Aidiyet
Tarih: 11.7.2018 12:17:47 / 201okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU


Birkaç yıl önce memlekete (Erzincan) gitmiştim. Dikilen ağaçlar büyümüş, yollar yapılmış, her yan pırıl pırıl. Doksan iki depreminden sonra şehir bambaşka bir hüviyet kazanmış, bahçe içinde havuzlu villalar var, iki tane gayet büyük hipermarket açılmış.
Erzincan, savaşlar, seferberlik, göçler ve bilhassa sık yaşadığı depremler dolayısıyla talihsiz ve tarihsiz bir şehir. Otuz dokuz büyük depreminde tamamen yıkıldığı için eski şehirden bir iki hamam kalıntısı ve Terzibaba Mezarlığı dışında hiçbir iz yok. Yeni şehir kağıt üzerinde birbirini doksan derece kesen sokakları ile ızgara planlı, bahçeli tek katlı evleriyle Türkiye´de eşi olmayan planlı-düzenli bir kent.
İnsan unsuruna gelince:
Şehrin yerlilerinden yaşlı bir ağabeyle konuşuyorduk; dediğine göre sülalece şehrin içinden olan nüfus %3´e düşmüş. Geri kalan civar şehirlerden, kasabalardan, köylerden gelip yerleşmişler.
Son elli yılda vukubulan toplumsal değişim, büyük kentlere yönelen göç sonucu bütün Anadolu köklerinden koparak ayaklanmış, bir ucu Avrupa´ya uzanan derin bir hareketlilik yaşamış, bu sebeple yeni nesillerde coğrafyaya, mekana, kültüre ait o bildik aidiyet duygusu iyice yıpranmıştır. Yapılan ve yayımlanan bir araştırmaya göre İstanbul´da yaşayan insanların çok büyük bir bölümü kendini İstanbullu saymıyormuş.
Nasıl saysın?
Bu şehirdeki insanların pek çoğu yıllardır burada yaşadıkları halde Boğaz´ı görmemişler. Sarayları, yalıları, köşkleri, çeşmeleri, sokakları, semtleri, balıkları, kuşları, ağaçları tanımıyorlar. Emirgân, Kandilli, Şaşkınbakkal, Ayrılık Çeşmesi, Kanaat Lokantası, Galata Kulesi, Galatasaray Lisesi, Beykoz İskelesi, Kavaklar, Çırçır Suyu, Karakulak, Sarıyer Börekçisi, İnci Pastanesi, Binbirdirek Sarnıcı, Erguvan Rengi, Emek Sineması, Hidiv Kasrı, Küçük Çamlıca nedir bilmiyorlar. Nereden bilecekler? Onlar geçim derdinde, günlük nafaka nasıl çıkar onu düşünüyor.
Oysa İstanbul tarih boyunca göç almıştır.
Lakin şehir eskiden kendisine geleni kucaklar, onu sindirir, ondan kendisine bir şeyler akar en fazla bir nesil içinde yeni geleni kendisinden kılardı. Buna gücü yetiyordu.
Ama şimdi yetmiyor. Göç öylesine bozbulanık bir sel gibi aktı ki, şehri bir baştan bir başa içine aldı ve onu neredeyse hüviyetsiz bıraktı.
Açıkcası nefesini kesti.
Bu sebepten şehre gelen insanlar, ayaklarını sağlam bir zemine basmak için, kalabalıkta kaybolmamak, aç ve açıkta kalmamak için hemşehrilik şemsiyesine sığındılar; köylülerine, eş-dost ve akrabalarına yanaştılar. Böylece hemen her şehrin, kasabanın hatta köyün bir derneği vücut buldu. Kendileri Anadolu´dan kopup geldiler ama, geldikleri kentin hemşehrisi olmadılar, akılları geldikleri yerde kaldı. Hatıralarına, yufka ekmeklerine, hâlâ geçim için köyden gelen tarhanaya, peynire, tereyağına, asma yaprağına tutundular.
İnsanı güvende olduğuna inandıran ev kokusu, sokak kokusu, mekân duygusu, eşya âşinalığı, tandır sıcaklığı, türkü sesi, keklik sesi, su sesi kaybolmuştu.
Aslına bakarsanız artık bütün şehirlerimiz bulvarları, apartmanları, siteleri, kooperatif evleri, istasyonları, tüp bayileri, showroomları, mağazaları, markaları ile birbirine benzemekte, tektip haline gelmektedir.
Bu noktada eski aidiyet duygusunun aynen yaşaması muhaldir.
Günümüzün insanı mekansız bir kuştur artık. Hangi dala konacağı belli olmaz.
Nerede karnı doyarsa oraya yuva yapar, sesini-rengini kaybetmiştir.

Anahtar Kelimeler: Aidiyet
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.

Mevlana