´Yaşanmaya değer hayat hakkında sorusu ve derdi olan bir adamım´
Şair-yazar-Denemeci-Sosyal Teorisyen: Berat Demirci. Yaşanmaya değer hayat hakkında sorusu ve derdi olan bir adam. Ve derdi Sivas olan bir adam... Onun için yazmak konuşmaktır. Dosdoğru olmak düsturuyla müsemma... Ve bir Sivas sevdalısı, Sivas´a kıyımlara yerlilerden ziyade şehirli olarak isyan edecek kadar ve mücadelesine yön verecek kadar. Sohbetimiz Anadolu evindeydi, kendi evindeydi. Bizler ufkumuzu açtık, sizlerle de bu güzel muhabbeti paylaşmak istedik. Muhabbetler daim olsun efendim.
Tarih: 4.9.2018 00:09:00/ 6387okunma / 0yorum

Zübeyde DARENDELİ

Sizi dinlemeyi seviyor insanlar. Buna çok şahit olduk. Konuşuyor musunuz, yazıyor musunuz?

 

Sohbet sözlü kültürün esasıdır, içinde yaşanmışlığı taşır. Böyle bir imkânımız oldu. Sivas bizim çocukluğumuzda bir Orta Çağ şehriydi. Kabaca Orta Çağ diyorum, tartışmalıdır. Aslında Orta Çağ farklılıklar çağıdır; insanlık düzeyinde tek müşterek tarafı: En güzel şehirlerin bu çağa denk gelmesidir. Orta Çağ, şehrin zirvesidir; bugün ise kent vardır. Şehir bir biriyle sohbet eden, bir vasata sahiptir; kent ise, insanlar arası ilişkileri daha çok ekonominin belirlediği, tabiattan özellikle koparılmış yapay bir konut alanıdır. Burada insanlar konuşmazlar, hatta konuşturulmazlar; iktidar kentlilere sadece meydanlar ve marketler bağışlamış; bunun karşılığında sokağını, hanesini, ekonomisini elinden almıştır. Modernlik, insanoğlunun yaşadığı en büyük despotluktur; demokrasi bunu piyasa toplumu lehine meşrulaştırmıştır. Evet, şimdi bunları tek tek açmak gerekir ama neticede bunlar gazetede yayınlanacak ve belki halk içinden anlayan arifler çıkabilir ama kentin “iktidar söylemine tav olan” epistemik cemaati, anlamak bir yana buradan “söylem iktidarı”na jurnal çıkaracaklardır. Boşuna konuşmuş olmayalım… Bakın konuşmak dedim, benim için yazmak konuşmaktır; birilerini ikna etmek için yazmam, orijin sahibiyim elhamdülillah.

Gazete ve dergiler için çok hızlı yazıyorum ve dönüp gözden geçirmeye bile zamanım olmuyor. Yazmak kendi kendime verdiğim tek görev… Bunları insanlara uygun sohbet ortamlarında anlatmayı elbette isterdim. Günün birinde belki geleceği inşa etmede yardımı olur. Mütevazı hedefler bunlar, malzemenin ne olduğunu, nereye doğru evirildiğini net bir biçimde görebiliyorum. On beş sene evveline kadar konuşma, az çok sohbet etme imkânı oluyordu; şimdi herkes akıllı ve akıllı telefon sahibi. Artık yazmaya daha fazla zaman buluyorum ama yine de o sohbet iklimini yazılarımda estirmeye çalışıyorum.

 

Berat Demirci şair olarak mı anılmak ister, deneme ustası mı?

 

Şiir konuşmayı sevmediğim bir konu… Dergiler, otoriteler konuşsunlar. Ben şiir yazmayı sürdürüyorum, hem de her gün. Yayınlamayı ise hemen hemen kestim. Denemeyi rastgele seçmedim, şiire en yakın alandır. Allah ömür verirse şiir kitapları da gelecek. Döne döne yazıyoruz bakalım…

 

Kitap okuyan toplum olmadığımız söylenir, ne dersiniz?

 

Okunmuyor galiba ama kitap derken de ne kastedildiğini anlamam lazım. Önünde ergenlerin kitap imzalatmak için sıraya girdiği, “Oğlak Burcunun Fazileti” türünden kitapların, okuyucusuna ne kazandırdığını bilmem. Best-seller olarak gözüken kitaplar, okur seviyesinin mi, kültür politikasının mı ürünü? Yahut çok kaliteli kitaplar okunuyor da biz mi kendimize yanlış bir kitaplık oluşturduk? Şaka yapmıyorum. Bu sorduğunuz konuyla ilgili Sivas´ta bir sempozyum düzenlenmişti, bendeniz de orada bir bildiri sunmuştum. Aslında orada tam da konuya girmiştik, iyi bir kültürel etkinlikti, arkası gelmedi. Bence on gün sürecek bir sempozyum düzenlesek, söylenecek daha çok söz kalabilir. Kim bilir, burada söyledik; biri de çıkar gerçekleştirir, biz de müstefit oluruz.

