´Yaşanmaya değer hayat hakkında sorusu ve derdi olan bir adamım´
Şair-yazar-Denemeci-Sosyal Teorisyen: Berat Demirci. Yaşanmaya değer hayat hakkında sorusu ve derdi olan bir adam. Ve derdi Sivas olan bir adam... Onun için yazmak konuşmaktır. Dosdoğru olmak düsturuyla müsemma... Ve bir Sivas sevdalısı, Sivas´a kıyımlara yerlilerden ziyade şehirli olarak isyan edecek kadar ve mücadelesine yön verecek kadar. Sohbetimiz Anadolu evindeydi, kendi evindeydi. Bizler ufkumuzu açtık, sizlerle de bu güzel muhabbeti paylaşmak istedik. Muhabbetler daim olsun efendim.
Tarih: 4.9.2018 00:09:00/ 1795okunma / 0yorum

Zübeyde DARENDELİ

Sizi dinlemeyi seviyor insanlar. Buna çok şahit olduk. Konuşuyor musunuz, yazıyor musunuz?

 

Sohbet sözlü kültürün esasıdır, içinde yaşanmışlığı taşır. Böyle bir imkânımız oldu. Sivas bizim çocukluğumuzda bir Orta Çağ şehriydi. Kabaca Orta Çağ diyorum, tartışmalıdır. Aslında Orta Çağ farklılıklar çağıdır; insanlık düzeyinde tek müşterek tarafı: En güzel şehirlerin bu çağa denk gelmesidir. Orta Çağ, şehrin zirvesidir; bugün ise kent vardır. Şehir bir biriyle sohbet eden, bir vasata sahiptir; kent ise, insanlar arası ilişkileri daha çok ekonominin belirlediği, tabiattan özellikle koparılmış yapay bir konut alanıdır. Burada insanlar konuşmazlar, hatta konuşturulmazlar; iktidar kentlilere sadece meydanlar ve marketler bağışlamış; bunun karşılığında sokağını, hanesini, ekonomisini elinden almıştır. Modernlik, insanoğlunun yaşadığı en büyük despotluktur; demokrasi bunu piyasa toplumu lehine meşrulaştırmıştır. Evet, şimdi bunları tek tek açmak gerekir ama neticede bunlar gazetede yayınlanacak ve belki halk içinden anlayan arifler çıkabilir ama kentin “iktidar söylemine tav olan” epistemik cemaati, anlamak bir yana buradan “söylem iktidarı”na jurnal çıkaracaklardır. Boşuna konuşmuş olmayalım… Bakın konuşmak dedim, benim için yazmak konuşmaktır; birilerini ikna etmek için yazmam, orijin sahibiyim elhamdülillah.

Gazete ve dergiler için çok hızlı yazıyorum ve dönüp gözden geçirmeye bile zamanım olmuyor. Yazmak kendi kendime verdiğim tek görev… Bunları insanlara uygun sohbet ortamlarında anlatmayı elbette isterdim. Günün birinde belki geleceği inşa etmede yardımı olur. Mütevazı hedefler bunlar, malzemenin ne olduğunu, nereye doğru evirildiğini net bir biçimde görebiliyorum. On beş sene evveline kadar konuşma, az çok sohbet etme imkânı oluyordu; şimdi herkes akıllı ve akıllı telefon sahibi. Artık yazmaya daha fazla zaman buluyorum ama yine de o sohbet iklimini yazılarımda estirmeye çalışıyorum.

 

Berat Demirci şair olarak mı anılmak ister, deneme ustası mı?

 

Şiir konuşmayı sevmediğim bir konu… Dergiler, otoriteler konuşsunlar. Ben şiir yazmayı sürdürüyorum, hem de her gün. Yayınlamayı ise hemen hemen kestim. Denemeyi rastgele seçmedim, şiire en yakın alandır. Allah ömür verirse şiir kitapları da gelecek. Döne döne yazıyoruz bakalım…

 

Kitap okuyan toplum olmadığımız söylenir, ne dersiniz?

