Annemarie Schimmel ve Mevlânâ
Tarih: 22.12.2017 10:16:18 / 204okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Türkiye´de, okumuş yazmışlar arasında herhâlde Annemarie Schimmel ismini duymayan kalmamıştır. Ankara İlahiyat Fakültesi´nde 1954-1959 yılları arasında Dinler Tarihi okutan Schimmel, İslâm tarihi, kültürü ve tasavvufla küçük yaşlarda ilgilenmeye başlamış ve bir kısmı dilimize de çevrilen muhteşem eserlere imza atmış büyük bir oryantalisttir; ama oryantalizmin klasik kalıplarına sığmayan bir oryantalist...

Almanya´nın Erfurt şehrinde 1922 yılında dünyaya gelen Schimmel´in Doğu´ya yönelişinin ardından babasının İslâm´a duyduğu ilgi vardır. On beş yaşındayken Tübingenli bir oryantalistten Arapça öğrenmeye başlar. Liseyi bitirdikten sonra Berlin´e giderek oryantalizm tahsil eder ve 1941 yılında, yani henüz on dokuz yaşındayken Memlûk Mısır´ında Halife ve Kadınların Durumu konulu teziyle doktorasını verir. Savaştan sonra da Marburg Üniversitesi´nde Memlûk Devleti´nde Asker, Emir ve Sultanların Sosyal ve Kültürel Rolleri konulu tezini vererek doçent, 1953 yılında İslâmî İlimler ve Arap Filolojisi dallarında Associate Proffesor unvanını kazanır.
***
İnanılmaz bir çalışma azmi ve öğrenme ihtirasına sahip olan Schimmel, Marburg Üniversitesi´nde ilahiyat doktorası da vermiş, bu arada Türkçeyi mükemmel bir biçimde öğrendiği gibi, İstanbul´a gelerek tasavvuf üzerine çalışmalar yapmış ve dostlar kazanmıştır. Tercüme Dergisi´nin Mayıs-Temmuz 1953 tarihli sayısını görenler, Annemarie Schimmel imzalı Almanca bir gazelle bir rubaiyi okuyunca epeyce şaşırmış olmalıdırlar. Çünkü Selahattin Batu´nun Türkçeye çevirdiği bu şiirlerde, bir İslâm mistiğinin duyarlılığı ve Mevlânâ´ya atıflar vardır. Daha da şaşırtıcısı, rubaisinde Vahdet-i Vücud´u terennüm etmektedir.
Sen bir denizsin, ben dalga ucunda bir köpük
Bir tomurcuğum ben dalında ey ağaç!
Sen ışıksın, ben ayna, karşında
Sen yüce gerçeksin, bense bir düş.
***
Genç oryantalist 1954 yılı başlarında İstanbul dergisine Cemile Kıratlı müstear adıyla “Almanya Mektupları” yazmaya başlar. Aynı derginin Ocak 1955 tarihli sayısında ise Annemarie Schimmel imzalı bir yazısıyla karşılaşırız: “Garbın Mevlânâ Görüşü”. Yazının başında yer alan açıklamada, İstanbul dergisi okuyucularının Cemile Kıratlı imzalı yazılarıyla tanıdığı Marburg Üniversitesi profesörlerinden Annemarie Schimmel´in Aralık ayında Türkiye´ye geldiği ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi´nde göreve başladığı bildirilmektedir. Dergide yer alan yazısı ise, ayağının tozuyla Konya´ya gidip 17 Aralık´ta yapılan Mevlânâ İhtifali´nde yaptığı konuşmanın metnidir.
Schimmel, Doğudan Batıya ismiyle kısa bir süre önce tercümesi yayımlanan hatıratında bu ihtifali uzun uzun anlatıyor. Gençliğinde şiirlerinden bazılarını Almancaya tercüme ettiği Mevlânâ´ya büyük bir hayranlıkla bağlı olan Schimmel diyor ki:
“Acaba önceki seyyahların görüp anlattıkları, ressamların çizdikleri derviş semasını görmek bana da nasip olacak mıydı? Hiç mümkün olmayacak gibiydi, zira 1925´ten beri Türkiye´de tarikatların bütün faaliyetleri yasaklanmış ve tekkeler kapatılmıştı. Kasım 1954´te, tam Ankara İlahiyat Fakültesi´nde kürsümün başına geçtiğim sırada eve bir mektup geldi. Mevlânâ´nın vuslat yıl dönümü sebebiyle Konya´da bir anma töreni düzenleneceğini ve benim de bir konuşma yapmak için müsait olup olmadığımı, müsaitsem arzu edip etmediğimi sordular. Müsait mi? Arzu mu? Hem de nasıl!”

Schimmel, bu davete o kadar sevinir ki bir gece rüyasında muhteşem bir sema görür ve bunu İlahiyat Fakültesi´nde kıraat hocalığı yapan Hafiz Sabri´ye anlatır. Güzel dostunun tabiri şöyledir: “İnşallah rüyan güzel bir şeye işarettir. Ben de orada olacağım!”
***
Puslu bir aralık günü annesiyle birlikte bir otobüse binip Konya´ya giden Schimmel´i asıl törenden önce şehrin merkezinde büyük bir eve götürürler. Bir süre sonra bazı yaşlı beylerin açtıkları esrarengiz paketlerden neyler, kudümler, sikkeler taşar ve musiki başlar. “Gözlerime inanamadım,” diyen Schimmel duygularını şöyle anlatıyor:
“Geriye doğru ağır ağır atılan üç adım ve şeyhin selamlanmasının akabinde mutrıban gitgide hızlanan bir usul tutturdu ve semazenlerin devranı başladı. Sağ el göğe doğru açılmış, sol el ise toprağa bakarken amaç rahmeti istihsal edip dünyaya vâsıl etmektir. Ankara, Konya, Afyon ve diğer şehirlerden gelen dervişler neredeyse otuz yıldır bu âyini birlikte icra edememişlerdi. Sema esnasında dinî geleneklerin köklere nasıl avdet ettiğini, musikiye, neyin hasretle inleyişine ve Mevlânâ´nın beyitlerini terennüm eden hanendelerin sesine nasıl gark olduğunu seyretmek müthiş bir tecrübeydi. Rüya mı görüyordum, yoksa hakikat miydi? Hafız Sabri tebessüm etti; ‘Bakın gördünüz mü, rüyanız çıktı,´ dedi ve eminim o da bizim kadar mutluydu.”
Konya´da, 1946 yılından itibaren Mevlânâ için bazı anma törenleri yapılmışsa da, 17 Aralık 1954 tarihinde, yani tam 63 yıl önce yapılan, Schimmel´in de “Garbın Mevlânâ Görüşü”nü anlattığı ihtifal, ilk büyük ihtifaldir. Schimmel´in -hatıratında kendisi anlatmıyor ama- yaptığı konuşma alkışlanınca, “Yapmayın, bu gece vuslat gecesidir. Alkış olmaz! Hazret-i Mevlânâ´yı incitirsiniz!” ikazında bulunduğunu bir yerde okumuştum.
***
Hazret-i Mevlânâ´yı vuslatının 744. yılında rahmetle anarken onun âşıklarından olan ve 2003 yılında aramızdan ayrılan Annemarie Schimmel´in, nam-ı diğer “Cemile Bacı”nın hatıratını aziz okuyucularıma tavsiye ediyorum. Enis Ömer Akbulut tarafından dilimize kazandırılan eser Sufi Kitap tarafından yayımlanandı.

Anahtar Kelimeler: Annemarie, Schimmel, Mevl
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler: onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir.

Hz. Muhammed