Ahlâkın adaleti
Tarih: 7.2.2019 00:00:01 / 303okunma / 0yorum
Mustafa Kutlu

İmtisâl-i câhidû-fîllah olubdur niyyetümDin-i İslâm´ın mücerred gayretidür gayretim
Ulu ceddimiz Fatih Sultan Mehmed´in bir beytidir bu. Biz de “ameller niyetlere göredir” fehvasınca “Ahlâk Nizamı” peşindeyiz. Hem kendimiz hem bütün dünya için.
Adanalı kardeşlerimizin güzel bir sözü var: “Adanalıyık, Allah´ın adamıyık”.
“Ahlâk Nizamı”nın gayesi de “Ahlâk adamı” yetiştirmektir.
Şeyh Edebalı´ya ait olduğu söylenen bir sözü Cumhurbaşkanımız tekrar ediyor: “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın”. Doğru, ama bu madalyonun bir yüzüdür. Öteki yüzünde “Devleti yaşat ki insan yaşasın” yazar. Türk´ü tarih sahnesinde yaşatan Müslümanlıktır. İslâma girmeyen, devlet kuramayan, Türkler yokolmuşlardır.
“Ahlâk adamı” nerede yetişecek?
Ailede, toplumda, mektepte, hayatta: Biz buna “tabiat”ı ilave edelim. Toprakla-tabiatla bağını koparan insan beşerlikten insanlığa yükselemez.
Amentü´ye inananlar Cenab-ı Hakk´ın rızasını kazanmak için yaşar.
Allah´a ve ahırete inanmayan, cenneti ve saadeti “Bu dünya”da arayanlar için rol model “Homo Economicus” (Ekonomik insan)dır. Bu insan ferdî çıkarını her şeyin üstünde tutar, “menfaat ahlâkı” ile hareket eder, Batı´da vücut bulmuş ve kapitalizm ile tüm dünyayı hegemonyası altına almıştır.
Bugünden itibaren yapılacak iş (eğitim reformu) eğitimde ekonomiyi değil ahlâkı öne alan bir zihniyet oluşturmaktır.
İnsanın ruh cephesini din terbiye eder. Bu terbiyeyi alan fert toplum içinde edep ve âdap kaidelerine uyar. İş hayatı dahil günün her anında Cenab-ı Hakk´ın huzurundadır. Çünkü onun kuludur. Talim ve terbiye (eğitim ve öğretim) müessese içinde biçim kazanır. Bu müessesenin adı “mektep”tir. Mektep en geniş anlamı ile bir inanca, görüşe, hocaya, disipline bağlanarak hakikate doğru yürümenin zeminidir. Mektepte kazanılan ilim zihniyeti hiçbir menfaat gözetmeyen hakikat aşkından ibarettir.
Sûfiler bu yolculuğu; Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat gibi menzil ve mertebelere bağlamıştır. (Osmanlı´da medreseler vakıf sistemine, Şeyhülislâmlığa, mektepler Maarif Nezareti´ne bağlı idi. Maarif marifetin çoğuludur. Tekkelerin ve esnafın eğitim sistemi ise daha serbestti ama aynı değerler sistemine bağlı idi).
Geniş mânada maarifi içine alan bütün hüviyetiyle beraber mektebi meydana getiren dört unsur vardır. Ders-Talebe-Muallim-Mektep. (Merhum Nurettin Topçu´nun, Türkiye´nin Maarif Dâvası adlı eseri bu konuda en yetkin kaynaktır).
Ahlâkî yolculuğun her kademede aradığı kemal ve saadet iki yolla; ilim ve amelle olur, onlarla elde edilir. Hem bilmeli hem yapmalı/eylemeli. Yapmak/eylemek de bir bilmektir ancak yapmaktan müstakil olarak bilmek diye tek başına anlamlı ve amele de kaynaklık eden ayrı bir bahis vardır. Anlama/anlayış ahlâkın bir kademesidir; bir rivayete göre anlayış (fehm, fıkıh) ilimle amel arasında, diğer bir rivayete göre ikisinin de üstünde ve fakat onların muhassalasıdır. Türkçe´de anlama değilse de anlayış (anlayışlı olmak) zaten bilmeden ziyade ahlâk sahibi olmaya işaret eder. Topçu şöyle diyor:
“Hayatta esas olan hadise yaşamak, mektepte ise tanımaktır. Birincisi dışsallık, ikincisi içsellik ifade eder.
Öğrenme her şeyden evvel bir çıraklıktır. Mektep çıraklık yeridir, diyebiliriz ki bir tezgâhtır. O tezgâhta usta yapar, çıraklar tekrarlar. Usta verir çırak alır.
Alınmamış, benimsenmemiş, benliğe mal edilmemiş ders, iyi bir ders sayılmaz. Mektepte alınan ders ya bir tasavvurdur, hayale mal eder; ya bir hünerdir, ele mal edilir; ya da bir aşktır kalbe doldurulur. Bunlardan biri halinde benliğimize girmeyip sade hafızada, şuurun dışında asılı bir küfe yük halinde duran bilgiler faydasız ve mânasızdır... İyi üstad, dışımızda yaşananı içimizde hayat yapabilen muallimdir.”
*
Dönüp dolaştık bu yazı dizisinde 6. yazı olarak yer alan “Ne Yapmalı” kısmına vardık. Orada örnek olarak iki düşünürü anmıştık. İsmet Özel ve Teoman Duralı. İkisi de “eğitim şart” diyorlar, ben de katılıyorum.
Ruh eğitiminin “din işi” olduğunu, sonunda ahlâka varılacağını vurguladık. Şimdi Teoman Bey´in “bilim” ile ilgili sözlerine bakalım:
“Bilimle uğraşan ‘özne´dir. Yöneldiği şeye ‘nesne´ denir. Bilim âdabı ‘özne´nin kendini ‘nesne´ye karıştırmasına karşıdır. Bilim insan dışı varlıklara böyle yaklaşır.”
Bahis mevzuu “hudut” aşılırsa “edep” dışına çıkılır. Yani esasen özne olması gereken insan nesneleşmiş olur. Batı´nın insana yaklaşımı bu.
Biz diyoruz ki insanın insanî (yani ruhi-manevî) tarafın “bilimsel” başka bir deyişle “nesnel” olarak yaklaşmak hem bilimsel değil, hem edebe aykırıdır.
Öznenin nesneleşmesi insanı insanlıktan çıkarır. Bilim yoluyla tutarlı düşünme alışkanlığı sağlanır, bilimle kainatın sırlarını çözmeye, keşfetmeye çabalarız.
Bilim ve din birlikte insanın “kendini tanımasına” hizmet edebilir. Kendini bilen Rabbini bilir.
Kendini bilmek “Hududullah”a tabi olmanın özüdür. Böylece insan kul olmanın şuuruna varır ve “Allah adamı” olur.
Bu sebeple “eğitim şart” diyoruz.
Peki bu eğitimi kim verecek?
Toplumun tabi olacağı umumi mevzuat (kanun, töre, şeriat, toplum sözleşmesi vb.) belirlenirse, eğitim-öğretim de o sistem içinde layık olduğu önceliği ve yeri alır. Elbette ki mevzuatı “bilenler” yapacak-yazacak; eğitimi dahi ehliyet sahipleri gerçekleştirecek.
Burada durup “adalet”in rolünü ifade edelim. Süreç her şeyin yerli yerine konulması ile yani adaletle sağlanır.
Adaletin toplumun meşru saydığı bir güce ihtiyacı vardır. Bu güce Ahlâk Nizamı´nın kuvveden fiile çıkışı yani “Devlet” diyoruz.
(Bir sonraki yazı adalet ile başlayacak).

