Akıl ve bilim çağında din
Tarih: 11.2.2018 11:11:04 / 365okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

“Bilimden icazet almış olanların dışında hiçbir hakikat yoktur” yargısı, Aydınlanma sonrası Batı´da ortaya çıkan, akıl-bilim-felsefe adına astığı astık kestiği kestik zihniyetin dayatmasıydı. Aslında bu bir rövanştı: Batı Ortaçağı “akla karşı iman” çağıydı; Aydınlanma sonrası ise “dine karşı akıl” sloganının ortalığı salladığı bir dönem oldu.
İslam dünyasına gelince, orada hiçbir zaman sistematik bir akıl-din çatışması yaşanmadı; böyle bir dil ve kültür de oluşmadı. Düşünür ve din âlimi kimliğiyle en etkili Müslüman olarak bilinen Gazâlî´nin (ö.1111) şu sözü o çağlardaki Müslümanların ortak aklını yansıtır: “Aklı bir kenara bırakıp sırf eskileri taklitle yetinmeye çağıran kimse cahildir. Sırf akılla yetinip Kur´an ve Sünnet´in ışığından yararlanmayan da kendini aldatmıştır… Siz bu iki temel kaynağı birleştiriniz. Çünkü aklî ilimler besinlere, dinî ilimler ilaçlara benzer” (İhyâ, Kahire 1332, III, 17). Yeni Selefîliğin öncüsü İbn Teymiyye bile (ö. 1328) önemli bir kitabına “sahih dinî bilgi ile doğru aklın uyumu” adını vermişti.
***
Son zamanlarda Batı´da radikal din karşıtı tutuma yönelik entelektüel ve popüler düzeyde ciddi sorgulamalar yapılıyor. Öncelikle günümüz Batı bilim ve felsefe çevresinde katı akılcılık ve bilimciliğin hem taraftarları azaldı hem de şiddeti zayıfladı. Ünlü düşünür B. Russell Bilimden Beklediklerimiz adlı kitabında şöyle der: “Garip değil mi! Sıradan insan bilime tam inanmışken laboratuvar adamı bilime inancını kaybediyor.” Hatırlarsınız: Stephen Hawking´le 8 Ocak 2013´te yapılan bir mülakata ilişkin haberde şöyle deniliyordu: “Hawking ilk kez Allah´ın varlığını kabul etti… Hawking Tanrı ile ilgili soruya ‘Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, bilim kurallarını koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez...´ cevabını verdi.”
Din ile ilgili tutum konusunda Batılı toplumlarda da önemli gelişmeler var. Meşhur Samuel Huntington, Biz Kimiz adlı kitabında, “Dine dönüş” başlığı altında aşağı yukarı şöyle diyordu: Amerikanlılar, toplumda ahlâkî yozlaşmanın; bencillik, çıkarcılık, açgözlülük ve merhametsizliğin gittikçe yaygınlaştığından şikâyet ediyor. “Biz nerede yanlış yaptık ki böyle olduk?” diye soruyor ve “Çünkü vicdan dünyamız en büyük destekçisi olan dinî inanç ve değerlerden mahrum kaldı´ diyorlar.
***
Pekiyi ne olacak? Bence çağdaş insan, akıldan ve onun kazandırdığı nimetlerden -haklı olarak- vazgeçmeyecek. Ama öte yandan kaybettiği aşkın-ruhsal-manevi zenginliği de yeniden kazanmak istiyor. Modern Batılı, “Sen bana zarar verme, ben de sana zarar vermeyeyim” şeklindeki (pek de ahlâkî olmayan) ahlâk kuralına alıştı. Yüksek refah, iyi işleyen devlet ve etkili eğitim gibi araçlar sayesinde bu kural şimdilik fena da gitmiyor. Ama hızla gelişen ulaşım, iletişim ve haberleşme sayesinde modern insan, ‘bilimin egemenliğindeki bu din dışı çağ´da adaletsizlik, güç egemenliği, kitlesel cinayetler, küresel sömürü gibi kötülükler yüzünden küçük dünyamızın bir soygun ve yangın yerine çevrildiğini de görüyor ve yaşıyor. İnsanlık vicdanının bu küresel vahşete, keza olup bitenlerin doğurduğu güvensizlik duygusuna daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum.
Fakat bu nasıl olacak? Çünkü modern dünyanın egemeni olan Batı, Ortaçağ Hıristiyanlığının “saçma olduğu için inanıyorum”u ile Roma´nın “superstitio”sunun (boş-inanç) kalıntısı olan din karşıtlığının ötesinde, geniş bir din-bilim birlikteliği tecrübesine sahip değildir.
Eminim ki böyle bir durumda her aklı başında Müslümanı üzen gerçek ise, Müslüman dünyanın, din-bilim uyumu konusundaki kendi kültürel birikimiyle İslâm´ın rahmetini insanlıkla buluşturması gerektiği bir zamanda, sırf öğretilen arkaik dinî bilgi ve anlayış yüzünden insanlığa hiçbir hayrının dokunmamasıdır.

Anahtar Kelimeler: Akıl, bilim, çağında
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kıyamet günü herkes birbirinden davacı olur. Hatta tokuşan koyunlar bile..

Hz. Muhammed