Af adaletten üstündür
Af adaletten üstündür
Tarih: 21.8.2014 11:51:49 / 639okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Bir Ramazan daha geçti. Küskünler barıştı mı? Dargınlar el sıkıştı mı? Kinin yerini sevgi aldı mı? Merhamet ve şefkat kalbimizi doldurdu mu?

Bütün bunlar olmadıysa ne Ramazan geldi ne Bayram. Heyhat! Biz yine Âkif`in mısralarını mırıldanacağız:

`Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

`Yandık` diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!`

Kur`an-ı Kerim bize affın üstünlüğünü defalarca hatırlatıyor. Şu günlerde intikamdan, ihtirastan uzaklaşmak için bir kez daha bu âyetleri hatırlayalım:

• O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever (Âl-i İmran, 134).

• Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkâmın (Tevrat`ın) önemli bir bölümünü unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever (Mâide, 13).

• (Rasulüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir (A`raf, 199).

• Size verilen şey, yalnızca dünya hayatının geçimliğidir. Allah`ın yanında bulunanlar ise daha iyi ve daha süreklidir. Bu mükafat iman edenler ve Rablerine dayanıp güvenenler içindir (Şûrâ, 36).

(Dünyada insanlara verilen maddi iman ve bolluk sadece bir geçim vasıtasıdır. Allah`ın yanındaki sevap ile kalıcı ve daha faydalıdır. Ayet-i kerime Hz. Ebubekir bütün malını Allah yolunda harcadığı zaman bir topluluğun onu kınaması üzerine nazil olmuştur.)

• Onlar büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar (Şûrâ, 37).

• Bir kötülüğün cezası ona denk bir kötülüktür. (Muhtemelen kısas) Kim bağışlar ve barışı sağlarsa onun mükafatı Allah`a aittir. Doğrusu o zalimleri sevmez (Şûrâ, 40).

• Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapacak bir şey yoktur (Şûrâ, 41).

• Ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır (Şûrâ, 42).

• Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi yapılmaya değer işlerdendir (Şûrâ, 43).

(Kötülük karşısında sabreden ve onu bağışlayan kimse, mert ve azimli insanların yaptığını yapmıştır. Dinin istediği de budur.)

 

•Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.

(Türkiye Diyanet Vakfı Yay. 26. Bs. 2012 Kur`ân-ı Kerim ve açıklamalı meali.)

Bildiğiniz gibi İran`da idam cezası yürürlükte. Bu yıl idam sahnelerinden biri hepimize ibret olacak şekilde neticelendi. Basına yansıyan haber şu şekilde idi:

`İranlı bir anne, 18 yaşındaki oğlunu mutfak bıçağıyla öldüren idam mahkumunu ipten aldı. İran`ın kuzeyindeki Royan kasabasında inanılması güç bir af olayı yaşandı. 7 yıl once 18 yaşındaki Abdullah Hüseyinzade`yi sokak ortasında bıçaklayarak öldüren Bilal idama mahkum edildi. Bilal`ın idamı için her şey hazırdı. Gözleri bağlanarak idam sehpasına çıkarıldı. Boynuna ip geçirildi. Son duasını okuması söylendi. Bilal son nefesini aldığını düşünürken, aniden yanağına bir tokat indi. Bu tokadı, öldürdüğü gencin annesi atmıştı. Abdullah Hüseyinzade`nin annesi tokatı attıktan sonra Bilal`e kendisini affettiğini söyledi. Katilin boynundaki ipi ise, öldürülen gencin babası çıkardı. Bilal`ın annesi, oğlunu affeden annenin ayaklarına kapanarak, kendisine teşekkür etti. İki anne birbirlerine sarılırken gözyaşlarını tutamadı. Halkın önünde gerçekleşen bu olay, yeni bir idamı izlemek için toplanan İranlıları da gözyaşlarına boğdu. İran`a ve dünyada bir anda gündeme oturan bu anı ise, İran Öğrenci Haber Ajansı İSNA foto muhabiri Aras Kamaşhi fotoğraflayarak tüm dünyaya duyurdu.`

Affetmek ve edilmek insan içindir. Ancak affın bir hovarda bahçesi olduğunu sanmak hatadır. Affetmek akılların üstünde sultan olan kalbin hareketi olduğu gibi affedilmek de insanın bizzat kendi kalbinde inkılap yapmasıyla kendisine sunulan zafer hediyesidir.

Affın asıl sahibi Allah`tır. İnsan da Allah sevgisi ile affediyor ve ancak Allah sevgisine sahip olanlar affetmesini biliyor. İntikam duygusu ile af asla bağdaşmıyor. Allahsız insan affedemiyor.

Gerçek zafer, gerçek saadet, sana zulmedenleri, seni affetmeyenleri bile affedebilmektir.

Anahtar Kelimeler: Af, adaletten, üstündür
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz.

Hz. Muhammed