Anne
Tarih: 2.2.2017 13:39:26 / 551okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU
"Ben onu doğurmadım ama sevgi ile büyüttüm”. Çocuğun biyolojik annesi ile onu sahiplenen koruyan, sevgi ile büyüten anne arasında bir çekişme oluyor. Çocuk kimin acaba?

Bu hadiseye sık rastlanır. En yakın örneği 18 Ocak´ta televizyonda yayımlanan bir haber. Gözü yaşlı bir Rumen kadın kızı Ece´nin kaçırıldığını söylüyor.

Olay şöyle gelişmiş: Bu kadın yıllarca çocuk özlemi içinde yaşamış. Sonunda bir kadından yumurta almışlar, tüp bebek yöntemi ile anne olmuş. Yaş 52.

Çocuğu büyütmüş dokuz yaşına getirmiş. İşte bu sırada çocuk kaçırılıyor. İddiaya göre kaçıranlar para istiyor.

Ancak kazın ayağı öyle değil. Ertesi gün çocuğu kaçıran kadın ortaya çıktı ve gerçeği açıkladı: “Kaçırmadım, zaten benimdi, aldım”. Anladınız değil mi? Bu kadın çocuğun biyolojik annesi. Tabii çekişme mahkemeye intikal etti. Netice ne olur bilemiyorum.

Televizyonda “Anne” adlı bir dizi var. Çok ilgi gördü. Ben de başından beri izliyorum. Hikâye Japon yapımı Mother´dan uyarlanmış. Orijinal senaryo Yuji Sakamoto´nun. Japon doğrusu sıkı bir iş çıkarmış. Bu biyolojik anne ile sevgi dolu anne arasındaki çekişmeyi iyi işlemiş. Hikâyeyi geliştirerek uyarlayan Pınar Uysal´ı da tebrik etmeli.

Paylaşılamayan çocuğu (Dizide adı Melek) Beren Gökyıldızcanlandırıyor. Harika bir oyuncu. Öyle ki izleyenleri gözyaşına boğuyor. Belki de onun sayesinde “Anne” dizisi her hafta “gün birincisi” oluyor.

Uyarlanan hikâye şöyle: Bu çocuk hayatını tek başına idame ettirmeye çalışan bir kadının kızıdır. Dizideki adı Şûle olan kadını Gonca Vuslateri oynuyor. Gonca da bitmiş, tükenmiş, psikopata bağlamış ama yine çocuğunu sahiplenmeye çalışan bir tipi canlandırıyor. Harika bir oyun çıkardığını söylemeliyim. Birlikte yaşadığı Şûle´yi pavyonda çalıştıran ve Melek´e eziyet eden tipi (Cengiz) oynayan Berkay Ateş de çok başarılı.

Dizi yukarıda andığımız biyolojik anne, sevgi annesi çekişmesini aştı.

Şöyle ki son hafta dizide altı anne vardı. İlki Melek´in gerçek annesi Şûle. İkincisi onu şiddet gördüğü ortamdan kurtarıp sahiplenen, ona şefkatle sarılan Zeynep öğretmen (Tipi Cansu Dere üstlenmiş). İşe bakın meğer bu Zeynep öğretmen de biyolojik annesi tarafından küçük yaşta zengin ve mesleğinde tanınan bir avukata (Cahide Güneş. Tipi Gülenay Kalkan canlandırıyor) evlatlık olarak verilmemiş mi? Annesi henüz bilemediğimiz bir sebeple kocasını öldürerek hapse giriyor ve 24 yıl yatıyor.

Zeynep´in annesini (Dizide Sakar Teyze) Vahide Gördüm Perçincanlandırıyor. Vahide Gördüm´ü anlatmaya gerek yok. Sinemada, tiyatroda ve dizilerde benzersiz bir oyuncudur.

İçeriden çıkınca kızı Zeynep´le karşılaşır. Önce ana-kız birbirini tanımaz, sonra tanışır, ancak Zeynep annesini bunca yıl kendisini aramadığından dolayı affetmeyecektir. Zeynep öğretmeni Cansu Dere oynuyor.

ŞûleZeynep, Sakar Teyze (Gönül Hanım) Zeynep´i sahiplenen büyüten zengin avukat Cahide, Cahide´nin hamile kızı Gamze (ki bu kız Vahide Gördüm´ün kızı Alize´dir). Etti beş anne.

Dizinin son bölümlerinde ortaya çıkan ve Gönül Hanım´dan oğlunu neden öldürdüğünün hesabını soran bir anne daha, toplam altı anneoldu.

Zeynep´in Melek´i kaçırıp saklaması ile başlayan polisiye unsur diziye tat verdi. Araya bu kaçma kovalama da Zeynep´e yardımcı olan gazeteci Ali Arhan giriyor (Can Nergis)

Niyetim bir televizyon dizisinin tahlilini yapmak değil. Mesele anneler ve kızları.

Evet anne olmak, başlıbaşına bir hadisedir.

Annelerin her hal ve durumda evlatlarını sahiplenmeleri. Bu önemli.

Ancak şu da var.

Hangi anne?

Üç aylık yavrusunu cami avlusuna bırakan anne mi; yoksa onu bulup sahiplenen, büyüten, sevgi ile yetiştiren anne mi?

Cami avlusuna yavrusunu bırakan anneyi hemen suçlamayın. Kimbilir hangi zaruret içinde idi. Belki çocuğu terketmese hem çocuk hem kendisi ölecekti. Bilemeyiz.

Yine de vicdan bize şunu söyler. Bir anne kendini feda etmeli, evladını yaşatmalıdır.

Dizide biyolojik anne ile sevgi annesi dengede tutulmuştur. Pavyon kadını Şûle her şeye rağmen kızını sahiplenmek ister ama buna çokluk gücü yetmez. Sevgi dolu anne ise onu bağrına basar ama bu defa “çocuk kaçırma” suçundan polisi karşısında bulur.

Dizi “anneler ve kızları” arasındaki sevgi bağını dile getirmesi; bunun imkân ile imkânsız noktalarını, sahiplenmek ile terketmenin zorluklarını dile getiriyor olması ile dikkat çekiyor.

Ekranları dolduran vurdulu kırdılı, kandan cesetten geçilmeyen yapımlar yanında “Anne” insanî duyguları işlemesi, kalbimize dokunması ile öne çıkıyor.

Not: Oğlum Murat Kutlu Twitter´da benim adıma açılmış bir hesap olduğunu söyledi ve bana bu hesapta olan twittleri gösterdi. Her ne kadar bu twittler hakkında menfî bir düşüncem yoksa da okuyucuların şunu bilmelerini isterim. Benim cep telefonum yok, bilgisayarım yok, dolayısıyla internetim de yok. Yazılarımı elle yazıyorum, yayınevindeki arkadaşlar bilgisayara geçip ilgili yerlere ulaştırıyorlar. Şunu belirteyim ki; sosyal medya mecralarında benim hiçbir faaliyetim yoktur. Böyle bilinmesini istirham ederim.


 

Anahtar Kelimeler: Anne
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki !

Mevlana
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