16 NİSAN (REFERANDUM) OKUMALARI
Tarih: 21.4.2017 12:43:27 / 850okunma / 0yorum
Ö. EMİR DOĞAN

Sancılı bir seçimi daha geride bıraktık diye başlamak isterdim. Lâkin geride bıraktırmayacaklara benziyor. Öyle bir düzen kurmuşlar ki, sandık sonuçları dahi tartışmaları bitirmiyor bilakis bu sonuçlar yeni tartışmalara, gerginliklere kapı aralıyor. Yeni bir milat olarak gördüğümüz 16 Nisan en azından tarih olarak da olsa geride kaldı ve sandıktan 1,300.000 farkla “evet” çıktı.

-Peki, neden “evet” çıktı dersiniz?

Her şey mükemmel olduğu için değil; mükemmele yakın olması için, ülkede hak-hukuk-adaletin tam tesis edilmesi için, torpilin-iltimasın hepten bitirilmesi için, sanayide, tarımda ülkenin her yanında dahice ve rantabl yatırımlar yapılması için, ilimde teknolojide dışa bağımlılığın bitirilmesi için,  hizmetler sektöründe altın bir  dönem yaşanması için, vatandaşların, başta konut olmak üzere, insani gereksinimlerine ucuz ve kaliteli konutlara erişebilmeleri için, eğitimde, kültürde, sanatta dünyanın önde gelen bir ülkesi olmak, hayatın tüm alanlarında parmakla gösterilen bir ülke olmak için, aymaz, pozcu bir erkin önünü açmak için değil; devlet başkanımızın önünü açmak- elini kuvvetlendirmek için, onun bunun şunun için değil; ümmet için, ve en önemlisi tüm bunların yapılabilmesi için iki başlı hatta on iki başlı yapının bitirilmesi için v.b nedenlerle yedi düvelin “hayırcılığına” rağmen yine de evet çıktı.

Eveeet, arkadaşım evet. Bu milletten ne istediniz de millet vermedi. Yeter ki millete; “Ne istediniz de vermedik” dedirtmeyin. “Evet” sonucu çıktı fakat sonuçların birbirine yakın olması yeni tartışmaları başlattı.

                - Sonuçlar bir birine neden yakın çıktı?

18-25 yaş seçmeninin anketlere göre iktidar partisine ancak 4. sırada oy vermesine rağmen ısrarla bu yaş grubuna seçme ve seçilme hakkı verilmesi ve bu yaş grubunun yaşları itibariyle ülkenin yok-yoksul günlerine şahit olamamaları, ayrıca seküler eğitim sisteminin çarkından geçen gençlerin daha çok hedonist bir felsefeye sahip olmaları da referandum sonuçlarının beklenenden daha düşük geçmesinin nedenlerindendir.  Yine bazı söylemlerde hayırcıların baştan pkk´lı, fetöcü  ilan edilmesi de bazı kırgınlıklara neden olmuş bu durum sandığa yansımıştır. Yine bazı yerel zengin ve zenginleşen yöneticilerin, bileğinin hakkıyla bile olsa siyasetin içinde olmalarına halkımızın hoş bakmaması ve bu zenginliği siyasi ranta bağlamaları da etkili olmuştur. Halkın sistem değişikliğini değil; hükümeti oylaması da sonucun sebeplerindendir.

Sosyal medyada iktidar partisi yetkililerinin ve parti teşkilatlarının yeterince çalışmadığı çok sık yazılıyor. Doğrudur, bu da olabilir. Fakat sadece bu değil;  teşkilatlar çalışsa bile, bazı yerel üst yöneticilerin imajının bozulduğuna dair söylem ve dedikodular sonucu, halkın bunun da hesabını genel merkezden sormak için, 2015 Haziranında bir ders vererek pişman olmasına rağmen yine bir ders vermek kastıyla farklı oy kullanmaları da etkili olmuştur.  15 Temmuzda her dört kişiden üçü sokağa çıktı diye bu oranda bir “evet” beklenmesi de atalete sevk etmiş olabilir tabi. Lakin bu durum basit matematiksel hesaplamalarla ulaşılabilecek bir sonuç değildir.