 

Son kitabınız “Besmeleli İstavroz” hakkında bize neler söylersiniz?

 

Söyleyeceğim sözleri kitapta söylemişim zaten. Ayrıca diyeceğim bir şey yok. Yazarak konuşuyorum, sonra kitap oluyor. Piyasanın kitabı olmadığını biliyorum, genellikle zamanın kulağına bir şeyler söylemiş oluyoruz.

 

Sinema üzerine zaman zaman konuştuğunuzu, filmlerden alıntılar yaptığınızı görmekteyiz. Bir tavsiyeniz var mı?

 

Kimin ne okuyacağını tayin hakkım olmadığı gibi, ne seyredeceğini söyleme hakkım da yok. Burası serbest piyasa kurallarıyla işleyen, liberal bir ülke… Bu konuda kimseye diyecek bir sözüm yok. Nasıl bir seyirci olduğumu söyleyeyim. Klasik filmleri bazen tazelediğim olur, meselâ “Bisiklet Hırsızları”nı bugün yarın bir daha seyredeceğim.  Bazen sıkılarak sonunu getirdiğim filmler olur, bazen de tekrar seyretmem gerektiğini düşündüğüm filmler… Genel ilkem ise “kitap okur gibi seyretmek”tir. Bir filmi seyrederken ayrıntıları kaçırmamaya çalışırım. Sırf bu yüzden bilgisayarımın ekranı bayağı cesametli... Durduruyorum, bazı sahneleri tekrar seyrediyorum filan… Sevmediğim şey ise vizyondaki filmler üzerine ahkâm kesmek. Üzerine çok konuşulan filmleri seyretmiyorum. Yahut geciktirerek seyrediyorum. Sinemacı dostlarım vardı/var, bu işin nice zor olduğunu bildiğim için laf kalabalığına getirmekten çekinirim.

 

Sivas bir sevda mı?

 

Evet, eski bir sevda. Şu günün kentiyle her türlü muaşeret ve alışverişi sınırlı tutuyorum. Kent, zaman israf eden bir makineden başka bir şey değildir. Kentli ile çok bir müşterek bir tarafım olduğunu düşünmüyorum. Şimdi ortaya çıkıp şehir dalkavukluğu yapamam; siyasetçi, esnaf yahut kentin “bilgi tüketimi mahfilleri”nin onayını kazanmak için rol yapan bir entelektüel filan değilim. Sivas´ı elbette seviyorum, burası benim şehrim idi, şimdi de ikamet adresim.  Daha anlaşılabilir olsun diye söyleyeyim, hiçbir kenti kendine özgü bir şehir saymaya artık imkân yoktur. Göğsümü gere gere “Şehirliyim!” derim, şu anda da kentlerde çok az şehirli, kalmıştır. Şehir, benim için şu anda son şehirlilerin sayısı kadardır. “Yerliler” demiyorum, şehirliler diyorum. Kendilerine yerli dedirtmeyi sevenlerin, son Numune Hastanesi olayı da dâhil, ne ciğersiz insanlar olduklarını çok iyi anladım. Son şehirliler de göçtükten sonra, gelecek nesillere hatıraları ve varsa kitapları kalacaktır. Kent, ileride nasıl bir hale bürünür, bunu aslında görüyoruz. Metropoller, dünyadaki büyük kentler iyi birer örnektir. Şehir üzerine de, kent üzerine de ancak bu kadar söyleyebilirim. Artık Göbeklitepe diye bir antik şehrimiz var ve medeniyet tarihini değiştirdi. Oradan başlamak lazım…

 

Öğrenci olduğunuzu zaman zaman söylüyorsunuz. Öğrenci misiniz, öğretmen misiniz?

 

Öğrencilik esastır. Okumakla mükellefiz ve dünya gerçekten her an yeniden kurulur, öğrencilik de bitmez. Öğretmenlik ise mesleğim, galiba başka bir şey de yapamazdım. Hatırlayanlar olacaktır, başka yolları denedim. Yorucu bir mesleğim var, ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Meslek hayatımda sınıftan terlemeden çıktığım bir ders belki de yoktur.

 

Sivas´ın Milli Mücadeledeki konumu nedir? Sivas Kongresi halında neler söyleyebilirsiniz?