 

Okunmuyor galiba ama kitap derken de ne kastedildiğini anlamam lazım. Önünde ergenlerin kitap imzalatmak için sıraya girdiği, “Oğlak Burcunun Fazileti” türünden kitapların, okuyucusuna ne kazandırdığını bilmem. Best-seller olarak gözüken kitaplar, okur seviyesinin mi, kültür politikasının mı ürünü? Yahut çok kaliteli kitaplar okunuyor da biz mi kendimize yanlış bir kitaplık oluşturduk? Şaka yapmıyorum. Bu sorduğunuz konuyla ilgili Sivas´ta bir sempozyum düzenlenmişti, bendeniz de orada bir bildiri sunmuştum. Aslında orada tam da konuya girmiştik, iyi bir kültürel etkinlikti, arkası gelmedi. Bence on gün sürecek bir sempozyum düzenlesek, söylenecek daha çok söz kalabilir. Kim bilir, burada söyledik; biri de çıkar gerçekleştirir, biz de müstefit oluruz.

 

Son kitabınız “Besmeleli İstavroz” hakkında bize neler söylersiniz?

 

Söyleyeceğim sözleri kitapta söylemişim zaten. Ayrıca diyeceğim bir şey yok. Yazarak konuşuyorum, sonra kitap oluyor. Piyasanın kitabı olmadığını biliyorum, genellikle zamanın kulağına bir şeyler söylemiş oluyoruz.

 

Sinema üzerine zaman zaman konuştuğunuzu, filmlerden alıntılar yaptığınızı görmekteyiz. Bir tavsiyeniz var mı?

 

Kimin ne okuyacağını tayin hakkım olmadığı gibi, ne seyredeceğini söyleme hakkım da yok. Burası serbest piyasa kurallarıyla işleyen, liberal bir ülke… Bu konuda kimseye diyecek bir sözüm yok. Nasıl bir seyirci olduğumu söyleyeyim. Klasik filmleri bazen tazelediğim olur, meselâ “Bisiklet Hırsızları”nı bugün yarın bir daha seyredeceğim.  Bazen sıkılarak sonunu getirdiğim filmler olur, bazen de tekrar seyretmem gerektiğini düşündüğüm filmler… Genel ilkem ise “kitap okur gibi seyretmek”tir. Bir filmi seyrederken ayrıntıları kaçırmamaya çalışırım. Sırf bu yüzden bilgisayarımın ekranı bayağı cesametli... Durduruyorum, bazı sahneleri tekrar seyrediyorum filan… Sevmediğim şey ise vizyondaki filmler üzerine ahkâm kesmek. Üzerine çok konuşulan filmleri seyretmiyorum. Yahut geciktirerek seyrediyorum. Sinemacı dostlarım vardı/var, bu işin nice zor olduğunu bildiğim için laf kalabalığına getirmekten çekinirim.

 

Sivas bir sevda mı?

 

Evet, eski bir sevda. Şu günün kentiyle her türlü muaşeret ve alışverişi sınırlı tutuyorum. Kent, zaman israf eden bir makineden başka bir şey değildir. Kentli ile çok bir müşterek bir tarafım olduğunu düşünmüyorum. Şimdi ortaya çıkıp şehir dalkavukluğu yapamam; siyasetçi, esnaf yahut kentin “bilgi tüketimi mahfilleri”nin onayını kazanmak için rol yapan bir entelektüel filan değilim. Sivas´ı elbette seviyorum, burası benim şehrim idi, şimdi de ikamet adresim.  Daha anlaşılabilir olsun diye söyleyeyim, hiçbir kenti kendine özgü bir şehir saymaya artık imkân yoktur. Göğsümü gere gere “Şehirliyim!” derim, şu anda da kentlerde çok az şehirli, kalmıştır. Şehir, benim için şu anda son şehirlilerin sayısı kadardır. “Yerliler” demiyorum, şehirliler diyorum. Kendilerine yerli dedirtmeyi sevenlerin, son Numune Hastanesi olayı da dâhil, ne ciğersiz insanlar olduklarını çok iyi anladım. Son şehirliler de göçtükten sonra, gelecek nesillere hatıraları ve varsa kitapları kalacaktır. Kent, ileride nasıl bir hale bürünür, bunu aslında görüyoruz. Metropoller, dünyadaki büyük kentler iyi birer örnektir. Şehir üzerine de, kent üzerine de ancak bu kadar söyleyebilirim. Artık Göbeklitepe diye bir antik şehrimiz var ve medeniyet tarihini değiştirdi. Oradan başlamak lazım…