Anahtar Kelimeler: adaleti
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Hicret (18 Nisan 2019 - Perşembe)
Sanat nedir? (11 Nisan 2019 - Perşembe)
Talim-terbiye (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Kanaat ekonomisi (2) (28 Mart 2019 - Perşembe)
Kanaat ekonomisi (1) (22 Mart 2019 - Cuma)
Haydut Baronlar (07 Mart 2019 - Perşembe)
Su türküsü (21 Şubat 2019 - Perşembe)
Ne devlet başa ne kuzgun leşe (14 Şubat 2019 - Perşembe)
İman ile İngilizce (31 Ocak 2019 - Perşembe)
Cemaatta rahmet ayrılıkta azap (24 Ocak 2019 - Perşembe)
Kalp-hürmet-hizmet-merhamet (18 Ocak 2019 - Cuma)
Seçkinlerin zuhuru (10 Ocak 2019 - Perşembe)
Ahlâk nizamı (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Otorite (27 Aralık 2018 - Perşembe)
Yol odur ki hakka vara (20 Aralık 2018 - Perşembe)
Bilenlerle bilmeyenler (13 Aralık 2018 - Perşembe)
Ne yapmalı? (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Âlet işler el övünür (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-II (08 Kasım 2018 - Perşembe)
YALNIZLIK (01 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-I (26 Ekim 2018 - Cuma)
Yakışıklı ceset (18 Ekim 2018 - Perşembe)
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
booked.net
Dünyada bir garip veya bir yolcuymuş gibi yaşa

Hz. Muhammed
Samanyolu´nda bulunan yıldızların sayısı dünya üzerinde bulunan ağaç sayısından azdır. Samanyolu´nda bilinen 100 milyar yıldıza karşılık, dünyada 3 trilyonun üzerinde ağaç olduğu biliniyor.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59