ATALAR SÖZÜ YERDE KALMAZ
Tarih: 17.10.2017 17:20:20 / 570okunma / 0yorum
Müjgan Üçer

Sürekli ve en etkili iletişimi sağlayan dilimiz, içinde yaşadığımız dünyayı görme, anlama ve değerlendirmemiz bakımından  kültürümüzün  hâkim  unsurudur. Türk edebiyatının toplum ve kültür ile ilişkisinin en güçlü alanı  anonim halk edebiyatı ürünleridir. Toplumumuzun aynası olan bu ürünler, halkımızın  ortak ve kültürel değerlerini, duygu ve  düşüncelerini sevinçlerini, mutluluklarını, yine halkın ifadesiyle ortaya koyarak,  geçmiş ile günümüz arasındaki bağı da  devam ettirir, yerelden millîye, millîden de  evrensele kapı  açarlar. 

Atalarımızın imbikten süzülmüşçesine, yol yordam gösteren, öğüt veren, bir düşünceyi, doğru, hikmetli, veciz ve nükteli bir şekilde anlatan, halka mal olmuş atasözlerimiz ile ifade gücünü arttırmak için gerçek anlamlarını kaybederek, sanatlı bir şekilde  yeni anlam kazanmış kelime öbekleri olan deyimlerimiz,  Türk halk kültürünün üzerinde en fazla araştırma ve yayın yapılan konusudur. Çünkü bu konu her zaman araştırılmaya açık, zengin ve genişleyen  bir alandır. Halk bilgeliği diyebileceğimiz, insanımızın hafızasında duran bu bilgiler kaydedilmeli ve günlük hayatımızda yaşatılmalıdır. Halk kültürümüzün bereketli vadisindeki bu zenginlikler,  hikmetli sözler yaptırımları ile ailede ve  toplumda sosyokültürel bütünleşmenin sağlanmasında büyük önem taşıyor.

Yerelden millî kültüre intikal eden bu zenginlik,  millî kültürden de insanlık âlemine  mesaj ulaştıran ifadelerdir; "Âlim  unutmuş  kalem  unutmamış"atasözümüzde olduğu gibi. Yazmak, bütün kültürlerde bilgiyi  geleceğe taşıyan,    geliştirilerek de yaşatılmasını  sağlayan   evrensel bir olgudur.

 Hatırda Kalmaz Satırda Kalır

1958-1962 yıllarındaki yüksek öğrenimimde, Tıp ve Eczacılık  Tarihi ve  Tıbbî Deontoloji derslerimizi veren Ord. Prof. Dr. A. Süheyl  Ünver  hocamız;  "Bizim kolay kolay her ulusa nasib olmayan müstesna kültürümüz  ve derin bir görüşümüz olduğu üzerinde durur, "tarihimize, yaşayışımıza ve sözlü kültürümüze dair,   büyüklerimizden dinlediklerimizi  mutlaka kaydetmemizi  önerir  ve  "şifahîlikten ancak  böyle kurtuluruz",  derdi. 

Merhum Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver hocamızın halk kültürüne yönelmemde  ufuk açan, tesir ve teşvikleri ile duyduklarımı yazmaya devam ederken,  bilhassa atasözü ve deyimlerin bazılarının   yurdumuzun diğer yörelerinde ve Türk dünyasında  benzer şekillerde kullanıldığını görüyordum. Böylece sözlerimiz  unutulmaktan kurtulduğu gibi, dilimizin köklerine yolculuğumuzu da sağlıyordu. Dolayısıyla kaydettiğim her yeni söz, bu çalışmanın bitmeyeceğini  ve  ucu bucağı bulunmayan  bir deryâ olan dilimizin ve kültürümüzün  zenginliğini de gösteriyordu.   

 1962 yılından beri   Sivas  yöresinde,  kuşaktan kuşağa  intikal eden sözlü geleneğimizi, günlük hayatta  kullandığımız ve halk ağzından kaydettiğim söz varlığımızdan; 7000´dan fazla atasözü, deyim, iyi dilek (hayır duası), karış (kargış/beddua), ölçülü söz, atasözleri ve deyimlerin  hikâyeleri,  fıkra, ninni, tekerleme, dua,  ağıt,  mâni, türkü ve  bilmecelerden  örnekler ve yerel kelimeler;  "Atalar Sözü Yerde Kalmaz"  adıyla 1998´de Cumhuriyet´imizin 75. Yılında, Sivaslılar Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı tarafından yayımlanmıştı. Mevcudu kalamayan bu kitabın yeni derlediklerimle  genişletilmiş  2. baskısı üzerinde çalışmaktayım.

