Akan kan, yükselen kin
Tarih: 26.8.2015 10:05:18 / 856okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Yahya Kemal, Büyük Taarruz için yazdığı şiirde, ordumuz için şöyle der: Bu son ordusudur İslâm´ın.
Şimdi ise askerimizin, polisimizin ‘Allah´ demesinden, tekbir getirmesinden rahatsızlık duyan ciddi bir kesim var. Peki, kısa sürede, oradan buraya nasıl gelindi?
Milletin taşıyıcı sütunlarını kırdılar, yıktılar, zayıflattılar. Nedir onlar? Kültür, sanat, tarih, kadim değerler, yerli kaynaklar. Özetle, bir milletin genleriyle oynadılar. Sonuç işte bu oldu.
Nurullah Ataç´ın bir soruya verdiği cevabı buraya alalım: “Yalnız edebiyatımızın değil, bütün hayatımızın gelişmesi için her şeyden önce eskiden silkinmemiz gerektir, geçmişle bütün bağlarımızı kesmeliyiz; ne alaturka musiki, ne alaturka şiir. Kapamalıyız onları. Gençleri, kendilerine hür edebiyatı öğreterek kurtarabiliriz. Eski Yunaneli´nin, eski Roma´nın edebiyatı. Çocuklarımıza Yunancayı, Latinceyi öğretmeliyiz.” (Edebiyatçılarımız Konuşuyor, Varlık Yayınları, 1976, sayfa 40, 41.)
Yunanistan´ın Anadolu´yu işgal girişimi başarıyla sonuçlansaydı, herhalde onlar da aynı şeyi yaparlardı.
Cumhuriyet idaresinin neredeyse ilk icraatı, dine ve dile müdahale olmuştur. Mehmet Akif´ten: “Bence iki şey mukaddestir: Din, dil. Din, bütün kudsî duygu ve düşünceleri insana telkin eder. Bu düşüncelerin, duyguların mümkün olduğu kadar tebliğ vasıtası da dildir.” (Ahmet Kabaklı, Mehmet Akif Kitabı, Toker Yayınları, 1970, sayfa 20.)
Evet, olan oldu, yaşanan yaşandı. Türklerin çoğunluğu ancak toparlanıyor. Millet kendine yeni geliyor.
Nurullah Ataç, aynı cevabın içinde, “inançları ve değer yargıları kesin olarak belirlenmiş duruk bir toplum isteyenlerden” de şikâyet ediyordu. Bunu şöyle okumak, anlamak mümkün: İslâm ve ona ait olan, dahil edilen her şey.
Türkiye´nin özüne kavuşması, insanımızın aslına dönmesi, elbette arzu edilen bir durum değil. Çünkü bu burada kalmaz. Zaten ne yapıldıysa, ‘bu burada kalsın´ diye yapılmadı mı?
Türk insanının yirmi yıllık çabasını, içerde ve dışarda karşılaştığı direnci, bir de bu açıdan değerlendirmek gerekir.
***
Kürtler, benzer bir süreci kendi aralarında yaşıyorlar. İslâm´la sorunları olan, maneviyata hasımlık eden komünist bir terör örgütü, bölge insanını yeni baştan ´yaratmaya´ çalışıyor. Her türlü acımasızlık, baskı, yalan ve oyun eşliğinde. Biliyoruz ki, düzenden sonra düzenbaz gelir.
Beyaz Türkler gibiler. Mütedey-yin olana tahammül edemiyorlar. Katledilen imamlar, dindarlar, cami çıkışlarına kurulan pusular. Can ve mal güvenliği kalmadığı için göç edenler. Adeta insanın fıtratına savaş açtılar.
Bu kirli savaş sonucunda, bizim penceremizden bakınca, iki nesli ziyan ettiler. Onlara göre, kazanç olabilir. Sokaklarda gördüğümüz çocuklar / gençler ve onların ağabeyleri.
Yirmi sene önce sağ partilerin kalesi olan bazı il ve ilçeler, bugün, neyin merkezi haline gelmiştir? Durum maalesef budur.
´Türlü yalanlar´ dedik. Biz bu yalanlara, yukarda belirtildiği üzere, alışığız. Sekiz askerimizi en ahlaksız biçimde şehit ediyor, sonra da “Katil Erdoğan” diye kampanya yapıyorlar. Hem “barışın teminatıyız” diyor, hem de seri katiller gibi cinayet işliyorlar. Hep böyleler.