 

Sadece Milli Mücadelede değil, tarihimizin her safhasında Sivas önemlidir. Gelecekte de şartlar Sivas´ı kent bağlamında önemli bir mesken alanı yapacaktır. Nüfus kaldıracak potansiyeli var. Kongre konusunda konuşanlar olacaktır, malum 4 Eylül Festival´i yakın. Hakkında mutlaka panel filan yapacaklardır. On yıllar önce yaşadığımız günleri konuşmak için, yani geleceğin kenti için Kongre Salonu´nda yeni bir Sivas Kongresi yapalım teklifi getirmiştim. Hiç hoşa gitmedi. Şimdi anlıyorum ve hak veriyorum. Şu geçen on senelik dönemin büyük bir imkân açacağını ummuştum. Çok iyimserdim ve çok kısa sürdü. Sivas kendi dinamikleriyle hareket edecek bir şehir değil; yani öyle bir potansiyeli ve insan malzemesi yok. Öyle olmadığını da yaşayarak anlamış olduk. Merkezden kim atandıysa ve devlet bütçesinden payına ne düştüyse ona razıdır. Bu konuda enerji sarf etmenin artık bir anlamı kalmadı, “tüketim kenti” olmanın bütün ihtişamına sahip bir kentte yaşıyoruz. İnsanlar şehirlerinin kaderini belirleyecek iradeye sahip değillerse; kent, insanları belirler. Kentin İnsan´ı konusunda ise İsmet Özel´e sonuna kadar katılıyorum. Aman söylemeyelim de, yazmayalım da. Yanlış anlaşılmaktan zerre kadar korkmuyorum, net olarak söyleyeyim: Kent sakinlerinin meşrebine göre eşraf olur ve tabii olanı da budur, eşyanın tabiatına uyan budur yani. Mezarlıkta kitap dinleyenlere işlemez ama hatırlatayım: Bazen bir şehirden reculiyet sahibi tek adam çıkmıştır. Bu söylediğim umumî bir kaidedir. Son günlerde “liyakat”ten söz ediliyor; gerçekte ise liyakat zaten yürümektedir.

 

Bizim Sivas Gazetesinde yazıyorsunuz, verdiğiniz mücadeleler de kamuoyunca bilinmektedir. Neler söylersiniz?

 

Tevafuk, Bizim Sivas´ta bir 4 Eylül günü yayına başlamış. İçinde yaşadığım şehre karşı sorumluluk hissediyorum. Sivas´ta değil de başka bir yerde olsaydım benzer şeyleri yapardım. En başta, yaşanmaya değer hayat hakkında sorusu ve derdi olan bir adamım. Bizim Sivas Gazetesi de mazisiyle ve bugünüyle derdi olan ve hakikaten gazetecilik yapan tek gazetedir. Sahibiyle eski ve köklü bir hukukumuz olduğu da malumdur. Başına gelenlerin de bu yüzden olduğuna, özellikle 15 Temmuz sonrasında tam kanaat getirdim. FETÖ ile ilgisi yüzünden kapatılan bazı yayın organlarını aklamak ve açtırmak için siyasetçilerin gösterdiği çaba, Bizim Sivas´ın çizgisinin ve hakkı tuttuğunun en büyük delilidir. Hakkımda açılan davalar, verilen hükümler öbür dünyada sorulursa hesabını inşallah sırf bu yüzden daha kolay veririm. Bu konulara fazla girmeyelim en iyisi, “Şey Alırlar Şey Satarlar” kitabında bir bölümü var zaten, merak eden okur. Bugün yazdıklarımız, yarının tarihi vesikalarıdır.

 

Neden girmeyelim hocam?

 

