Ö. Emir Doğan


  İLKÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ, GÜNCELLEME ÖNERİLERİ (1)  

  İLKÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ, GÜNCELLEME ÖNERİLERİ (1)  


MEB, 2012 ve 2017 yıllarında paydaş kurumlara resmi yazı göndererek, Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik teklifleri almıştı. Biz de 2013 Nisan ayında yayımladığımız önerilerimizi yeniden değerlendirerek; 2014 yılında bir, 2017 yılında da iki olmak üzere üç ayrı yazı ile paylaşmış ve mesaj olarak yetkililere de ulaştırmıştık. Bu katkılarımızdan bazıları 2014 yılında yayımlanan İKY´de ve diğer yönetmelik, yönerge ve belgelerde yer aldı. Bunları, bir yazı dizisiyle ayrıca yazmayı planlıyorum.  

Hayatın her alanında olduğu gibi eğitimde de değişiklikler-düzenlemeler yapılıyor. Bu değişim bazen bir zorunluluktan da kaynaklanıyor. Örneğin iki yıldan fazla bir süre devam Kovid-19 salgını, birçok sektörde olduğu gibi, klasik eğitim-öğretim faaliyetlerinde de değişikliklere neden oldu. Geçmiş yazılarımda da değindiğim gibi; bu kadar sık güncelleme yapılması, sürekli bir iyileştirme-geliştirme kastına matuf olmakla birlikte, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifadesiyle, bu durum devletin onca gayreti, harcamasına rağmen, eğitim alanında sistemin tam oturmadığı, beklenen sıçramanın yapılamadığı anlamına da geliyor. Bununla birlikte çok sık değişikliklerden yana da değilim. Öğrencileri değil; eğitimin kendisini bir “ata” benzetirim. Bizim “eğitim atımız” diğer ülkelerin “eğitim atlarıyla” bir yarış içerisinde fakat bu yarışın gerisinde kalmışız ya da bırakılmışız. Eğitim atımızı öne geçirmek için “atı” pasa kamçılıyoruz. Fakat bu kadar kamçının atımızı çatlatabileceğini de düşünmeli ona göre bir tedbir almalıyız.  

Bu günlerde MEB; yine, İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin uygulamaya yansıması ve katkısını değerlendirmek, yapılacak mevzuat güncelleme çalışmalarında değerlendirilmek üzere alandan görüş ve öneri toplamaya başladı. Bizler de bu vesile ile daha önce olduğu gibi önerilerimizi hem sizlerle hem de kamuoyu ile böylece paylaşmış olalım.  

   

MADDE 4 –  

e) Ders yılı: Derslerin başladığı tarihten, kesildiği tarihe kadar geçen ve iki dönemi kapsayan süreyi,  

g) Dönem: Derslerin başladığı tarihten yarıyıl tatiline, yarıyıl tatili bitiminden ders kesimine kadar geçen süreyi,  

h) Eğitim ve öğretim yılı: Eğitim ve öğretimin başladığı tarihten, sonraki eğitim ve öğretim yılının başladığı tarihe kadar geçen süreyi,  

Daha sade ve kolay, anlaşılabilir olması gerekçesiyle, bu maddenin yukarıdaki bentleri tek maddede birleştirilmelidir.  

MADDE 4 – k bendinde; “Normal eğitim: İlköğretim kurumlarında sabah ve öğleden sonrayı kapsayacak şekilde yapılan eğitimi,” yerine; k) Normal eğitim: İlköğretim kurumlarında sabah 9’da başlayıp ve öğlen arası verilmeden yapılan eğitimi” şeklinde düzenlenmelidir. Çünkü veliler, İlköğretim kurumlarında sabah ve öğleden sonrayı kapsayacak şekilde yapılan eğitimi normal eğitim olarak değil; ikili eğitim olarak algılamaktadırlar. Ayrıca, öğleden sonraki iki ders için eve gidip, yemek yemek ve tekrar okula dönmek, öğrenci ve veliler için bazı sıkıntılara neden olabilmektedir.  

MADDE 5 – “(2) Haftalık ders programı, öğretim yılı başında ve gerekli hâllerde ders yılı içinde okul yönetimince hazırlanır. Bu programda yönetici ve öğretmenlerin okutacakları derslerin gün ve saatlere göre öğretmenlerin mazeretleri de dikkate alınarak dengeli olarak dağılımı yapılır ve ilgililere imza karşılığı duyurulur.” Bu madde de ; (2) Haftalık ders programı, öğretim yılı başında ve gerekli hâllerde ders yılı içinde okul yönetimince hazırlanır. Bu programda yönetici ve öğretmenlerin okutacakları derslerin gün ve saatlere göre öğretmenlerin mazeretleri de dikkate alınarak, derslerin boş gün bırakmamaya çalışılarak dengeli olarak dağılımı yapılır ve ilgililere imza karşılığı duyurulur, şeklinde değiştirilmelidir. Okullarda bazı öğretmenlerin derslerinin 3-4 günde toplanması tartışmalara neden olmakta, çözüm için her öğretmenin dersleri belli günlerde toplanarak boş gün verilmeye çalışılmakta fakat bu defa da ders programı yapılamamakta ve dersler belli günlerde toplanamamaktadır.  

         MADDE 6 –  (2) İlköğretim kurumlarında;  

       a)  "(Değişik:RG-10/7/2019-30827) Bir ders saati süresi 40 dakikadır. Okul yönetimince teneffüsler için normal eğitim yapılan okullarda en az 15 dakika, ikili eğitim yapılan okullarda ise en az 10 dakika süre ayrılır." Alandan, 15 dakikalık teneffüs süresinin çocuklarda derslerden çok oyunlara odaklanma, aşırı terleme, hastalanma ve gürültü yapma gibi olumsuzluklara neden olduğuna dair görüşler gelmektedir. Bu madde de yetkili organlarda yeniden değerlendirilmelidir.  

         MADDE 11 – (1) “(Değişik:RG-25/6/2015-29397) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında yeni kayıtlar, temmuz ayının ilk iş gününde başlar. Kayıt işlemi, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak, e-Okul sistemi üzerinden yapılır. Kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez.” Bu madde aşağıdaki şekilde güncellenebilir.  

Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında yeni kayıtlar, haziran ayının ikinci haftasının sonunda başlar, temmuz ayının ikinci haftasının sonuna kadar devam eder. Kayıt işlemi, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak, e-Okul sistemi üzerinden yapılır. Kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez. “Bu zaman zarfında veliler; adres kayıt bölgelerindeki okula uğrayarak bilgi verirler” ibaresi eklenmelidir. Böylece özel okula kayıt olan, nakil giden, kayıt olmayan öğrenciler belirlenerek, eğitim-öğretim başlamadan önce sınıf mevcutları ve öğretmen ihtiyaçları karşılanacaktır.  

İlgili maddede kayıtların temmuz ayının ilk iş gününde başladığı belirtilmekte fakat ne zaman sona ereceğine dair ibare yer almamaktadır. Bu durum velilerde rehavete yol açmakta, okul yönetimlerinin planlama yapmasına mâni olmaktadır. Sonradan gelen kayıtlar için ücretli öğretmen görevlendirilmekte daha sonra bu ücretli öğretmenlerin yerine kadrolu öğretmen atanmakta ve öğretmen değişikliği yaşandığı için okul idareleri ve veliler karşı karşıya gelmektedir.  

D E V A M    E D E C E K  

Es-selam…