 Referandum geçtiğine göre artık daha rahat söyleyebiliriz ki, bu düzenleme yetersiz bulunmuştur. Milyonlarca emekliye, taşerona, memura doğrudan bir iyileştirmenin değişikliğin içine serpiştirilmemiş olması da kanaatimizce sonucun böyle olmasında etkili olmuştur.

Sonucun bir birine yakın çıkması dolayısıyla hayırcılar üzerinden bölme-parçalama-aciz bırakma girişimleri devam edecek gibi. Oysa bu gemi 6 Haziran 2015 de kayalıklara oturmuştu.  15 Temmuz 2017 de ise gemi batma tehlikesi geçirmişken yaşananlardan herkesin ve her kesimin ders çıkarması gerekirdi. Bu sonuçtan sonra 2019 yılında yapılacak olan seçimler bu kadar beklemeden belki de öne alınabilir. Yapılacak olan bu seçimde dar bölge sistemi gelebilir, seçim barajı yüzde 3´e çekilebilir belki.

Yine de bu sonucun alınmasında doğu illerinin, Avrupa´da yaşayan vatandaşlarımızın ve Orta Anadolu da yaşayan vatandaşlarımızın etkili olduğu ve onların yoğun gayretleriyle alındığı unutulmamalıdır. Bundan sonraki tartışmalar, kaybetme psikolojisi ve bu sonucu asla istemeyen batının ayak oyunlarıdır. Mühürsüz zarf ve pusula tartışmaları da bunun bir göstergesidir. Hatta bu işte kasıt da olabilir.  Sandıklarından böyle zarf çıkan sandık kurulu üyeleri inceleme konusu olabilir. Bu sorun sandık kurullarının ve sandık başkanlarının nasıl belirlendiği sorusunu da gündeme getirmelidir.

Bu nasıl iştir ki kazanan yüzde altmışın altında bir oranda kazandığı için başarısız sayılıyor. Kaybeden ise; yüzde kırkı geçtiği için kazanmış oluyor. Bu nasıl bir hesaptır? Yüzde 50.001 ile “hayır” çıksa nasıl ki sistem değişmeyecekti ve bu sonuca saygı duyulacaktı, o halde yüzde 51,41´lik sonuca da tüm dünya saygı duymak zorundadır. Eğer duymazlar ise bu durum da çok umurumuzda değil açıkçası. Ayrıca sandıktan  1 fark ile “hayır” çıksa batılılar ve içimizdeki batılılar bugünkü tartışmaları yapar mıydı?.  24 Nisan 1920 TBMM Başkanlığı seçiminde Celaleddin Arif Efendi 109 rey, Atatürk´ün ise 1 fazlası olan 110 rey ile seçildiğini de unutmayalım.  Mademki “maç başladıktan sonra kural değişmez”, o maçın kurallarından biri de 1 fazla atanın maçı kazanmasıdır. Ne yapalım yani aradaki fark az oldu diye 6 ay içinde bir daha mı referanduma gidelim!

Yeni bir sistemi isteyen 24,5 milyon insan kadar olmasa da bu değişikliği istemeyen 23 milyondan fazla insan olduğunu da iyi değerlendirmek ve onları da anlamaya daha çok önem vermek gerekir. İnsanların birlikte yaşama istek ve arzularını güçlendirecek düzenlemeler yapılmalı ve her şeyden önce mülkün-devletin temeli olan ADALET toplumun tüm alanlarında tesis edilmelidir. Bizi bir arada tutacak olan adaletin tesis edildiğine olan inançtır.