Çünkü anlatacaklarımın çoğu FETÖ ile bağlantılıdır. FETÖ ile mücadele ise bitmiştir. Nasıl bitmiştir? “Bu işi kolluk kuvvetlerine ve adalete bırakalım!” görüşü, artık herkesin kabul ettiği görüştür. Herkes kim? Ona cevap vermeyeyim yahut şöyle diyeyim kısaca, “Profesyonel vatanseverlik!” işi bitirmiştir. İş bitirme becerisi dünyada en yüksek olan kesimdir. Bu ne anlama geliyor? FETÖ´yle iltisaklılarla, FETÖ´yle iltisaksızlar anlaşma zeminini buldular ve kendilerine de büyük bir güven geldi. İstedikleri gibi de at oynatıyorlar. Hatta gülüp oynuyorlar. Adalet tarafı ise bence içler acısıdır. “Simit çalan perişan, banka hortumlayan serbest!” örneğine benzedi bu işler. Sn. Devlet Başkanı, halkı 15 Temmuz´da sokağa çağırmadan çok önce mücadeleye başladığım için son derece rahatım. İlk defa “Haşhaşi” benzetmesini ben yapmıştım, yazımda “haşhaşin” demeyi tercih etmiştim. Şahitlik edecek yazar arkadaşlar, bulunur. Arşiv diye bir şey var, isteyen gider bakar ve bulur. Ben, özellikle istiyorum birilerinin bu konuları takip etmesini ve araştırmasını. İlk “The Cemaat” yazısı da bana aittir. O günlerde bana düşman olan iltisaklılarla, iltisaksızlar aynı adamlar… Beşeri coğrafyamızla ilgili bir durumdur, deyip geçelim. Vatanıma bütün emeğimi helal ediyorum, başka türlüsü akla bile getirilemez.  Kalanını ise Allah´a havale ettim. Allah´a havale etmek en iyi dua ve çözümdür zaten. Benim, kendi yaptıklarıma yüksek bir değer atfetmediğim bu mücadelede ve şu günler itibariyle samimiyetine tek inandığım insanlar, şehit olanlardır.

 

Son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı bizlere?

 