 

Öğrenci olduğunuzu zaman zaman söylüyorsunuz. Öğrenci misiniz, öğretmen misiniz?

 

Öğrencilik esastır. Okumakla mükellefiz ve dünya gerçekten her an yeniden kurulur, öğrencilik de bitmez. Öğretmenlik ise mesleğim, galiba başka bir şey de yapamazdım. Hatırlayanlar olacaktır, başka yolları denedim. Yorucu bir mesleğim var, ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Meslek hayatımda sınıftan terlemeden çıktığım bir ders belki de yoktur.

 

Sivas´ın Milli Mücadeledeki konumu nedir? Sivas Kongresi halında neler söyleyebilirsiniz?

 

Sadece Milli Mücadelede değil, tarihimizin her safhasında Sivas önemlidir. Gelecekte de şartlar Sivas´ı kent bağlamında önemli bir mesken alanı yapacaktır. Nüfus kaldıracak potansiyeli var. Kongre konusunda konuşanlar olacaktır, malum 4 Eylül Festival´i yakın. Hakkında mutlaka panel filan yapacaklardır. On yıllar önce yaşadığımız günleri konuşmak için, yani geleceğin kenti için Kongre Salonu´nda yeni bir Sivas Kongresi yapalım teklifi getirmiştim. Hiç hoşa gitmedi. Şimdi anlıyorum ve hak veriyorum. Şu geçen on senelik dönemin büyük bir imkân açacağını ummuştum. Çok iyimserdim ve çok kısa sürdü. Sivas kendi dinamikleriyle hareket edecek bir şehir değil; yani öyle bir potansiyeli ve insan malzemesi yok. Öyle olmadığını da yaşayarak anlamış olduk. Merkezden kim atandıysa ve devlet bütçesinden payına ne düştüyse ona razıdır. Bu konuda enerji sarf etmenin artık bir anlamı kalmadı, “tüketim kenti” olmanın bütün ihtişamına sahip bir kentte yaşıyoruz. İnsanlar şehirlerinin kaderini belirleyecek iradeye sahip değillerse; kent, insanları belirler. Kentin İnsan´ı konusunda ise İsmet Özel´e sonuna kadar katılıyorum. Aman söylemeyelim de, yazmayalım da. Yanlış anlaşılmaktan zerre kadar korkmuyorum, net olarak söyleyeyim: Kent sakinlerinin meşrebine göre eşraf olur ve tabii olanı da budur, eşyanın tabiatına uyan budur yani. Mezarlıkta kitap dinleyenlere işlemez ama hatırlatayım: Bazen bir şehirden reculiyet sahibi tek adam çıkmıştır. Bu söylediğim umumî bir kaidedir. Son günlerde “liyakat”ten söz ediliyor; gerçekte ise liyakat zaten yürümektedir.

 

Bizim Sivas Gazetesinde yazıyorsunuz, verdiğiniz mücadeleler de kamuoyunca bilinmektedir. Neler söylersiniz?

