Aday belirlemek artık kolay değil
Tarih: 28.11.2018 00:00:01 / 545okunma / 0yorum
Aydın Ünal

Aday listeleri herkesi memnun etmez. Açıklanan adaylara kulp takan çok olur. “Bu aday seçilemez” diyenler, “küstüm” diyenler, “dağ fare doğurdu”, “hayal kırıklığı”, “böyle mi olacaktı” diyenler çokça çıkar.
Seçmen farklı düşünür. Parti ya da liderin sahaya sürdüğü adaya güvenir, mührü basar. Seçilen aday da gösterdiği performansla genelde hakkında tezvirat yapanları yanıltır, mahcup eder.
Bugün siyaset sahnesinde olan isimlerin ekseriyeti 5 yıl, 10 yıl öncesine kadar hiç bilinmiyor, tanınmıyordu. Kendilerine fırsat verildi, çalıştılar ve kendilerini ispat ettiler.
AK Parti´nin aday belirleme tarzı biraz da “denize at, yüzmeyi orada öğrenir” şeklinde gelenekselleşmiştir. Kimi zaman boğulanlar olsa da, çoğunlukla denize atılan aday yüzmeyi öğrenir ve oradan çıkmayı başarır. Adayı boğulmaktan kurtaran çoğu zaman kendi yeteneği, soğukkanlılığı, hırsı, başarısıdır; kimi zaman da liderin ve partinin arkasında sapasağlam durmasından, kefil olmasındandır.
AK Parti kurulduğu 2001 yılından bu yana her seçimde adaylar konusunda risk aldı ve bu riski başarıya tahvil etti.
Açıkçası, aday belirlemede klasik yöntemlerin ve geleneğin işe yaramayacağı, riske girilemeyecek bir seçime gidiyoruz.
Adayı denize atıp, “acaba çıkacak mı, yoksa boğulacak mı” diye bekleme, izleme lüksümüz yok.
7 Haziran seçimlerinde AK Parti yüzde 41 oy aldı. Tek başına hükümeti kuramadı. 5 ay sonra, 1 Kasım´da yapılan seçimlerde vatandaş çok net bir şekilde “sana bir imkân daha veriyorum, kendini gözden geçir” mesajıyla AK Parti´ye yüzde 49,5 oranıyla destek verdi.
24 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan yüzde 42 sonucu, seçmenin 7 Haziran 2015 pozisyonuna yeniden geldiğini gösteriyor. Üstelik 24 Haziran seçimleri sonrasında bir de ekonomide sıkıntılar yaşanıyor.