  Atasözlerinde çelişki var gibi zannedilir. İnsan psikolojisine göre, her çeşit insan olabilir. Aynı durumda aynı davranmayabilir. Atasözlerimizde dile gelenler, hayatın gerçekleri karşısında denenmiş, yaşanmış görülen olgulardır. Atalarımız, sözlü edebiyatımızı  günlük hayata  dahil ederek  uygun durumlara örnek olacak şekilde bilgece konuşmuşlar. Bu sözlerin bir çoğu hayatımızdan çekildi ne yazık ki. Türk toplumunun  son çeyrek yüzyıldan beri çekirdek aileye dönüşmesiyle, hayatımızdaki büyük değişim, atadan, dededen, büyükannelerden  beslenemeyen aile fertlerinin  sözlü kültür geleneğinden hızla uzaklaşmasına, kültürel süreklilikte kırılmanın  yaşanmasına sebep oluyor. Ayrıca günlük hayatlarına  edebiyatın edebini dahil eden büyüklerimizin  bu  güzel hasletlerinden de nasip alınamıyor. 

 "Temsil getirmek" nereden geliyor?

Yılların deneyimi ile öğüt haline gelen, altın kalıplar içine dökülmüş, halkımızın hayat felsefesini dile getiren atasözlerimiz ve deyimlerimize;  kendilerinden  çok şey öğrendiğim büyüklerim; duruma uygun  bir söz veya atasözü  söylemek için getirdikleri temsillere;  "ataların bir temsili", "atalardan bir mesel", "söz temsili" yerine göre  de  "temsilde hatâ  olmaz" diye söze başlarlar, ataların, büyüklerin  hikmetli sözlerinin,  öğütlerinin  tutulmasını ister, bunlara  sahip çıkılması gerektiğini de yine bir atasözü olan  "atalar sözü yerde kalmaz",  cümlesiyle söylenir.

 Atasözlerinin toplum hayatındaki önemi sebebiyle,  Batı´da atasözübilimi; paremiyoloji (paremiology) adı altında  bilim dalı olarak kabul edilmiştir.  Atasözü örneklerinin derlenmesi, çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılması, kavram ve dil yapılarının incelenmesi bakımından yine Batı´da bu alanda çeşitli çalışmalar yapılmış bulunuyor.

Sivas´tan Hayatı Kuşatan Bir  "Söz Temsili" 

Beşik, eşik, keşik  atasözü; Sivas´ta, halk bilgeliğinde; hayatın üç önemli safhasını işaret eder. Bu özlü söz, mecazlı bir anlatımla, beşik; doğum, eşik; evlenme, keşik ise ölüm anlamındadır. Bu sözü merhum babam Kâzım Arslan (1900-1991)´dan, 1960´lı yıllarda dinlemiştim. Bu sözü  daha sonra  da   kimseden duymadım. Keşik (Kezik) : Sıra, nöbet (mecazî; ölüm)  anlamındadır. Sivas´ta eskiden fırından keşik alınır, tatlı su çeşmelerinde  su doldurmak için keşik beklenirdi. Sivaslı annelerin, çocuklarını uyuturken söyledikleri ninnilerde de keşik; ölüm anlamında  şöyle geçer:

 "Ninni derim beşiğine / Ben öleyim keşiğine".

1981 yılında, doğum, evlenme ve ölümle ilgili gelenek ve sözlü kültürümüzü araştırdığım günlerde, kendisinden çok şey öğrendiğim Sivaslı eğitimci merhum Feyzullah Demiray (1914-1994) hocamıza babamdan öğrendiğim "beşik eşik keşik” atasözümüzü söylemiştim. Hocamız çok anlamlı  bulduğu bu söze, bir  dörtlüğünde şöyle  yer vermişti: [1] 

Anadan doğar doğmaz biz yaslandık beşiğe

Nice yıllar baş koyduk çift olarak eşiğe

Artık dert çekilmiyor ne durursun Azrail

Her çile tamam oldu sıra geldi keşiğe

 
Anahtar Kelimeler: ATALAR, SÖZÜ, YERDE, KALMAZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
ÇOCUĞU NE OKUTUR? (18 Eylül 2018 - Salı)
BAYRAM KOKUSU (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
HER GÜN ÇEVRE GÜNÜ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İFTAR KOKUSU (15 Mayıs 2018 - Salı)
AHMET KUTSİ TECER´İ DİNLERKEN (27 Nisan 2018 - Cuma)
IRMAKLARIN SİVAS´I (05 Mart 2018 - Pazartesi)
HZ. SÜLEYMAN PEYGAMBER VE HAYVAN EFSANELERİ (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
"AĞIZSIZ DİLSİZ " CANLILAR (31 Ekim 2017 - Salı)
Sivas´ta Komşuluk (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Tek olan şey bölünme kabul etmez, gerçek tekdir.

Hz. Muhammed
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Hava, kurşun gibi ağır! Basîret şimdi lazım bize!
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
KİMLER BELEDİYE BAŞKANI OLABİLİR?
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Doktor Bey´in işleri
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
CHP´nin Din Konusundaki Genelgesi
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Sona Bırakmayalım
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