‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´
Tarih: 3.2.2017 10:18:11 / 511okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Alınıp satılamayan, hüviyetleri mezata konulamayan, eğilip bükülmeyen adamlar.

Kaç tane var böyle adamımız?

Bir elin parmakları kadar var mıdır?

Ben çok rastlamamış olabilirim. Bu konuda karamsarım. Çok az var.

İnşallah ‘Gök kubbenin altı boş değildir´ sözü doğrudur.

‘Adam´ kelimesi biraz avami görünebilir. Şu anda bu kelime kolayıma geldi, kullandım. Lütfen mazur görülsün. Benim kelime fukaralığıma bağlansın.

Dün, ‘dunyabizim.com´da, Atasoy Müftüoğlu´nun ‘Yeni bir dil inşa etmek´ temalı konuşmasının haberini okudum.

Kadim arkadaşım Şakir Kurtulmuş hazırlamış haberi.

Haberin başlığında hepimizi ilzam edecek, hepimizi nefs muhasebesine sevk etmesi gereken bir cümle vardı.

 “İslam´ı tarif ediyoruz ama, tecrübe etmiyoruz.”

Bizim, bir özelliğimiz daha var. Sözün güzelini görebiliyoruz. Sonra da, sanki o söze liyakatimiz varmış gibi, dilden dile gezdiriyoruz.

Ben, terbiyem gereği, bu cümlenin muhatabı olduğumu düşünüyorum ve noksanlıklarımdan dolayı hicap duyuyorum.

Yani, bu cümle karşısında, ‘ben sağlamdayım, alın siz de istifade edin´ tavrında değilim.

Bir ara, Hece Yayınları´nın talebi üzerine, Atasoy Abi hakkındaki hissiyatımı kısaca yazmıştım. (Irmağın İçli Sesi, Atasoy Müftüoğlu Kitabı.)

Ben, bir yazdığımı bir daha yazmakta çok zorlanıyorum. Buna rağmen, şurada, Atasoy Abi´nin benim hayatımdaki ‘ağabey´ kavramına tam anlamıyla tekabül ettiğini tekrarlamalıyım.

Okumaya devam ediyorum.

“Her türlü durumda hakikati söyleyen topluluğa acilen ihtiyacımız var.”

Her türlü durumda sözünü değiştiren, doğru veya yalan, ne lazımsa, işimize hangisi geliyorsa onu söyleyen bir topluluğun içinde ne kadar kıymetli böyle bir sözün söylenmesi.

“Bireysel dindarlığa ikna edildik. Milli dindarlığa ikna edildik. Ulus dindarlığına ikna edildik.”

“Bir toplumda din adına düşüncesizleştirmekten daha vahim bir şey olabilir mi?”

“İslam dünyasının, maruz kaldığı emperyalizme cevap verecek hale gelmesi gerekiyor. Kültürel muhafazakarlık içerik üretmiyor. Bugünü yaşıyoruz ve bugüne önerebileceğimiz hiçbir şey yok. İbn Haldun´dan bu yana bir tarih felsefecisi yetişmedi. Neden diye kendimize sormalıyız.”

Atasoy Abi´nin kendisine çağırdığına rastlamadım.

Kırk yıldır tanıyorum. Hakikate çağırdığına şahidim.

Hakikate çağırır gibi yapıp kendisine çağıranlardan da olmadı.

Herkes kendine çağırırken, Atasoy Abi´nin gençlere söylediğine bakın:

“Gençler, bize gelmeyin, kendinize gelin.”

Ben, ‘gençler´ zümresine dahil değilim. Yaşım kemale erdi. Ama bu nasihatin, eğer tutabilirsem, benim için de faydalı olduğunu düşünüyorum.

Ne yaptım ben şimdi?

Ecmainlik mi yaptım?

Abicilik mi yaptım?

Yanılırsınız, eğer böyle bir zehaba kapılırsanız.

‘Kendisine çağırmayan´ bir mü´minden, ‘abicilik´in sökmeyeceği bir şahsiyetten bahsediyoruz.

Fikirlerine iştirak etmek zorunda değilsiniz.

Kafanız ne kadar ‘müstakil´se hakikati anlamaya, hakikati söylemeye o kadar müsait olursunuz.

Yazımın giriş cümlelerini, sadece Atasoy Müftüoğlu´nu düşünerek yazmadım. Kaç kişiyseler o vasıflara sahip ‘Adam´lar, onları düşünerek yazdım.

 

O düşündüğüm ‘adamlar´ın hiçbiriyle fikren yüzde yüz mutabık değilim.

Kendimle de her zaman mutabık değilim.

 (Fakat Atasoy Abi´nin tırnak içinde naklettiğim cümleleriyle yüzde yüz mutabıkım.)

Onlar dahi benim onlarla hemfikir olmam için bayılmıyorlar.

Asıl dikkat çekmek istediğim, o ‘adamlar´ın ‘adamlık´ları.

‘Mürüvvet´leri.

Bir de...

Kaht-ı rical.

Anahtar Kelimeler: Bize, gelmeyin, kendinize, gelin
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çoban uyudu mu kurt emin olur.

Mevlana