 

Tevafuk, Bizim Sivas´ta bir 4 Eylül günü yayına başlamış. İçinde yaşadığım şehre karşı sorumluluk hissediyorum. Sivas´ta değil de başka bir yerde olsaydım benzer şeyleri yapardım. En başta, yaşanmaya değer hayat hakkında sorusu ve derdi olan bir adamım. Bizim Sivas Gazetesi de mazisiyle ve bugünüyle derdi olan ve hakikaten gazetecilik yapan tek gazetedir. Sahibiyle eski ve köklü bir hukukumuz olduğu da malumdur. Başına gelenlerin de bu yüzden olduğuna, özellikle 15 Temmuz sonrasında tam kanaat getirdim. FETÖ ile ilgisi yüzünden kapatılan bazı yayın organlarını aklamak ve açtırmak için siyasetçilerin gösterdiği çaba, Bizim Sivas´ın çizgisinin ve hakkı tuttuğunun en büyük delilidir. Hakkımda açılan davalar, verilen hükümler öbür dünyada sorulursa hesabını inşallah sırf bu yüzden daha kolay veririm. Bu konulara fazla girmeyelim en iyisi, “Şey Alırlar Şey Satarlar” kitabında bir bölümü var zaten, merak eden okur. Bugün yazdıklarımız, yarının tarihi vesikalarıdır.

 

Neden girmeyelim hocam?

 

Çünkü anlatacaklarımın çoğu FETÖ ile bağlantılıdır. FETÖ ile mücadele ise bitmiştir. Nasıl bitmiştir? “Bu işi kolluk kuvvetlerine ve adalete bırakalım!” görüşü, artık herkesin kabul ettiği görüştür. Herkes kim? Ona cevap vermeyeyim yahut şöyle diyeyim kısaca, “Profesyonel vatanseverlik!” işi bitirmiştir. İş bitirme becerisi dünyada en yüksek olan kesimdir. Bu ne anlama geliyor? FETÖ´yle iltisaklılarla, FETÖ´yle iltisaksızlar anlaşma zeminini buldular ve kendilerine de büyük bir güven geldi. İstedikleri gibi de at oynatıyorlar. Hatta gülüp oynuyorlar. Adalet tarafı ise bence içler acısıdır. “Simit çalan perişan, banka hortumlayan serbest!” örneğine benzedi bu işler. Sn. Devlet Başkanı, halkı 15 Temmuz´da sokağa çağırmadan çok önce mücadeleye başladığım için son derece rahatım. İlk defa “Haşhaşi” benzetmesini ben yapmıştım, yazımda “haşhaşin” demeyi tercih etmiştim. Şahitlik edecek yazar arkadaşlar, bulunur. Arşiv diye bir şey var, isteyen gider bakar ve bulur. Ben, özellikle istiyorum birilerinin bu konuları takip etmesini ve araştırmasını. İlk “The Cemaat” yazısı da bana aittir. O günlerde bana düşman olan iltisaklılarla, iltisaksızlar aynı adamlar… Beşeri coğrafyamızla ilgili bir durumdur, deyip geçelim. Vatanıma bütün emeğimi helal ediyorum, başka türlüsü akla bile getirilemez.  Kalanını ise Allah´a havale ettim. Allah´a havale etmek en iyi dua ve çözümdür zaten. Benim, kendi yaptıklarıma yüksek bir değer atfetmediğim bu mücadelede ve şu günler itibariyle samimiyetine tek inandığım insanlar, şehit olanlardır.

 

Son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı bizlere?

 

