Ana Dil mi, Ana Dili mi?
Tarih: 13.9.2017 11:15:40 / 389okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Helmut Schmidt, Almanya´nın eski Başbakanı. Helmut Schmidt´in geçenlerde yeni bir kitabı çıktı. İsmi: Avrupa´nın Kimlik İddiası. Eski başbakan, Türkiye´nin Avrupa Birliği´ne girmesine şiddetle karşı çıkan bir siyasetçi. Helmut Schmidt 29 Aralık 2000 tarihli Hürriyet gazetesi´ne uzun açıklamalarda bulundu. Dedi ki: “İnsan, tanıdığı şeye saygı duyar. Almanya´da yaşayan Türkler, Alman toplumuna uyum sağlayamıyorlar. Başarılı bir uyum sağlamaları için Türklerin Alman dilini öğrenmeleri ve Almanya´nın siyasi kültürünü belirleyen ilkelerine saygı göstermeleri ve bu ilkelere sahip çıkmaları gerekir.”
Helmut Schmidt haklı mı? Yerden göğe kadar haklı. Türkler gidip Almanya´ya yerleşecekler. Orada para kazanacaklar, İş-güç. mal-mülk sahibi olacaklar. Fakat Almanca öğrenmeyecekler, olmaz bu. Almanya´nın kanunlarına, geleneklerine, göreneklerine saygılı davranmayacaklar, olmaz bu. Hastalanıp hastahaneye yattıklarında şikayetlerini anlatamayacaklar. Karakola düştüklerinde, şehirlerarası yola çıktıklarında karşılarına dikilen bir Alman yetkiliye iki kelime söyleyemeyecekler. Bir Alman´a göre neyin yanlış, neyin doğru olduğunu bilemeyecekler. Çocuklarını okutamayacaklar, olmaz bu. Medeni bir topluluk içinde bir başlarına kalmaları nasıl doğru olur? Böyle bir kopmayı, ilimden, irfandan uzak kalmayı kim haklı görebilir? Eski Almanya Başbakanı dil konusunda haklı.
Peki Türkler kaç yıldan beri Almanya´dalar? Kırk yıldan beri. Şimdi burada sormak lazım: Helmut Schmidt, kırk yıldan beri Almanya´da oldukları halde Almanca öğrenmeyen Türkler´den şikâyet ediyor. “İnsan, ancak tanıdığı şeye saygı duyar. Türkler´de Almanca öğrenerek, Almanya´nın ilkelerine saygılı olmalıdırlar” diye dert yanıyor da, aynı Helmut Schmidt, Türkiye´de bizimle birlikte kırk yıl değil, bin yıl yan yana yaşadıkları halde Türkçe öğrenmeyen vatandaşlarımıza Türk devleti´nin Türkçe öğretmesine neden karşı çıkıyor? Almanya´da Türkler´le Almanlar´ın uyum içinde yaşamaları için Türklerin mutlaka Almanca öğrenmeleri gerektiğini ileri süren bu eski başbakan, bizim Türkiye´de 70 milyon arasında uyum sağlamamız için Türkçe eğitim yapmamızı neden insan haklarına aykırı buluyor? Dünkü ve bugünkü Alman başbakanlarının bu yersiz itirazları, solucan beyinli insanları bile utandıracak seviyesizliklerdir. Almanya´ya yakışmayacak ikiyüzlülüklerdir.
Türkçe´yi mensur şiir güzelliğinde kullanan sevgili dostum Gürbüz Azak´ın “Ana dil mi, Ana dili mi?” başlıklı yazısını Helmut Schmidt kafasında olanlar çok iyi anlamalıdırlar. Gürbüz Azak diyor ki : “Açık olalım. Ana dil, bir ülkede edebiyata, hukuka, tefekküre, sanata girmiş ve binlerce yılda oluşmuş esas ve tek lisandır. Diğer yöre şive ve ağızları, bu ana dile yönelerek süzülür, güzelleşir. Ana dile duyulan saygı sebebiyledir ki, cümle yayın ve yayımlar o dilden verilir. Ana dile gelince, her ülkede sayısız şive ve ağız bulunur. Eğer siz, her yöreye, kendi ana dilleriyle hitap etmek ve ulaşmak isterseniz karanlığı bol yokuşlara sarar, işin üstesinden gelemezsiniz!” “Şimdi sizlere, bal gibi Türkçe olan, ama hiç birini anlayamayacağı yöre konuşmalarından örnekler sunacağım. Bu ana dille, bu ağızla gazete çıkarılacağını, televizyon haberleri verileceğini bir düşünün.” Sonuç dehşettir:
“Hada beş goş du gel” (Hadi ablacığım koş da gel)
“Höralen yımırtı gaynadıbbatırı. Gömebbamın?: (Hörü halan yumurta kaynatıyor. Görmüyor musun?”)
“Nenecen galan çogeçdi oturabuz” (Ne yaparsın ar tık kuytuda oturuyoruz.)
“Efem e´mi debba”: (Ağabeyim yapma diyor.)
“Hırı-mını demi, al dı ge” (Zayıf-mayıf deme, al da gel)
“Aley aley gidipbala”: (Ağlaya ağlaya gidiyorlar.)
“Beni bi gavi yap! Arkıdeşimi gazoz”: (Bana bir kahve yap, arkadaşıma gazoz.)
“Gocama´lan nesibetsiz omarası hastedi. Hindi ne cebola?” (Koca Ahmetlerin münasebetsiz Ömer Ağası hasta idi. Şimdi nasıl acaba?)
Komediyi görüyor musunuz? “Acıpayam ilçesine bağlı Otazköy, madem böyle konuşuyor, ağızları ana dillen budur, şimdi o yöreye, aynı ağızla, aynı dille hitap etmeliyiz.
İnsan haklarına saygı böyle olur” diye bilir miyiz?

Anahtar Kelimeler: Dili
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DİVAN EDEBİYATIMIZ ÜZERİNE (22 Temmuz 2018 - Pazar)
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ (29 Mayıs 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Evlat kokusu, cennet kokusudur.

Hz. Muhammed