Ne yaparsınız işte. Bazen bir fakirin gördüğünü koca bab´ı âli, ricâl´i devlet göremeyebilir. Yine de olanda hayır vardır ve buna da şükür diyelim. Çok lakırdıya ve derin tahlillere gerek yok. Bırakın şunu-bunu, şu-bu projeyi, taktiği. ADALET tesis edilebilse başkasına gerek yok. Bu bize ve birliğimize yeter.  Sonuçta bu netice bir devrimdir ve D.Trump´ın referandum sonucu belli olduktan sonra Cumhurbaşkanımızla görüşmesini arttırdığına da dikkat etmek gerekir.

Bu süreçte çok kullanıldığı için şu soruyu sormadan da geçemeyeceğim. Nasıl oluyor da bütün güzellik ve karşılık beklemeden yapılan iyiliklerin en genel ifade biçimi olan Arapça kökenli “hayr” kavramı; tüm olumsuzların en genel ifadesi olan “hayır” kelimesiyle ifade ediliyor?. Etimologların bizleri bilgilendirmesini bekliyorum.

 

Anahtar Kelimeler: NİSAN, REFERANDUM, OKUMALARI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HOMO DÜT DÜTÜS* (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(2) (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ OKUMASI (2) (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ OKUMASI (1) (03 Temmuz 2018 - Salı)
BUGÜNLERİN RAMAZANI (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ABBAS GÜÇLÜ VE EĞİTİME DAİR NOTLAR (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
YENİ, LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
OKULLAR ARASI BİLGİ YARIŞMALARI (19 Mart 2018 - Pazartesi)
GENÇLERLE BAŞBAŞA ve BAŞGİL HOCA (06 Mart 2018 - Salı)
E- EĞİTİM DÖNEMİ (25 Ocak 2018 - Perşembe)
BASIN VE VATANDAŞ MOBBİNGİ (05 Ocak 2018 - Cuma)
İSTİKLÂL VE İSTİKBÂL ŞAİRİ (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
OKUL AİLE BİRLİĞİ TOPLANTILARI (03 Aralık 2017 - Pazar)
ÖĞRETMENİM… (26 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMİN WC SORUNU (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
TEOG YERİNE İBİP (29 Eylül 2017 - Cuma)
SAYIN 1.SINIF VELİLERİ… (12 Eylül 2017 - Salı)
4 DUVAR 4 TEKER UĞRUNA… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
“İSLAMÎ TATİL” DERKEN BAYIM… (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(2) (22 Haziran 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(1) (20 Haziran 2017 - Salı)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(2) (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(1) (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
YENİ BİR MİLAT: 16 NİSAN (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
SMS ÂDÂBI (“HAYIRLI CUMALAR”) (27 Mart 2017 - Pazartesi)
PROMOSYON TARTIŞMALARI (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ÇOCUKERKİLLİK (06 Mart 2017 - Pazartesi)
28 ŞUBATTAN 15 TEMMUZA (28 Şubat 2017 - Salı)
VALENTINE´S DAY (SEVGİLİLER GÜNÜ) (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
MÜFREDAT YENİLEMESİ YETER Mİ? (31 Ocak 2017 - Salı)
“ERBAUN”(KIRK YAŞ) ÜZERİNE (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
KANIMIZ AKA AKA… (20 Aralık 2016 - Salı)
GÖKLER ADAMI: NURİ DEMİRAĞ (29 Kasım 2016 - Salı)
RÖTARLI ROTASYON (08 Kasım 2016 - Salı)
DARBENİN YÜZ GÜN SONRASI (25 Ekim 2016 - Salı)
İŞİMİZ CİNNETİMİZ OLMASIN (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
AKILLI TELEFON SOYGUNU (22 Eylül 2016 - Perşembe)
