‘Annemin Kütüphanesi´
Tarih: 21.1.2018 12:01:03 / 408okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Nihayet dergisinden “Karikatür” dosyası vesilesiyle 2016 yılının başlarında söz etmiştim. Yakın zamanlara kadar Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, birkaç aydır da şair Ahmet Murat yönetiminde çıkan bu güzel dergi, yeni yılı bambaşka bir kılıkta karşıladı.
Dosya konusu olarak “Babamın Kitapları ya da Bir Kütüphaneyle Büyümek” gibi cazip konunun işlendiği yeni sayıyı geçenlerde hevesle satın aldım ve evde koltuğuma gömülüp sayfalarını çevirmeye başladım. Ahmet Murat´ın editör olarak dosya konusu hakkında açıklamalarda bulunduğu yazı dışında hiçbir yazıyı tam okuyamadım dersem, inanın. Hayır, yazılar kötü olduğu için değil; o kadar küçük punto kullanılmış ki, yakın gözlüğüm yetersiz kaldı. Özellikle renkli basılmış metinler hiç okunmuyordu. “Herhalde okunması için değil, bakılması için hazırlanmış,” diye düşünerek bütün sayfaları tek tek gözden geçirdim. Elhak, tasarım estetik açısından kusursuz; kusursuz ama...
Son zamanlarda muhtevanın tasarıma kurban edildiği yayınlarla çok sık karşılaşıyor ve bunu hiç doğru bulmuyorum. Tasarladığı sayfa düzenine uygun bulmadığı yazıların budanmasını isteyen tasarımcılar bile var. İyi bir tasarımcı, metinleri sayfalara yerleştirirken kendi egosunu tatmin etmeye değil, okuyucuları düşünerek, bu metinlerin daha kolay ve daha fazla zevk duyularak okunmasını sağlamaya çalışır. Marifet, estetikle rahat okunurluğu bir araya getirebilmektir.
***
Her neyse, “Babamın Kitapları” dosyasının ilgimi çektiğini söylemiştim. Ümit Meriç, Yusuf Kot ve Ahmet Murat babalarının; Asım Cüneyt Köksal, dedesi Asım Köksal´ın; Sümeyye Kavuncu da annesi Yıldız Ramazanoğlu ile babası Burhan Kavuncu´nun kütüphanelerini ve bu kütüphanelerle ilişkilerini anlatmışlar. Cemil Meriç´in kütüphanesinin bunlar arasında çok özel bir yeri olduğunu ayrıca belirtmeye gerek var mı? Ümit Meriç´le yapılan röportajı, çok küçük bir punto ve açık mavi renk kullanıldığı için pertavsızla bile okuyamadım. İlk fırsatta neler anlattığını kendisine sorar öğrenirim artık.
Hazır bir kütüphanenin içine doğan çocuklar çok şanslı. Eğer babaları yahut anneleri kütüphanelerine kapanarak kendileriyle yeterince ilgilenmedikleri için kitaplarla aralarına mesafe koymamışlarsa -öyleleri de var- önlerinde erkenden zengin bir dünya açılıveriyor. Ben onlardan değilim maalesef. Yani babamın ballandıra ballandıra anlatacağım bir kütüphanesi yoktu. Babama nazaran daha okuryazar olan annemin –ki eski bir ilkokul mezunuydu ve iki yazıyı da mükemmelen okur ve yazardı- taşbaskısı kitapları vardı: Kur´an-ı Kerim ve halkımızın asırlar boyunca okuyup beslendiği kitaplar: Mevlid-i Şerif, Muhammediye, Ahmediye, Müzekkinnüfus, Kara Davud, Battalnâme... Bir de yazma bir Yusuf ü Züleyha´sı vardı. Ali Birinci üstadımızın başkanlığı sırasında Türk Tarih Kurumu´na bağışladığım yazmalardan biri olan bu mesneviyi annem kendine has bir teganni ile ve aruz bilmediği halde vezni doğru bir biçimde vurgulayarak (yani takti ederek) okurdu; küçük Yusuf´un kardeşleri tarafından kuyuya atılışının ve babası Hz. Yakub´un ağlaya ağlaya gözlerini kaybedişinin anlatıldığı bölümlerde bizim gözlerimiz dolardı, onunsa iki gözü iki çeşme...
Annemin Battalnâme okuduğu gecelerde ise heye candan nefeslerimiz kesilirdi. Maceradan maceraya koşan Battal Gazi, kâfir Bizanslıları tepeledikçe gururlanır, yakın yoldaşlarından Abdülvahab ve Ahmed Turan gazilerin adları geçtikçe, akrabalarımızdan söz ediliyormuş gibi sevinirdik. Çünkü bu iki gazinin türbeleri Sivas´tadır. Hele aslında bir keşişten başka bir şey olmayan ve Halife´nin sarayında casusluk eden Ukba Kadı´nın hikâyesi... Battal tarafından foyası meydana çıkarılana kadar, her okunuşta, dokuz doğurmuşuzdur.
Unutmadan kaydetmeliyim: Malik Aksel merhumun resim sanatı açısında incelediği taşbaskısı halk hikayelerinden bazıları da vardı annemin kütüphanesinde. Mesela Kerem ile Aslı, Şah İsmail, Derdiyok ile Zülfüsiyah, Köroğlu...
Galiba rahmetli anneciğimin mini kütüphanesini yok sayarak haksızlık ettim. O yıllarda işlemeli bir kılıf içinde duvarlara asılan bir Kur´an-ı Kerim nüshası dışında basılı hiçbir şeyin bulunmadığı evler de vardı. Demek ki ben de şanslıymışım, ama azıcık...
***
Bu yazıyı izninizle şahsî kütüphanelerin önemini vurgulayarak noktalamak istiyorum. Özellikle ilim, fikir ve sanat alanlarında etkili olmuş şahsiyetlerin kütüphaneleri mutlaka muhafaza edilmelidir. Her kütüphane, sahibinin dünyası, hatta otobiyografisidir; şahsiyeti, dünya görüşü, zevkleri, ilgi alanları, her şeyi kütüphanesine yansır. Şahsî kütüphaneler, sahipleri öldükten sonra dağılınca o dünyalar da yok oluyor. Yerim müsait olsaydı, dağılmış, haraç mezat satılmış önemli kütüphanelerden söz ederdim. Başta üniversiteler olmak üzere mevcut kültür kurumlarının şahsî kütüphaneleri -eğer varisleri elden çıkarmak istiyorlarsa- satın almaları ve şahsî kütüphane hüviyetlerini koruyarak muhafaza etmeleri gerekir.
Nihayet´in yeni sayısında malum sebepten okuyamadığım, ama başarılı olduklarını tahmin ettiğim başka yazıların da bulunduğunu hatırlatmak isterim. Merak edenler, gözleri sağlamsa, edinip okusunlar.

Anahtar Kelimeler: Annemin, Kütüphanesi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Gülen nar, bağı bahceyi de güldürür;