"AĞIZSIZ DİLSİZ " CANLILAR
Tarih: 31.10.2017 17:42:49 / 325okunma / 0yorum
Müjgan Üçer

Milletimizin yazılı kültürünün dışında zaman içinde oluşan ve süregelen sözel kültürü, inançları, gelenek ve görenekleri halk bilgeliğimizin  zenginliğidir.  İnsan ile  onun çok şey borçlu olduğu "hayvanlar" arasındaki  maddî ve manevî bağ ve bunlara ait her türlü bilgilerimiz çok önemlidir. Beslenmek, giyinmek, yün ve deri elde etmek, seyahat etmek, yük taşıtmak, ev eşyamızı temin etmek, haberleşmek, tıbbî yarar sağlamak gibi biyolojik ve fiziksel özellikleriyle, "ağızsız dilsiz hayvanların" üzerimizde çok hakları vardır. "İnsan" hariç hiç bir  hayvan, zevk için başka bir canlıyı öldürmez. Hayvanlar doyduktan sonra yemez, ama insanlar doyduktan sonra da yer! Dünyayı da şenelten  hayvanların insanlarla yakınlıklarını, bağlılıklarını dile getiren olaylar ibret alınacak türdendir.

Türk Halkbilimi´nde hayvanlarla ilgili çok zengin malzeme bulunmaktadır. İnsanlar birçok faydalarını gördükleri hayvanları beşerî hayatı içine almış,  onların özelliklerini izlemiş, hareketlerini gözlemlemişler. İnsanımız, hayvanlara atıf yaparak söylemek istediklerini, onların özelliklerinden istifade ederek dile getirmişler. Anonim halk edebiyatımızda, hayvanlarla ilgili  sözlü kültürümüzün  zenginliği, her türüne birer "nâme" yazacak kadar çok ve  derinlikli malzeme oluşturmuştur.  Hayvanlar temsilî de olsa  insanlara örnek olur, -alanlara- dersler verirler, kendileriyle ilgili -haksız- nitelemeleri de "sırtlarında" taşırlar.Millî edebiyatımızı besleyen halk kültürümüz, yerel zenginliklerimizden kaynağını aldığı gibi,   hayata ve dünyaya da pencereler açar.  Hayvanlar  âlemine,  Sivas´ta açtığımız halkbilimi penceresinden merhamet ve sevgiye dayanan   bir dua ile başlayalım ve mabede yansıyan  örneğini hatırlayalım: 

 Sivas rencberlerinin buğday ekerken okudukları duada; misafirden, kuşa kurda, böceğe kadar bütün canlılara rızık isteyen,  içi sıra (onların hürmetine)  bizim de nasibimiz olsun dilekleriyle, bütün mahlûkatı düşünen şu duaları ne kadar içtendir:

Ya Allah, Ya Bismillah, Ya Rabbî,

Hızırlarla,  hazırlarla, hayırlı misafirlerle yemek nasip et.

Ya Rabbî, kuşların, kurtların, karıncanın, börün böceğin nasibi içinde olsun. İçi sıra bizim de olsun. Hayırlı uğurlu olsun. Âmin...

Zekeriyya Kazvinî,  XIII. yy.da yazdığı eserinde  (Âsârü´l-Bilâd fi Ahbârü´l-İbâd,  Beyrut, 1380, s. 537-538),  Sivas´ta kışın kuşlara yem verilmek üzere bir vakıf tertip edildiğini yazmaktadır. Bu vakfın hangi kuruluşa ait olduğunu yıllarca araştırdım ve sonunda  öğrendim  ki Ulu Câmi´nin toprak örtüsündeki karlar kürünerek, vakfın imkânlarıyla  buraya serpilen yemlerle, bu uygulama yüzyıllar boyunca  sürmüş. Ulu Cami´nin  toprak üst örtüsü 1930´lı yıllarda çökünce bu uygulama yapılamamış.   Cami  1955 yılında, İsmail Hakkı Toprak´ın himmetleriyle tamir edilmiş,   âdetâ yeniden yapılmış ve  çatı ile kaplanmış.  Dileğimiz geçmiş zamanlarda kalan bu insanî uygulamanın Ulu Cami avlusunda yeniden hayata geçirilmesidir. 

 

Anahtar Kelimeler: AĞIZSIZ, DİLSİZ, CANLILAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz.

Hz. Muhammed