme ! Sonra yıllar öyle hızlı geçerki, pişman olursun.

Bedeninde hayat bulan, yaratılış hikayesine yakinen şahit olduğun bu cana kulak ver !

Sadece anne olma. Aynı zaman da onu anla, ruhuna attığın tohumlar gün gelecek filiz verecek. Onu kurak bırakırsan kaç yaşında olursa olsun açtığın yaraların izi kalacak. Yetmez mi ? Annesin ! Daha ne olsun ? Annesin ?.

Sonra bir gece yarısı şükür listesini tamamlarsın, ve şiir yazmaya koyulursun :

Gönül dalga dalga coşarken,

Söz nazlandı kıyıya vurmakda hiç acele etmedi,

Denizler mürekkep olup akarken, kalem nazlandı,

Kağıda içini dökmedi,

Bütün hepsi bir araya gelmişken,

Çiğer parem nazlandı,

Beni şiirden kıskandı.

Dizeler dökülür. evladınız için çarpan bu yüreğinizden ?

Emanete sahip olmak, bizde ne kadar önemlidir .Evlatlar öyle güzel emanetlerdir ki, sarraf terazisiyle tartılır, onların sevgisi, altının değerini sarraf anlar. Evladının değerini ise ana anlar,  demiş ya atalarımız, biz kırk kat ana olalım .

Onların hayallerine yelkenler açalım. Değil deniz de gerekirse karadan gemilerini yürütmeye yardım edelim !

Ama hayallerini baltalamayalım, dedim ya yaşı kaç olursa olsun unutamaz bir daha açılan yaraları.

İçimize çekelim bu güzel cümleyi, yayılsın vücudumuza, anneyiz ya daha ne olsun ?



YAZARLAR