Berat Demirci


ALGI

ALGI


İki lider görüştü, daha çok görüşeceklerdir. Savaş halindeki liderler dahi görüşebilirler. Ne görüştüklerini de tamamıyla kamuoyunun bilmesi mümkün olmayabilir. Türkiye ve ABD ise daima sözde müttefik kalacak, bir nevi soğuk savaş halinde olacaklardır. İki lider özünde birbirine soğuktular ama diplomasi gereği sıcak görüntü verdiler.

Fikrin yerini algı yönetiminin aldığı günümüz dünyasında durum farklıdır ve bence vahim bir hâl almıştır. Algı yönetimi için önce algı yaratmak gerekir. Algı yaratmak ise bir olmazsa olmaz insan özelliği haline gelmişitir. Eline akıllı telefon lehimleyen her birey, kültür düzeyi ve eğitimi ne olursa olsun algı yaratma peşindedir. Algı yönetimi, ikinci aşamadır; algıyı yaratan beceri ve yeteneğine göre yönetmektedir. Algıyı iyi yöneten çizdiği hedefe göre de başarı seviyesine ulaşır. Meselâ: Namussuz bir oğlan, kendini namuslu olarak algılattırıp, namuslu bir kızı tavlayabilmektedir. Televisyonlardaki kadın programları bu tür örneklerle dolu…

Algı yaratma ve yönetme profesyoneller elinde: Arap Baharı hereketliliğnde görüldüğü gibi, bazı devletleri yerle bir eden sonuçlar doğurmuştur; sebebi de derin cehalettir. Cehalet deyip, algı ustası bilim insanlarına alan açmış olmayalım; çünkü cahil, değerler hiyerarşisi olmayan başarı ve kazanma putlarına tapınandır. Fikrin yerini algı; fikir özgürlüğünün yerini de algı yaratma özgürlüğü almıştır. Algılar üstündeki derin algı güçleri, yani profesyoneller için bu özgür bireyler(!) kullanıma açık bir zamin oluşturur.

Mahut olayda da algı yaratma esas oldu. Görüşmeden tek kare bir resim seçen herkes, altına dilediğini yazdı. İnsanları etkiliyebildiler mı? Evet. Algılarını yönetebilme becerisini gösterebildiler mi? Hayır! Becerme imkanları da yoktur, çünkü bu tür konular kız tavlama işi gibi değildir; ileri düzeyde profesyonellik ister.

Günümüzün en önemli bilgi alanlarından biri de “algı”dır. Algı yaratma ve yönetme konularında çok yönlü yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız var.

 



YAZARLAR