Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere?
Tarih: 4.12.2018 00:00:01 / 315okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Bir yazımın başlığı “Müslümanlar ne kadar Müslüman?” idi. Bu soruyu tuttum; çünkü meselenin özüne, Müslüman insanın yakıcı gerçeğine dokunuyor.
Maalesef birçok konuda İslâm ne demişse -özellikle son zamanlarda- Müslüman birey ve topluluklar onun tersini yapıyor. Kur´ân-ı Kerîm, bir kötülüğü, -kime karşı işlenmiş olursa olsun- “yapanın kendine yaptığı kötülük” sayar. Bu anlamda kendi kendimize yaptığımız belki en büyük ve en tehlikeli kötülük şudur: Dilimizle ve elimizle insanları üzüyor, acıtıyor, onlara zarar veriyoruz. Sevgi, saygı, kardeşlik gibi yapıcı duygularla daha kolay çözeceğimiz sorunlarımızı düşmanlık ve şiddet duygularıyla içinden çıkılmaz hale getiriyoruz. Din “Önce kendine bak, kusuru önce kendinde ara” derken biz Müslümanlar, kendi ellerimizle ettiklerimizin suçunu başkalarına yükleyip işin içinden sıyrılıveriyoruz. Bizzat sebep olduğumuz yanlışları kendimiz düzeltmemiz gerekirken, suçlu olarak içimizden dışımızdan başkalarını gösterip, insanımızı onlara saldırtıyoruz.
***
Hem Kur´an öğretisinde hem Hz. Peygamber´in söz ve uygulamalarında en çok önem verilen toplumsal konu birlik ve kardeşlik ruhudur. Sırf şu ayet bile bunun İslâm açısından ne kadar önemli olduğunu göstermeye yeter: “Hep birlikte Allah´ın ipine (Kur´an´a/İslâm´a/birliğe) sımsıkı yapışın, ayrılığa düşmeyin. Allah´ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani vaktiyle birbirinize düşmandınız; sonra Allah kalplerinizi kaynaştırdı ve O´nun nimetiyle kardeşler topluluğu oldunuz. Bir ateş çukurunun tam kenarındayken Allah oradan sizi kurtardı...”
Tefsircilerin üstadı Taberî´nin kaydettiğine göre Hz. Peygamber sonrası neslin büyük müfessiri Katâde´nin bu ayetle ilgili açıklaması içinde şu ifadeler de vardı: “Yani siz önceden birbirinizi boğazlıyordunuz; güçlüleriniz zayıflarınızı yiyordu. Nihayet İslâm geldi ve aranızda kardeşlik ilişkisi kurdu, sizi birbirinize bağladı. Tek ilâh olan Allah´a yemin ederim ki kaynaşma rahmet, tefrika azaptır.”
Anılan ayetin bulunduğu Al-i İmrân suresi Medine´de indi. Şimdi o mübarek toprakları yönetenler Batı silah tüccarlarının en büyük müşterilerinden ve o silahları sadece kardeşlerine kullanıyorlar. Müslümanların bomba yağdırdığı Yemen´de açlık, sefalet, ölüm kol geziyor. Seksen bin çocuk açlıktan öldü, ölmeye devam ediyor. Diğer Müslüman yönetimler çok mu iyi? Bu durumda önce bizim sormamız gerekmez mi: “Müslümanlar ne kadar Müslüman?”
***
Bütün muteber kaynaklarda geçen “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir” hadisini de dikkate alırsak, aslında hepimiz ne kadar Müslümanız? Evet!.. Özündeki ahlâkı ve insaniyeti boşalttığımız dindarlıkla buraya kadar… “Lâ ilâhe illallah” bayrağının altında bir insanı (ki, Kur´an´ın ifadesiyle haksız yere öldürülen bir insan, bütün insanlık demektir) sorgusuz sualsiz öldüren, canıyla bedeniyle yok eden bir “Müslüman” gerçeği, İslâm toplumlarındaki ahlâkî ve insani kâmil Müslümanlığın iflasıdır.
Şunu bilelim: O cinayeti işleyen zihinle, sevgi ve kardeşlik yerine nefret ve düşmanlık duygularını kışkırtan diğer zihinler arasında mahiyet farkı yok, sadece derece farkı var. Bizim toplumda bile bu gerçeği görmek için “dindarlık” adına sosyal medyaya yansıyan mide bulandırıcı nefret çıldırmışlığına bakmanız yeterlidir.
Bu fırtınadan kurtulmanın dünyada tek yolu var: Artık rüzgâr ekmeyi bırakıp, insanımızın beynine ve yüreğine ümmet ve insanlık için hayırlı bilgiler, duygular, değerler ekmek... Tarihin belli bir şartında meşru bir gerekçeyle putperest Araplara karşı savaşmayı emreden bir tek ayetten dört kelimelik bir cümlenin, daha barışçı bir insanlık ilişkisini emreden 134 ayeti neshettiğini (hükümsüz kıldığını) öğreten bir zihniyetin yeni dünyayı yönetecek aklı üretmesini beklemek hayalden de ötede bir aptallıktır. Bu gerçeğe işaret için ağzını açanı, kalemini oynatanı hakaret, tehdit ve türlü kuşatmalarla susturmaya çalışanlar bilsinler ki ümmetin geleceğini ateşe veriyorlar.

 

Anahtar Kelimeler: Ahlak, merkezli, dindarlıktan, nerelere
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Neden AHLAK? (15 Şubat 2019 - Cuma)
‘Değişim´ deyince… (11 Şubat 2019 - Pazartesi)
Değişim ve Muhafazakârlık (01 Şubat 2019 - Cuma)
Sosyal medyayı temizlemek için… (25 Ocak 2019 - Cuma)
Bir çevirinin düşündürdükleri (04 Ocak 2019 - Cuma)
Mazoşizme varan müsamahasızlık (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Gençler! Siz büyüklerinize bakmayın! (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
Ehl-i Sünnet tek tip midir? (16 Kasım 2018 - Cuma)
‘Dindarlar´ın dilleri ne kadar dindar? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
‘Vahiy ve peygamberlik´ (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kur´an´ı okumak, hissetmek, anlamak (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
İnsan olmak / İnsan kalmak (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
İnsan olmak / İnsan kalmak (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Müslüman insan´ ne idi ne oldu (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
booked.net
İnsanların en hayırlıları, ahmak, aptal diye adlandırılmadıkça kıyamet kopmaz

Hz. Muhammed
Ortalama bir kadin ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm) daha kisadir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59