“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı
Tarih: 30.1.2018 11:10:20 / 705okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Malumunuz; bir siyasi partimizin İstanbul İl Başkanlığına bir bayan seçildi. “Hayırlı olsun” dememiz gerekirken ortalığa her biri ayrı bir fecaat olan şeyler saçıldı.
Alanımı ilgilendirdiği için şu “1/4 domuz” yeme şovu üzerinde duracağım. Konunun dinî boyutunu dikkate alarak önce domuz etiyle ilgili kısa bir dinî bilgi vermek, sonra da “1/4 domuz” paylaşımı üzerinden verilen mesajın derinindeki zihin yapısı ve ideolojik bağnazlık üzerine bir şeyler söylemek isterim.
***
Kısa dinî bilgi: Bazı hükümler Kur´an ve hadislerdeki dolaylı ifadelerden çıkarılır. Bazıları da vardır ki bunlar için “helal-haram” gibi net kavramlar kullanılmıştır. Bunlardan biri de domuz eti yasağıdır. Üç âyette tekrarlanan ifade şöyledir: “… ve domuz eti size haram kılındı” (2/173, 5/3, 16/15).
Bir eylemin dindeki hükmüne dair delilin gerçekten var olup olmadığı (sübut), varlığı kesin olsa bile, bunun net bir buyruk ya da yasak içerip içermediği (delâlet) hususunda bir kapalılık olabilir.
Bu ölçülere göre domuz eti yemenin haram olduğu konusunda: a) Delil kesindir; çünkü Kur´an âyetidir; b) Yasak kesindir; çünkü âyette açıkça “haram kılındı” denilmiştir.
Küçük bir not daha: Belirtilen iki yönden de “helal” ya da “haram” şeklinde kesinleşmiş bir dinî hüküm bağlayıcı ve kalıcıdır (tevkîfî). Bir hükmün dayandığı delili sübut ve delâlet yönünden tartışabilirsiniz. Ama –domuz eti yasağında olduğu gibi- delil her iki yönden de kesinlik kazanmışsa artık o hükmün geçersizliğini savunamazsınız; aksi halde ortada din diye bir şey kalmaz.
***
Gelelim somut duruma. İki noktaya değineceğim:
1. Bu insanlar neden “1/4 domuz” gibi bir şov yapma ihtiyacı duyarlar. Çünkü –paylaşımın da açıkça gösterdiği üzere- öylesi zihinlerde bu, sadece yiyip içme gibi basit bir konu değil… Bu bir ideolojik meydan okumadır. Dinde temel bir kural vardır. Bir yasağı çiğnerseniz günahkâr olursunuz; bir iyiliğinizden dolayı Allah dilerse sizi affeder. Ama o yasağa karşı meydan okumaya kalkarsanız artık yollarınızı ayırmış sayılırsınız.
2. Bazıları soruyorlar: “Böyle militan tiplere nasıl onay verilebiliyor?
Bence iki ihtimal var. a) Zayıf ihtimal: Aday gösterdikleri, seçtikleri kişinin geçmişini incelemede gevşek davranmışlardır; b) Güçlü ihtimal: Kendileri de aynı ideolojik bağnazlığa müptela oldukları için bu tercihin kendilerine getireceği siyasi maliyeti göremeyecek kadar basiretsizdirler.
Maksadım ne siyaset yapmak ne de bu insanlar domuz eti yediler diye din-iman sorgulaması yapmaktır. Hani denir ya: Burası özgür bir ülke; yasalar dâhilinde isteyen istediğini yapar.
Bir ara söz konusu partimizin bazı yetkililerinin özel ortamlarda, hatta medyada dile getirdikleri bir arayışları vardı: “Mütedeyyin vatandaşlar nezdindeki olumsuz imajımızı nasıl düzeltebiliriz?” gibi.
Ama olmuyor. Neden mi? Çünkü bu, siyasi bir sorun değil; bunun çok ötesinde bir zihniyet sorunu. Bu zihin, ta Cumhuriyet öncesinden gelen, temelini Fransız pozitivistivizminin oluşturduğu bir dünya görüşüyle inşa edilmiş ve ana yapısı hiç değişmemiştir. Görebildiğim kadarıyla bu konuda dünyada en tutucu yapı bizdekidir. Yaşasaydı Auguste Comte bile değişirdi ama bizdeki bu zihinler jakoben pozitivizmde çakılıp kaldılar.
Aslında bizde analitik düşünmeden daha çok ideolojik düşünme tarzı hâkim olduğu için bu saplantılar karşıt zihinlerde de var. Sırf öteki tarafa inat olsun diye böyle saçmalıklar yapanlar olabilir; bu sorun değildir. Sorun, siyasi ya da başka toplumsal yapıları bu saçmalıkların yönetmesidir.

Anahtar Kelimeler: domuz, kafa, yapısı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar?

Hacı Bektaşı Veli