Lailaheillallah Muhammed´ür-resulullah…








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Nisan´da Gar kapatılıyor
Nisan´da Gar kapatılıyor
Nisan´da Gar kapatılıyor Yolcular otobüsle taşınacak Sivas Tren garı, Hızlı tren alt yapısının oluşturulması için kapatılacak. 1 Nisan tarihinde kapatılacak olan tren garında, 8 ay hizmet verilemeyecek. Sivas tren garının yerine ise Bostankaya istasyonu hizmet verecek. Gelen ve giden tren yolcuları otobüsler ile taşınacak.
“Her türlü pislikten hayatımız tehlikede”
“Her türlü pislikten hayatımız tehlikede”
Topçu, “Biz insan değilmiyiz. Şehrin ön tarafında Atatürk caddesinde yer alan dükkanların vitrinleri her şeyi ile güzel şahane. Fakat arka tarafını bir görseniz tamamen rezalet bir durumda. Evimizin arka tarafında yer alan binaların duvarlarında yer alan küften, nemden ve her türlü pislikten artık hayatımız tehlikede.”dedi.
Yaratılanı severiz yaratandan ötürü
Yaratılanı severiz yaratandan ötürü
Kış mevsimi sona erse de sokak hayvanlarını unutmayan üniversiteli öğrenciler kampüsteki ağaçlara yem astı
Kore Cumhuriyeti şehit ve gazi yakınlarına eğitim bursu veriyor
Kore Cumhuriyeti şehit ve gazi yakınlarına eğitim bursu veriyor
Kore Cumhuriyeti şehit ve gazi yakınlarına eğitim bursu veriyor
"Tepebağ, Höyük kazısı Türkiye´nin önemli kazılarındadır"
"Tepebağ, Höyük kazısı Türkiye´nin önemli kazılarındadır"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Kulübü tarafından “Adana Tepebağ ile Sirkelihöyük Kazıları” konulu konferans düzenlendi.
Diş Hekimliği Fakültesine Engelli Şarj İstasyonu
Diş Hekimliği Fakültesine Engelli Şarj İstasyonu
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine “Hayatı Aydınlat Projesi” kapsamında CK Çamlıbel Elektrik tarafından engellilerimizin faydalanması için şarj istasyonu kuruldu.
"İstediğiniz zaman rahatlıkla ulaşabilirsiniz"
"İstediğiniz zaman rahatlıkla ulaşabilirsiniz"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız; yöneticileri öğrencilerle buluşturma, kaynaştırma ve bu doğrultuda öğrencilerimize verdiğimiz değerin göstergesi olan ‘Söz Meclisi´ programında Veteriner Fakültesi öğrencileriyle buluştu.
Melike´nin ismi yaşayacak
Melike´nin ismi yaşayacak
Henüz ömrünün baharında hayata veda eden Melike Uysal´ın adı Zara´da bir sokağa verildi
"SİBER Güvenlik önemli"
"SİBER Güvenlik önemli"
"SİBER Güvenlik önemli"
Görme engelliler kayak yaptı
Görme engelliler kayak yaptı
Kent Konseyi Engelliler Meclisi, Sivas Valiliği ve Belediyesinin desteği ile Yıldız dağında etkinlik düzenledi. Görme engelli vatandaşlar kayak yapıp, kızağa binmenin tadını çıkarttılar.
Akif´i unutmamak için kırk sebep
Akif´i unutmamak için kırk sebep
Akif´i unutmamak için kırk sebep
Vodafone Türkiye Ceo´su Sivas´a Hayran Kaldı
Vodafone Türkiye Ceo´su Sivas´a Hayran Kaldı
Vodafone Türkiye CEO´su Colman Deegan bölge ziyaretleri kapsamında Sivas´a geldi.
Çocuk parkları onarım bekliyor
Çocuk parkları onarım bekliyor
Çocuk parkları onarım bekliyor
ŞUBAT AYINDA 76 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
ŞUBAT AYINDA 76 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
ŞUBAT AYINDA 76 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
´Av´ Sezonu Bitti
´Av´ Sezonu Bitti
2018-2019 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı uyarınca av sezonu 03 Mart 2019 tarihi itibariyle ülke genelinde kapanmıştır. Av sezonu dışında avlanmak kesinlikle yasaktır.
Öğrenciler davetiye mektubu gönderdi
Öğrenciler davetiye mektubu gönderdi
Yıldızeli Karacaören köyü ortaokulu öğrencileri geleneksel hale getirdikleri fidan dikme projesinin ikincisine hazırlanıyor. Köy okullarında bir ilk olan projeye katılan öğrenciler, el yazıları ile mektuplar yazarak katılıma davet gönderdiler.
Sivas, Yeni bir kültür merkezine daha kavuşuyor
Sivas, Yeni bir kültür merkezine daha kavuşuyor
Ahmet Turan Gazi Hanımlar Kültür Merkezi ve Gençlik Merkezi bugün (8 Mart 2019 Cuma) saat 15.30´da Dünya Kadınlar Günü´nde hizmete açılıyor.
"Alışkanlıklar ailede kazanılır"
"Alışkanlıklar ailede kazanılır"
Yeşilay Sivas Şubesi ‘´Mektubunuz Var Projesi´´nde Birinci Olan Öğrencilere Ödüllerini Verdi
"Ne zaman ve ne şiddette olacağını bilemiyoruz"
"Ne zaman ve ne şiddette olacağını bilemiyoruz"
Jeoloji Mühendisleri Odası Sivas Şube Başkanlığı "01-07 Mart 2019 Deprem Haftası" dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada; " Ülkemizi, kentlerimizi, yapılarımızı depreme karşı hazırlamanın iki temel yolu bulunmaktadır. İlki mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, güçlendirilmesidir. İkincisi ise yapı üretim sürecinin başlangıç araştırmalarından itibaren etkin bir şekilde denetlenmesidir." denildi.
Fizy “Şehrin Sesi” ile 81 ilin starlarını arıyor
Fizy “Şehrin Sesi” ile 81 ilin starlarını arıyor
fizy 22. Liseler Arası Müzik Yarışması´nda ‘Şehrin Sesi´ ile yeni starlar doğacak. Sivaslı gençlerinde yoğun ilgisi bekleniyor
Kadınlar için sahne alacaklar
Kadınlar için sahne alacaklar
Türk Halk Müziği Korosu bu defa kadınlar için sahneye çıkacak. Atatürk Kültür Merkezi´nde ´08 Mart Dünya Kadınlar günü´ için özel konser verilecek
Objektif haberciliğimize plaket
Objektif haberciliğimize plaket
Peker, “Şehrimizin sorunlarının şeffaf ve objektif bir şekilde gündeme gelmesinde Bizim Sivas gazetesi olarak her zaman gerçekleri gündeme taşımaktanız. Bizim derdimizi en açık yüreklilikle her zaman öne çıkarmaktasınız. İşte bu nedenlerden dolayı sizlere sendikamız adına bir plaket takdim etmek istedik. Bizlerin sesi olduğunuz için çok teşekkür ederim.” dedi
Hilal´de geç
Hilal´de geç
Kaynar, “Zahmetli bir iş ama gerçekten değdi. Çünkü halkımıza özellikle bu hafta çeşitli etkilikler ile kutlanacak olan Yeşilay haftasına farkındalık olarak destek olmak istedik. Türkiye´ye örnek olacak bir çalışma oldu. Sivas Belediyesi olarak böyle bir uygulamayı aktif hale getirmekten dolayı çok mutlu olduk.”dedi.
Az evlendik, çok boşandık
Az evlendik, çok boşandık
Sivas´ta boşanmalar önceki yıllara göre Türkiye ortalamasının üzerinde oldu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
booked.net
İnsanların en hayırlıları, ahmak, aptal diye adlandırılmadıkça kıyamet kopmaz

Hz. Muhammed
Karıncalar uyumazlar.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59