‘Ahlâk´sız ‘dindarlık´ olur mu?
Tarih: 27.1.2017 12:39:54 / 747okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Bazı meclislerde, kendileri de dinî hassasiyet taşıyan dostlardan dindar çevrelerle ilgili yakınmalar duyuyoruz. Şöyle diyorlar: “Birçok insan tanıyoruz; ibadetleriyle, kılık kıyafetleriyle oldukça dindar görünümlü... Ama bunlar iş hayatında, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerinde; doğruluk, dürüstlük, adalet, kul hakkı gibi ahlâkî konularda itinalı ve sorumlu davranmıyorlar. Bir de bazı ahlâk konularını artık vaazlarda ve hutbelerde bile pek duyamıyoruz.”

 

***

 

Elbette hem ibadetiyle hem ahlâkıyla imrenilecek çok insanımız var. Ama ülkemizde hatta dünyada değişik şekillerde dışa yansıyan ahlâkî yozlaşmalardan şikâyet edilmektedir. Bu yozlaşma sadece dindarlarla sınırlı değilse de dindarlarda daha çok göze batıyor ve yadırganıyor. Bugün müslüman toplumlarda –açıkça ifade edilmese de- fiiliyatta bir tür ahlâkı yok sayan dindarlık anlayışının yaygınlaştığı, bunun da büyük ölçüde insanların refah seviyesinin artmasından ileri geldiği söyleniyor.

 

Aslında bu yeni bir durum da değil. Genelde dinlerde, özelde İslâm´da dünyevi imkânlar ahlâk için önemli bir risk olarak görülür. Nitekim başkalarında olduğu gibi bizim eski kültürümüzde de dünya malı ve mevkiinin sebep olacağı ahlâkî tehlikelerden korunmak için zâhitlik ve ruhbanlık hayatını tercih edenler olmuştur. Ama İslâm kültüründeki yaygın telakki ve uygulama dünyadan el etek çekmek değildir. Öyle olsaydı Abbasi, Osmanlı gibi büyük devletler ve medeniyetler kurulabilir miydi? Kültürümüzde toplumu ahlâkî çöküntüden koruyacak bir eğitim felsefesi uygulanırdı. Çağımızda ise örgün ve yaygın şekliyle modern eğitimin yetiştirdiği insanlar, ahlâk yönünden hazır olmadıkları şartların içine atılıyorlar. Öyle olduğu için bu insanlar dar anlamda “dindar” da olsalar, ahlâkî sorunların altında kalıyorlar. Ülkemizde verilen din ve ahlâk eğitiminin de bu bakımdan kusurlu olduğunu sonuçlarından görüyoruz.

 

Eskiden bizler, “Ahlâklı olmak için dine ihtiyaç yok” diyen seküler çevrelere karşı dinsiz bir ahlâkın olamayacağını savunurduk. Gariptir ki şimdi de, “Dindar olmak için ahlâka ihtiyaç yok” anlamına gelen bir “müslümanlık” anlayışına; iyi müslüman olmayı kılık kıyafete, formel ibadetlere, bazen de siyasi aidiyetlere indirgeyen zihniyete karşı ahlâksız dindarlık olamayacağını savunmak durumunda kaldık.

 

***

 

“Bazı ahlâk konularını artık vaazlarda, hutbelerde bile pek fazla duyamıyoruz” tarzı yakınmalara gelince; bu hususta küçük bir hatıramı paylaşayım: Üç sene önce, önemli bir araştırma kurumumuzun mescidinde Cuma namazı kıldırmam rica edilmişti. Birkaç Cuma kıldırdım. Bir defasında hutbede eski bir sûfinin, insanları aldatan bir kesim karşısında uyarı mesajı içeren güzel bir benzetmesini aktardım. Kimlerden bahsettiğimi de açıkça belirttim. Buna rağmen namazdan sonra bir zat -kıs kıs gülerek- “Hocam, aslında kimleri kasdettiğini anladık. Ne güzel benzetmeydi o! Ağzına sağlık” dedi. Aklımın ucundan bile geçmeyen bu saptırma karşısında canım sıkıldı. Ve tabii gereken cevabı verdim. Kısa süre sonra başka biri yanıma sokulup, “Hocam, kimi kasdettiğini anladık; ama yanlış yaptın” demez mi! Ziyadesiyle üzüldüm. Ve bir daha orada Cuma kıldırmadım.

 

Bunu şunun için anlattım: Doğrudur; on dört asırdır camilerde rahat rahat işlenen bazı ahlâk sorunlarımız son yıllarda eskisi kadar vaaz ve hutbe konusu olmuyor. Ama neden? Mümkündür; konjonktüre göre konuşan hocalar da vardır belki. Fakat asıl mesele, camilere kadar giren kutuplaşmadır. Hatibimiz, vaizimiz konuşmanın yanlış yerlere çekilmesinden, fitneye yol açmasından, sonuçta başını derde sokmasından korkuyor. Bu ayrışma ve suizan psikolojisinden acilen kurtulmamız gerekiyor.

Anahtar Kelimeler: dindarlık, olur
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir?

Hacı Bektaşı Veli