Altı çizilenler
Tarih: 5.10.2017 10:45:04 / 313okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Hem yeni yayınları hem de eskileri okumaya gayret ediyorum. Karşılıklı olarak. Böylece dünü öğrenmeye, günü ise kaçırmamaya çalışıyorum.
Yaş ilerliyor, vakit azalırken yoğunluk çoğalıyor. Okunması gereken kitap, dergi ve yazılara bakıp üzülüyorum. Üstelik yeni ve güzel yayınlar sürekli artıyor, birikiyor. Milletimizin aziz evlatları kıymetli ve derinlikli işler yapmaya devam ediyor.
Son günlerde önemsediğim işleri ve altını çizdiğim cümleleri sizlerle de paylaşmak isterim.
Hasanali Yıldırım, Bilge Mimar Turgut Cansever´i anlatıyor: Seksenli yıllarda kendisini idrak edenler, siyasette, sanatta, kültürde, bürokraside bir yerlere geldikten sonra kendisine hürmeti arttırdılar ama irtibatı kestiler. Dünya çapında bir mimar yetiştirmek kadar, o mimarı anlamak ve anlatmak da şart. (Düşünen Şehir, Eylül 2017, sayı 3, sayfa 77.) Kişisel bir not: En güzel şehir dergilerimizden biriyle karşı karşıyayız. Tebrikler, teşekkürler.
*
Dursun Çiçek´ten besin değeri yüksek bir Ahi Evran yazısı: İnsan vardır; silinmez bir iz bırakır yolunu şaşıranlara, gittiği yolundan, bıraktığı izinden bilinir. (Şehir Kültür Sanat, Eylül 2017, sayı 9, sayfa 17.)
*
Mehmet Dinç´in yeni yayınlanan kitabından birkaç cümle: Herşey tamam oldu dediğimiz zamanlarda en başa dönebiliyoruz. (…) Hakkaniyetli davrandığımız insanlar bizi istismar edebiliyor. (…) Nezaketimiz zayıflık ve acizlik olarak algılanabiliyor. (…) Çevremizdeki insanlar iyilikleri konuşmak yerine kötülükleri konuşmaktan daha çok keyif alabiliyorlar. (Bırakma Kendini, Aşina Kitap, Haziran 2017, sayfa 9, 10.)
*
Kaç zamandır tesbih, kalem gibi nesneler üzerine düşünüyordum. İmdadıma yetişen iki cümle: Cansız objeler dâhil herşey, var olmaları sebebiyle bir şuur derecesine sahiptirler. (…) Ariflere göre herşey canlıdır. (Doç. Dr. İbrahim Kalın, Varlık ve İdrak, Klasik Yayınları, Ocak 2015, sayfa 205, 207.)
*
İtibar dergisinin ekim sayısında Prof. Dr. Mehmet Narlı´nın kısa notlarından oluşan bir yazı var. Başlığı: Yazılamayan. Beni sarsan ‘kötü ve kötülük´ bahsini herkesle paylaşmak isterim:
- Dede bunlar kim?
- Bunlar ‘diri´ olan hiçbir şeyi sevmeyenlerdir evladım.
- Dede kötülük nedir?
- Kötülük, kendini sevmeyenin ötekinden intikamıdır evladım.
*
Palandöken belediyesinin yayınladığı Beyaz Şehir dergisi de dikkatimizi çekenlerden. Bir ilçe belediyesinin bu mühim işi örnek olarak gösterilebilir. Büyük bütçeli kurumlara duyrulur.
Arşivlik beş metin: Enver Konukçu: Mehmet Ali Paşa´nın Erzurum´da Ölümü, Burak Kazan: Ahlat Kitabeleri ve Abdürrahim Şerif Bey, Naci Elmalı: Mahir İz ve Ailesinin Erzurum´la İrtibatları, Abdurrahman Zeynal: Kandilli beldesi.
Derginin birinci yazısı Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi hakkında. İmza: Enver Konukçu. Musa Kâzım Efendi, Birinci Cihan Harbi yıllarında şeyhülislâmlık makamda bulunuyor.
Savaştan ve mağlubiyetten sonra işgal yönetimi tarafından tutuklanıyor, mahkemeye çıkarılıyor. Sonuç: Beş yıl kürek cezasına mahkûm oluyor. Burada dikkat çeken ve manidar olan, son büyük Osmanlı âlimlerinden birinin böyle rencide edici bir cezaya maruz kalması. Batı dünyası ve yerli işbirlikçileri, maalesef, Müslümanların izzetiyle oynama alışkanlığını sürdürüyorlar. Allah fırsat vermesin.
