Aklıma ilk gelenler
Tarih: 11.12.2017 10:15:07 / 183okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

İlk kıblemiz Kudüs.
Yıllardır kanayan yaramız Kudüs.
Osmanlı´dan kurtarıldı diye sevinilip Yahudilere teslim edilen Kudüs.
Peygamberimiz´in (sav) hiç gitmeden sokak sokak tarif ettiği kutlu Kudüs.
Milyar dolarların sel gibi akıtıldığı İslam coğrafyasında fakir bırakılan Kudüs.
Uğrunda savaşılacak Kudüs.
Uğrunda parmak dahi oynatılmayan sahipsiz bırakılan Kudüs.
Hak din İslam´a kadar gelen bütün dinlerin ortak noktası Kudüs.
1517 yılında Kanuni tarafından feth edilip 400 yıl barış içinde yaşayan Kudüs.
İngiliz bir general tarafından haçlı seferi ile Osmanlı´dan koparılışının 100. yılını yaşayan Kudüs.
4 dine mensup, 4 ayrı bloğa bölünmüş, 4´ününde kutsal saydığı Kudüs.
Uğruna nice canlar nice şehitler verilen Kudüs.
Arapların yaptığı hatalar yüzünden, 100 yıl önce 9 Aralık günü Osmanlı´yı alt ettirmek için İngilizlerin safında olan sözde Müslümanlar yüzünden, işte tamda bugün Yahudiler tarafından işgal altında tutulup, Müslümanların katledilmesini elimiz kolumuz bağlı seyrettiğimiz KUDÜS...
ünlük hayatta bazen görüyoruz. Maruz kaldığımız da oluyor. Her türlü fenalığı yapıyor, insanların hayatı ve haysiyetiyle oynuyor, fakat zerre bedel ödemeden, hiçbir şey olmamış gibi yaşantısına devam ediyor. Böyle kimseler var. Pişmanlık duymuyor ve her defasında daha da ileri gidebiliyorlar. Yalan büyüyor, fitne genişliyor, kötülük yayılıyor. Adil mi? Değil.
Oysa yaptıklarına karşılık biraz bedel ödemiş olsaydı, işin rengi değişebilirdi. En azından bazı adımları atmaya cüret edemezdi.

Batı dünyasına mensup birçok ülkenin durumu da bu örneğe uyuyor. Sayılamayacak kadar mümin katlediyor, hayatları yerinden ediyor, kötülükte bulunuyor, fakat bedel ödemiyorlar. Canları yanmıyor. O konforlu hayatlarını güzelce sürdürüyorlar. Adil mi? Değil.

Ahlâk dışı bir sistem kurmuşlar. Örgütlü kötülüklerine karşı kendini veya ülkesini korumaya çalışanı hemen ´terörist´, ´diktatör´ ilân ediyorlar. Böylece bir adım daha atmış oluyorlar. Güya yaptıkları meşru hale geliyor.
***
Fitnenin ve enaniyetin yıkıcılığı konusunda Afgan mücahitleri örnek veriyorum. Dünyanın iki süper gücünden birini yendiler. Fakat kendilerine yenildiler. Fitne ve enaniyet galip geldi. Sonuç acıdır ve ortadadır.
Seksenlerden günümüze gelirsek, bu amansız hastalığın birçok yere sirayet ettiğini görüyoruz. Müslümanların tekbir getirerek birbirini katlettiği günlerdeyiz. Ayrılığın ve ihanetin en derin yerindeyiz. Hem anlamakta, hem nefes almakta zorlanıyoruz. Bu halimiz niyeti iyi olmayanlara da cesaret veriyor.
Ümmetçe birlik ve beraberlik içinde olsaydık, hayatî konularda müşterek bir duruş sergileseydik, başımıza gelenlerin çoğu gelmezdi. Bir yığın vebalin altına da girmemiş olurduk.
Bütünlüğünü sağlamış bir İslâm âlemi, Kudüs´ün özgürlüğüne kadar birçok anlama gelir. Bunu başlatacak olan inşallah Türkiye´dir.
***
Görüp beğendiğimiz bir şeyi alabilmemiz için çalışmamız ve kazanmamız gerekiyor. İstemek, bir başına yetmiyor yani.
´Bizimdir´ demekle hiçbir şey bizim olmaz. Sloganların ötesine geçip projeler üretmeliyiz. Çalışmak, çabalamak, derinleşmek şart. Sadece ülkelerimizi değil, kendimizi de tahkim etmeliyiz. Daha şuurlu ve azimli olmalıyız.
Kudüs´e defalarca gitmiş olan Ömer Lekesiz ve Kemal Öztürk ile yakın ilgisini bildiğimiz Mustafa Özel, Adem Özköse ve Ahmet Murat, müstakil birer kitap yazmalı mesela. Kudüs´le ilgili akademik çalışmalar, yayınlar, etkinlikler artmalı. Mescid-i Aksa pulları dahi etkili olacaktır. Bu pulların dünyayı dolaştığını düşünelim. Neyi koruduğumuzu veya kaybedeceğimizi her daim hatırlatmalıyız. Kudüs´ü sadece dilimizin değil, kalbimizin de gündeminde tutmalıyız. Sıcak ve taze.
Aylık bir Kudüs dergisi olabilir örneğin. Dergi deyip geçmemek lazım. Birkaç genç arkadaşın fedakârca çıkardığı Ayasofya dergisi, özellikle yeni nesil arasında ciddi bir yankı uyandırdı, karşılık buldu. Ayasofya, her sayıda tekrar önümüze gelmiş oluyor. Teşekkürler Recep Terler.
Kudüs bizimdir fakat özgür değildir. Kudüs´e giden yol İstanbul´dan başlıyor ve Bağdat, Musul, Halep, Şam, Beyrut, Kahire´den geçiyor. Dikkat ederseniz, önce bu şehirlerimizi yıktılar, rehin aldılar veya etkisiz hale getirdiler. Ardından kara karar geldi.
Bir tek İstanbul bağımsız olarak ayakta kaldı. Dolayısıyla ilk adım buradan atılmalıdır, atılacaktır.
***
Kuvvetli olmaktan yalnızca maddiyatı anlayanlar çıkıyor. Küskün olan iki müminin barışması bile bu çabaya dâhildir. Kalbimizi hasetten, fitneden, riyadan arındırmak, kuvvetli olmanın başlangıcıdır. Ancak dünyadan ve şahsi küçük hesaplardan kurtulursak kuvvetli oluruz. Manevî derinlikten ve dirayetten yoksun insanların elindeki maddiyat, şahsiyeti köreltir. İhtiras da öyledir. Bakınız: Körfez´deki bazı ülkeler ve liderler.
Kudüs konusu aynı zamanda bir elek vazifesi görmektedir. Sadık olanlar ile olmayanlar birbirinden ayrılıyor. Dert ve dava sahipleri belli oluyor. İnsanın istikametini öncelikleri belirler. Kim nereye gidiyor, anlaşılıyor.
Bu satırları cumanın aydınlığı içinde yazıyoruz. Kudüs, inancımızın bir parçasıdır. Elbette inancımızın gereğini yerine getireceğiz.

Anahtar Kelimeler: Aklıma, gelenler
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim, kendini bilmektir.

Yunus Emre