AĞA BİZİM BAHŞİŞ, EFENDİ BİZİM BAHŞİŞ!
Tarih: 30.9.2015 18:25:58 / 733okunma / 1yorum
Muzaffer Gücer

 

Yıl 1946 ilkokul son sınıftayım. Her sene Mayıs ayında olduğu gibi yağmurlar kesildi havalar ısınmaya başladı. Ayağımızdaki yüzlü cızlavud (gıslaved) lastik artık giyilmez. Dedemin peşine düştüm ver elini meydan camisinin karşısında bulunan Yemeniciler Çarşısı. Bir çok esnafa selam verip selamlar alındıktan sonra samimi olduğu esnafın dükkanında durduk. Hal hatır sorma faslı bitince, usta ayağıma baktı, duvarda dizili yemenileri denemeye başladı. Nihayet bu ikisininde uygun gördüğü altı kösele üstü siyah meşin olan yazlık ayakkabımız alındı. Para verilirken 10-12 yaşlarındaki çırak yerinden fırlayıp elini alnına götürerek selam verip, “Ağa bizim bahşiş, efendi bizim bahşiş!” dedi. 2,5-3 liralık ayakkabının bahşişi de ya 5 yahut ta 10 kuruş olur.

Daha sonra bitişik dükkanın yanında bulunan gıyıcıya gidilirdi. O zamanlar Sivas´ta iki tip gıyıcı esnafı vardı. Birisi evlere gelip gadayıf ve erişte gıyanlar, birisi de yemeni ve terliklerin köselesine bıçakla ortadan boydan boya bir yarık açıp dikişle yüz kısmını birleştirenlerdi. Onun da 50 kuruş veya 1 lira tutan ücreti ödenir, elindeki iş durumuna göre usta saat verir, o saatte  gidilip gıyılanmış yemeniler alınırdı. O sene şansıma en uygun seçilen yemeni daha ziyade köylülerin ve şehrin kenar mahalle delikanlılarının giydiği burnu kıvrık bir yemeni oldu. Çünkü itiraz hakkımız yok.

Şimdi var mı bilmem, o zamanlar ilkokul bitirme imtihanları vardı. İlk gün hiç unutmam ders tarih; kapıda bekleyen kız arkadaşlar titrer, kimisi ağlar, kimisi kapıya toplu iğne batırır, iğne düşerse o dersten kalacak, tutarsa geçecek.

Sıram geldi girdim, mümeyyiz öğretmen (ismini hiç unutmam ama yazmayacağım) şöyle bir baktı. Üstümde gri bezden bir gömlek, biçimsiz eski püskü bir pantolonla zannederim beni pek beğenmedi. Yemeninin ucunu da görünce, “Şimdi ben de seni o ayakkabının burnu gibi kıvrandırayım nasılmış gör bakayım!” dedi, bende şafak attı.

Amma öğretmenim rahmetli Nimet Kaya imdadıma yetişti, “İstediğin yerden sor, istersen bütün kitabı sor! O benim Gedik Ahmet Paşam!” dedi. Bu söz beni rahatlattı, bülbül gibi şakıdım.

Nasıl Gedik Ahmet Paşa oldum?

Herhalde Sivas´ta o seneler bizim sınıf, deneme sınıfı oldu. Şöyle ki; öğretmenimiz sınıfı kümelere ayırırdı, dersin işlenecek konusu bir hafta önceden kümeye verilir, onlar kendi aralarında anlaşıp konuya göre bölüşüp hazırlanırlar ve gününde ders işlenirdi. Diğer kümlere de hazırlanıp sorular sorardı.

Ders tarih, konu Fatih dönemi, bana da Gedik Ahmet Paşa  ve Otranto çıkarması düştü .

Herhalde güzel anlatmışım ki öğretmenim, ‘´Bundan sonra senin adın Gedik Ahmet Paşa olsun!´´ dedi. Mezun olup dağılıncaya kadar arkadaşlar arasında bu isimle çağırıldım. Ne güzel değil mi ilkokulda paşa olmak, hem de Gedik Ahmet Paşa. Bir çok imkansızlıklara rağmen o güzel günleri anarken halen gözlerim dolar, bazen de birkaç damla yaş dökülür.

Görevli Urfa ‘ya giden oğlumdan yemeni istedim. Sağ olsun getirdi ama bizim yemenilere hiç benzemiyor. Burnu düz hem de nenemin terliklerine benziyor. Bazı arkadaşların ayağında görüp de imrendiğimiz kiminin şıpşıp, kiminin çaput ayakkabılar dediği o keten ayakkabılar var ya şimdi onlardan mutlaka bir tane alır ve sık sık giyer hasretlik gideririm.

Anahtar Kelimeler: BİZİM, BAHŞİŞ, EFENDİ, BİZİM, BAHŞİŞ
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
hayri kiliç
15.10.2015 18:26:19
bize zamanda yolculuk yaptirdiğiniz içi tesekkürler.Selamlar
Yazarın Diğer Yazıları
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Aşk bir güneşe benzer, aşık olmayan gönül bir katı taşa benzer.

Yunus Emre