CİĞERİNİZİ KURTLAR YESİN!... (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DARBE NÖBETLERİ VE SAYGI DURUŞU MESELESİ (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
FETÖKOPAT” ENDİŞELERİM VAR(DI) (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
SİVAS´A ÖĞRETMEN AKADEMİSİ (18 Haziran 2016 - Cumartesi)
BEYDEBA´DAN... (31 Mayıs 2016 - Salı)
TÜBİTAK BİLİM PROJELERİ (17 Mayıs 2016 - Salı)
“YIKIK DİNİN MENSUPLARI” (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
MÜDÜÜÜRRR!... (16 Nisan 2016 - Cumartesi)
ŞAKA GİBİ 1 NİSAN (01 Nisan 2016 - Cuma)
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ(Dİ) (22 Mart 2016 - Salı)
ŞEHİR VE İNSAN ÜZERİNE (08 Mart 2016 - Salı)
YENİLECEKSİNİZ… (23 Şubat 2016 - Salı)
“BAŞKANLIK” MESELESİ (02 Şubat 2016 - Salı)
SUBLİMİNAL MESAJLAR VE DİZİLER (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
MEHMET AKİF ERSOY… (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
MÜSLÜMAN(!) AMA PUTiNCİ... (15 Aralık 2015 - Salı)
ŞU ÖĞRETMEN DEDİKLERİ… (25 Kasım 2015 - Çarşamba)
BİR, KASIM KASIRGASIYDI… (17 Kasım 2015 - Salı)
SIRTLAN SÜRÜLERİ GİBİ SALDIRIYORLAR (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OĞLUM REŞİT… OLMASIN (02 Ekim 2015 - Cuma)
DAĞLICA YİNE DAĞLADI!... (09 Eylül 2015 - Çarşamba)
KILIÇ SIRTINDA GÜNLER (20 Ağustos 2015 - Perşembe)
ROTASYON MU DEMİŞTİNİZ? (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
BİR RAMAZAN BÖYLE GEÇTİ (21 Temmuz 2015 - Salı)
TERCİH MARATONU VE İHL´LER (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
BİZE RAHAT YOK!... (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
SEVİNDİRMEYEN ŞEÇİM 7 HAZİRAN (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
EL BİRLİĞİYLE… (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
19 MAYIS SONRASI DA BİR CİHATTIR (19 Mayıs 2015 - Salı)
“STRES” SEÇİMİNE DOĞRU!... (11 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İŞÇİNİN 1 MAYISI (28 Nisan 2015 - Salı)
ÖRTÜN(ME)MEK (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
CUMA NAMAZI VE ÇALIŞANLAR (04 Nisan 2015 - Cumartesi)
EV ALMAK YA DA AL(A)MAMAK (20 Mart 2015 - Cuma)
ALLAH BİR DAHA…YAZDIRMASIN (10 Mart 2015 - Salı)
DARBENİN POST’U VE ERBAKAN (27 Şubat 2015 - Cuma)
MÜBAREK SEVGİLİLER GÜNÜ(!)… (15 Şubat 2015 - Pazar)
MANKURTLAŞTIRILMAMIŞLARDAN MISINIZ? (27 Ocak 2015 - Salı)
TERÖR YÜRÜYÜŞÜ! (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
EĞİTİMİN KARASI, “KARMA” OLMASI (18 Aralık 2014 - Perşembe)
ÖĞRETMENİM… (24 Kasım 2014 - Pazartesi)
“KÖPEKÇE” MERAMLAR (21 Kasım 2014 - Cuma)
CİNSEL SUÇLAR(II) (22 Ekim 2014 - Çarşamba)
CİNSEL SUÇLAR(I) (21 Ekim 2014 - Salı)
SAYIN VELİ… (02 Ekim 2014 - Perşembe)
NORM FAZLALIĞI VE ROTASYON (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
ADALET BU MU? (14 Eylül 2014 - Pazar)
EĞİTİM SAVAŞLARI (07 Eylül 2014 - Pazar)
GÜL GİBİ SAADET Mİ? (01 Eylül 2014 - Pazartesi)
“MEDYA OKUR-YAZARLIĞI’NI SEÇMELİ (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
KELEPİRE KONUT!... (12 Ağustos 2014 - Salı)
YEREL GAZETELERİN HABERCİLİK ANLAYIŞI (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol?

Hacı Bektaşı Veli
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