´Hain saldırı´ diyoruz. Hainlerle iş tutanlar, onları destekleyenler de haindir, ihanet içindedir. Birçok şey unutulur, fakat hainlik unutulmaz.
Hemen burada, şu soruyu soralım: Ataistler ile Ateistleri aynı çizgide buluşturan şey nedir?
Nişantaşı ve Etiler ahalisi, bazı medya patronları, köşe yazarları, malum işadamları, birtakım solcular ve ulusalcılar, neyin karşılığında terör örgütüne destek veriyorlar? Bu ‘hizmet´leri karşılığında ne alacaklar? Ayrıca kimin adına konuşuyorlar? Millet adına olmadığı kesin.
***
Neredeyse yirmi beş yıldır, terör örgütünün her saldırısından sonra, aynı sözü duyuyoruz: ´Köşeye sıkıştılar, bunlar son çırpınışları.´
Bana öyle geliyor ki, bu sefer başka. Terörden ziyade, açık bir savaşla, yıkıcı bir tehditle karşı karşıyayız.
Rusya ve Çin bölgede, Almanya ve İngiltere bölgede, Amerika ve İsrail bölgede. İran´ın hileleri ve hamleleri ortada. Bazılarına abartılı gelse de söyleyeyim: Üçüncü Dünya Savaşı´nın içindeyiz. İlk ikisinde olduğu gibi, yeni bir paylaşım savaşı yaşanıyor. ´İstiklâl Harbi´ dememizin bir nedeni de bu.
Bir de hatırlatma, bilgilendirme: Müslüman görünümlü seyyar / profesyonel teröristler var. Batı dünyası nerede operasyon yapacaksa, hangi ülkenin iç yapısıyla oynayacaksa, sınır değişikliğine gidecekse, dış müdahaleye hazır hale getirecekse, onları oraya taşıyor. Libya veya Sudan´a. Irak veya Suriye´ye.
Bu yorucu yazıyı artık bitirelim: Kardeşlik, iki şeyi beraberinde getirir; nimet ve külfet. Kardeşliğin nimetlerinden sonuna kadar faydalanacak, fakat külfetine yanaşmayacaksınız. Adil olur mu? Olmaz.
Dostluğun, birlikte yürümenin ve yaşamanın bir bedeli vardır. Hem birlikte yürümek / yaşamak isteyecek, hem de bedel ödemekten kaçınacaksınız. Böyle midir? Hayır, değildir.
Hasan Aycın´ın ifadesiyle, kan aktıkça kin yükseliyor. Önce kanı durdurmalı, sonra yarayı tedavi etmeliyiz. Yoksa bu kin denizinde hep beraber boğulup gideceğiz.
Aslında şunu söylüyoruz: Bu oyunu bozacak, kumpası boşa çıkaracak olanlar, öncelikle, Kürt kardeşlerimizdir. Asıl sorumluluk onlardadır. Artık tavrımızı, duruşumuzu gösterme, sesimizi yükseltme zamanı gelmiştir.

Anahtar Kelimeler: Akan, yükselen
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Mecburi istikamet (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
Hayret duygumuzu kaybediyoruz (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Yıllar geçer, ihtimaller azalır (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
Allah sabredenlerle beraberdir (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Ne anladın, anlat? (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Böyle mi olacaktı? (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı?

Mevlana
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
İçindeki Çocuğun Ellerini Bırakma
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Mecburi istikamet
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
MADALYA
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
İnsan olmak / İnsan kalmak
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Kaşıkçı suikasti: Böyle bir şey olamaz!
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Akılsız yapan akıllı telefon
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
MAVİ SU AK KÖPÜKLÜ SU
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Din´e uyacağız, din´i kendimize uydurmayacağız...
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Suçlu ürünler listesi
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
DEDİKODU
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
HOMO DÜT DÜTÜS*
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
“MUHALİF DAMGASI” VE ÖTEKİLEŞTİRMENİN HİYERARŞİSİ
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Hicaz´ı nasıl kaybettik?
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Kaleci ve Savunma Hataları
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Zincir
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
20 milyar doların peşinde...
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
ÇOCUĞU NE OKUTUR?
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