Lailaheillallah Muhammed´ür-resulullah…








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
11 ayda 3 bin 218 kişi trafik kazalarında yaşamını yitirdi
11 ayda 3 bin 218 kişi trafik kazalarında yaşamını yitirdi
Yıllara göre yapılan kaza oranları ve kazada yaşamını yitirenlerin sayıları belli olurken, geçtiğimiz yıl Ocak-Kasım arası dönemde, trafik kazalarında 3 bin 218 kişinin yaşamını yitirdiği saptandı.
Atanamayınca Köyüne Döndü 
Atanamayınca Köyüne Döndü 
Sivas´ta yaşayan ve 6 yıldır atanamayan edebiyat öğretmeni 34 yaşındaki İbrahim Çamcı, köyüne yerleşerek burada babadan kalma 4 inek ile geçimini sağlıyor
Donmak üzere olan kedinin hayatını kurtardı
Donmak üzere olan kedinin hayatını kurtardı
Sivas´ta etkili olan soğuk hava nedeniyle donmak üzereyken kuyumcu dükkanına sığınan kediye sahip çıkan esnaf kedinin hayatını kurtardı
Sivas´ın bir çınarı daha göçtü
Sivas´ın bir çınarı daha göçtü
Sivas´ın bir çınarı daha göçtü
Seksendört  konserine yoğun ilgi
Seksendört konserine yoğun ilgi
Sivaslı hayranları ile buluşan rock grubu Seksendört yoğun ilgi gördü
Yangın çıkan ev küle döndü
Yangın çıkan ev küle döndü
Sivas´ın Zara ilçesinde bir evde çıkan yangın büyük korkuya sebep oldu. Can kaybı yaşanmayan yangında ev kullanılamaz hale geldi.
Mahsur Kalan Köpeği Sivas İtfaiyesi Kurtardı
Mahsur Kalan Köpeği Sivas İtfaiyesi Kurtardı
Sivas´ta donan Kızılırmak Nehri´nde mahsur kalan köpeği Sivas Belediyesi´ne bağlı İtfaiye Ekipleri kurtardı.
Hayvanlar sıcak bir şekilde ağırlanıyor
Hayvanlar sıcak bir şekilde ağırlanıyor
Hayvanlar sıcak bir şekilde ağırlanıyor Gün geçmiyor ki her gün başka şehirlerde gündeme gelen haberlerde sokak hayvanlarının şehir yaşayanlarına saldırması ve bazen de soğuktan donarak ölen sokak hayvanlarının haberleri gündeme geliyor. Sivas´ta özellikle başıboş sokak hayvanlarına Sivas Belediyesi en güzel ve konforlu bir hizmet vererek sokak hayvanlarını sıcak bir şekilde ağırlamasına şehir halkı tam not vermekte.
Türkiye´nin ´israf raporu´ açıklandı
Türkiye´nin ´israf raporu´ açıklandı
Ticaret Bakanlığınca açıklanan Türkiye İsraf Araştırması´na göre, haftada ortalama 2 ekmek israf edilirken, vatandaşların cep telefonu değiştirme sıklığı ortalama 3,7 yıl oldu.
Yalakta ki buzu kırıp atına su içirdi
Yalakta ki buzu kırıp atına su içirdi
Yalakta ki buzu kırıp atına su içirdi
Belediye Meclisi Sokağa Muhtarın İsmini Verdi
Belediye Meclisi Sokağa Muhtarın İsmini Verdi
Belediye Meclisi Sokağa Muhtarın İsmini Verdi
Unutmadık
Unutmadık
Gazetecilik mesleğine Bizim Sivas gazetesinde başlayan İsmail Güneş´i Unutmadık
Huzur evi sakinleri yemekte buluştu
Huzur evi sakinleri yemekte buluştu
Huzur evi sakinleri yemekte buluştu
Gıda bankasında düzenli bir yardım var!
Gıda bankasında düzenli bir yardım var!
Hayır sahiplerinin gıda bankasına bağışladığı ürünler, çeşidi ve miktarına göre sınıflandırıldıktan sonra eşya deposunda muhafaza ediliyor.
Sivas bıçaklarına yoğun ilgi
Sivas bıçaklarına yoğun ilgi
Bıçak ustaları tarafından asırlardır geleneksel yöntemlerle ve oldukça farklı işlemlerden geçerek üretilen Sivas bıçakları son dönemde yoğun ilgi görmeye devam ediyor
 “Lena, Leyla ve Diğerleri” Sizi Çağırıyor
“Lena, Leyla ve Diğerleri” Sizi Çağırıyor
“Lena, Leyla ve Diğerleri” Sizi Çağırıyor
Öğrencilerden Anlamlı Yardım
Öğrencilerden Anlamlı Yardım