*
Ahmet Hamdi Tanpınar´ın altmış beş yıl önce Yaşar Nabi´ye yazdığı mektubundan: Günün birinde kendimi edebiyattan başka bir işe yaramaz buldum. (…) Cemiyetimizin bence en büyük meselesi medeniyet ve kültür değiştirmesidir. (…)
Hiçbir milletin münevveri, bizim kadar içtimaî olamaz. Eğer ferde ait bazı tabiî hakların bile peşinde koşmamışsak, bu, daimî bir tehlike içinde yaşamamızdan gelir. Türk milleti, iki yüz sene muhasara edilmiş bir kale nizamiyle yaşadı.
Muhasara şiddetlendikçe fert kendisini cemiyete bağışladı. Bu hal, bizim neslimizde büsbütün kuvvetli oldu. Çocukluğumun hangi devresine baksam, etrafımda ve kendi içimde bu vatan endişesini gördüm.
Tanpınar´ın Musul günleri: Arap memleketlerinde daha yanık ve çok ezici olan ezan sesleri, salâlar, ölüm düşüncesini âdeta içime hakkediyordu. (…) Ölüm Arap memleketlerinde çok haşin oluyor, insanda mukavemet hissi bırakmıyor.
Tanpınar, Birinci Cihan Harbi´nin son anlarını anlatıyor: Büyük, çok büyük, bizim fert hudutlarımızı geçen bir şey ölmüş gibiydi.
Yahya Kemal hakkında: Fakirliğin ta kendisi olan yalancı zenginlikten bizi o kurtardı. (Edebiyatçılarımız Konuşuyor, Varlık Yayınları, Kasım 1976, sayfa 42 - 55)
*
Memet Fuat´tan anlamlı bir alıntı: Ulusca benciliğe tutsak oluşumuzu göremeyenlerin mutluluğunu düşünüyorum. Oysa apaçık görülüyor; ne yana baksanız, korkunç bir benciliğin durmadan büyüdüğü, her olayı, her davranışı kendi kurallarına bağladığı apaçık görülüyor. Üstelik ahlaksızlıkla el ele değil bu büyüme. Ahlakı kapsıyor, kendine uyduruyor. (…)
Sanırım, kendi çıkarını düşünme üzerine kurulan ahlak Batılı insanı bizleri yadırgattığı gibi yadırgatmaz. Kimseye elini uzatmayan, karşılıklı alışverişleri aşan dostluklar kurmaya yanaşmayan Batılıyı bunun için sevemiyoruz. (Çağını Görebilmek, Adam Yayıncılık, Ekim 1982, sayfa 14, 15.)
*
İhsan Ilgar, geçmişin çalışkan isimlerinden. Tarih Boyunca Türk Şehitlikleri, birçok kitabından sadece biri. Beraber okuyalım derim: “Vefâ, Allah´ın insanlara verdiği en büyük meziyettir. Unutulmak ise ıstırapların en büyüğüdür.
Hizmet etmiş, yararlılık göstermiş olanları takdir, yeni hizmetlere daima yol açar, teşvik olur. Bugün Avrupa´da gördüğümüz birçok müessesenin kitabelerinde savaşta kaybolmuş personelin isimleri yazılı, bunları aziz bir hâtıra olarak asıyorlar. Hatta İngilizler, insanlara ilâveten, hizmet etmiş katırlara kadar yazmak suretiyle kıymet bilirliklerini göstermişlerdir. (Ekim 1968, sayfa 4.) Kitapta, yabancı memleketlerde bulunan ve çoğu kaybolup giden şehitliklerimiz var.
Ülkemizin dışındaki şehitliklerimizin sayısı, ülkemizde olanlardan daha fazla. Bu da nasıl bir şey yaşadığımızı acı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Yurtdışındaki şehitlik sayımız toplam iki yüz otuz altı. Kimi Sibirya, kimi Birmanya, kimi Hicaz´da kalmış. Çoğundan geriye en ufak bir iz bile kalmamış.
Ara sıra böyle iktibaslar yapmayı düşünüyorum.


Anahtar Kelimeler: Altı, çizilenler
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar?

Hacı Bektaşı Veli