Karşı karşıya kaldığımız tablonun verdiği mesaj son derece net: Seçmenin tolerans eşiği düşmüş, buna bağlı olarak AK Parti´nin de hata marjı daralmıştır.
İşler iyi giderken birçok hata görmezden gelinir, hoşgörüyle karşılanır; işler sarpa sarınca en küçük hata bile büyük hadiseye, büyük meseleye dönüşür.
Bin 398 belediye başkan adayı belirlenirken, 25 bine yakın meclis üyesi tespit edilirken, AK Parti, bugüne kadar gösterdiği hassasiyetin çok çok üzerinde bir hassasiyet sergilemek zorunda.
Kamuoyunda “kibirli” algısı yükseliyorsa, yersiz dedikodular çoğalıyorsa, ithamlar, iftiralar, yalanlar eskiye nazaran daha hızlı yayılıyor ve ilgi görüyorsa, aday belirlerken çok daha dikkatli olmak gerekir.
FETÖ ile mücadelede sergilenen hassasiyetin ve “detaycılığın”, aday belirlerken esirgenmesi, özellikle Anadolu´nun küçük şehirlerinde, ilçe, belde ve köylerinde negatif hava oluşturur. Böyle durumlarda sadece küçük bir mahalli birimin kaybedilmesi değil, Türkiye genelinde infial oluşması riski ortaya çıkar. AK Parti´nin, “FETÖ üyesidir” diyerek masum insanların yarış dışı bırakılmasının, ya da FETÖ üyelerinin listelere sızmasının önüne mutlaka geçmesi gerekir.
Böyle hassas zamanlarda tek başına parti gücü ya da lider kefâleti adayın seçilmesi için yeterli olamayabilir. Seçmenin adayları ince eleyip sık dokuyacağını, geçmişte görmediği, görmezden geldiği kriterleri bu seçimde arayacağını, liyakate, tecrübeye, başarıya geçmişe oranla daha fazla odaklanacağını da hatırlatalım.
Seçmende hoşgörü eşiğinin düşmesi, AK Parti için de hata marjının daralması, sadece aday listelerinde değil, bundan sonra uygulanacak politika ve söylemlerde de azami dikkati zorunlu kılıyor.
Cumhur İttifakı´nın 31 Mart seçimlerinde de devam edecek olması kuşkusuz hem AK Parti, hem de MHP için faydalıdır. Her iki partinin de buna ihtiyacı vardı. İttifakın sonuçları mutlaka sandıkta olumlu tezahür edecektir.
İttifakta bugüne kadar gördüğümüz, “büyük balığın” küçük balığı yutmak gibi bir niyeti, gayreti yok. Tersi yönde de bir niyet ve gayret yok. Ancak yine de siyasetin tabiatı, “küçük balığın büyük balığı yutması” gibi bir riski barındırıyor.
AK Parti´nin, ittifak yaptığı partinin diline, söylemine, politikalarına ve ideolojisine yakınlaşması kendisine zarar, ittifak yaptığı partiye fayda getirir. Her iki partinin de “kendisi” olarak kalması hayati derecede önemlidir. AK Parti´yi yüzde 50 oranlarına ulaştıran sır, “kendisi olabilmesi”, “kendisi olarak kalabilmesidir”.
31 Mart seçimlerine giderken, AK Parti´den beklenen, daha çok hassasiyetle, milletin taleplerini daha sağlıklı okuyarak, en önemlisi de “kendisi” kalarak yeniden yüzde 50´yi zorlamasıdır. AK Parti bunu yine, yeniden yapabilir.

Anahtar Kelimeler: Aday, belirlemek, artık, kolay, değil
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dikkat, PKK dönüşüyor (10 Kasım 2018 - Cumartesi)
Tarih-resmî tarih (02 Kasım 2018 - Cuma)
Osmanlı´nın son savaşı (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Medine´de son Cuma (2) (19 Ekim 2018 - Cuma)
Hicaz´ı nasıl kaybettik? (12 Ekim 2018 - Cuma)
Yerel seçime doğru – 2 (28 Eylül 2018 - Cuma)
Yerel seçime doğru – 1 (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Hiç yazasım yok… (22 Eylül 2018 - Cumartesi)
İdlib ve Srebrenica (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Kahrolası piyasa! (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Kabadayı devlet (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Muhasebe (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Kürt meselesi ve 24 Haziran (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Aday adaylarına tavsiyeler… (19 Nisan 2018 - Perşembe)
AB´nin anlamadığı… (29 Mart 2018 - Perşembe)
Kürtler, PKK ve Afrin (26 Ocak 2018 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir gönül sahibine ulaştın mı inci olursun."

MEVLANA (R.A)
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Yeni bir konferans modeline ihtiyaç var
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Sevgi güneşi Mevlana
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Değerler aşınması ve ahlâkın ikamesi!
Coşkun GÖKKUŞ
Coşkun GÖKKUŞ
ROBİNHO FARKI...
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Yiğidodan Dört Dörtlük Müsabaka
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sıradışı bir imam-hatipli: Mehmet Çebi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Aile çöküyor, toplum çatırdıyor... Nizamülmülk´ün “gece orduları” gerek bize...
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Şerefsiz namussuz alçak rezil vs...
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Kendini büyük görmek
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Bankalar ne yapsın
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Poşetleri bırakın giydiklerimize bakın!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
KÖY TÜKENDİ TOPRAĞIMIZI KURTARIN!
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Din eğitimimiz: Bin yıl önce, bin yıl sonra
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Ümit kesmeyin;
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Bilenlerle bilmeyenler
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Biraz daha teori çalışalım
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
EV ÖDEVİ Mİ!...
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Aday belirlemek artık kolay değil
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