Öğrencilerden Anlamlı Yardım
Sivas´ta köylere geri dönüş başladı
Sivas´ta köylere geri dönüş başladı
Sivas Valiliği tarafından başlatılan ‘Köyler Yaşamalıdır” projesi kapsamında arsa sorunları çözülen vatandaşlar köylerine geri dönmeye başladı
Üniversite öğrencisinden örnek davranış
Üniversite öğrencisinden örnek davranış
Çeşitli işlerde çalışarak hayatını ikame ettiren üniversite öğrencisi kazandığı paranın belirli bir miktarını hayvanlara mama almaya ayırıyor.
Buz tutan merdivenden böyle düştü
Buz tutan merdivenden böyle düştü
Buz tutan merdivenden böyle düştü
"Çocuk Destek Gelişim ve Eğitim Programı başlıyor"
"Çocuk Destek Gelişim ve Eğitim Programı başlıyor"
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, "Devlet koruması altındaki çocuklarımızın milli ve manevi değere bağlı güçlü bireyler olarak katılmalarını amaçlayan, kapsamlı ilk Çocuk Destek, Gelişim ve Eğitim Programı başlıyor." dedi.
Hac kesin kayıt ücretleri PTT´den yatırılabilecek
Hac kesin kayıt ücretleri PTT´den yatırılabilecek
Hac kesin kayıt tahsilat işlemleri PTT´den yapılabilecek.
Vefakâr gençlik, fedakâr ecdadını unutmayacak
Vefakâr gençlik, fedakâr ecdadını unutmayacak
Sivas Valisi Salih Ayhan öncülüğünde Sarıkamış Harekâtı´nın 104. Yılı münasebetiyle Kardeşler tepesine yürüyüş düzenlendi
2019 yılında YOUTUBE´a erişim tümüyle engellenebilir
2019 yılında YOUTUBE´a erişim tümüyle engellenebilir
Geçtiğimiz günlerde bir alışveriş merkezinde gerçekleşen açık panelde Teknoloji Uzmanları ve Akademisyenler, Türkiye´de sıkıntılı bir süreç yaşayan video sitesi YOUTUBE´un, 2019 yılındaki akıbetini yorumladı
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Bir Yıldız Daha Kaydı
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Atatürkçü düşünmek!
İbrahim Kahveci
İbrahim Kahveci
Finansal coşkunun anlamı
Mehmet Şevket Eygi
Mehmet Şevket Eygi
Dinin içinin boşaltılması
Berat Demirci
Berat Demirci
ŞEHRİN GÖÇÜ VE “BİR ŞEHİRLİ”NİN GÖÇÜ
Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu
Kalp-hürmet-hizmet-merhamet
İbrahim Tenekeci
İbrahim Tenekeci
İyi işler, güzel eserler
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
EKONOMİDE MEGALOMAN DAVRANIŞLAR
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Mozart ve Beethoven dinlemek
Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan
Ne olabilir ve ne yapmalı?
Ahmet Özdemir
Ahmet Özdemir
Gelenek mi, görenek mi, medeniyet mi?
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Başörtüsü ve Vietnam Sendromu
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Bana takipçi sayını söyle
Coşkun Gökkuş
Coşkun Gökkuş
Para/transfer
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Aile Sosyal Politikalar Spor Kulübünün Sporcu Potansiyeli
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Bir çevirinin düşündürdükleri
Ö. Emir Doğan
Ö. Emir Doğan
DALÂLETTEN ŞEHÂDETE MALCOLM X
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SÜRPRİZ REKTÖRÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Biraz daha teori çalışalım
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Fikret Ünsal
Fikret Ünsal
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3429
EURO
6.0908
booked.net
Ali ?ye düşman olan Allah? a düşman olur.

Hz.Muhammed
Henüz ölmüş insanların tüyleri sonradan diken diken olabilir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59