Anahtar Kelimeler: Tokgöz gündemini değerlendirdi

YAZARLAR

Tokgöz, ülke gündemini değerlendirdi

Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Zahit Tokgöz, aylık değerlendirme toplantısında ülke gündemindeki konuları basın mensuplarına değerlendirdi.

Zübeyde DARENDELİ

Tokgöz, yaptığı açıklamada şunları ifade etti. “İçinde bulunduğumuz Temmuz ayı geçmişte ve yakın tarihimizde birçok önemli hadisenin meydana geldiği ay olarak kayıtlara geçmiştir. Bunlara kısaca değinecek olursak hiç olmasını arzu etmediğimiz ve aydınlatılmamış Sivas olayları, faili belli Başbağlar katliamı, Srebrenitsa Soykırımı, 15 Temmuz hain darbe girişimi, Lozan antlaşması, Hatay ilimizin anavatana katılması, Endülüs’ün fethi gibi. Ayrıca bu hafta Milli görüş camiamız ve milletimiz için iki önemli konu tarihinin yıl dönümüne denk gelmektedir.  Bunlardan birisi hiç şüphesiz rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın koordine ettiği ve şanlı tarihimizde önemli bir yeri olan Kıbrıs Barış Harekâtı diğeri ise Milli görüşün tek temsilcisi olan ve Erbakan hocamız tarafından kurulan Saadet Partimizin kuruluşudur.

Öncelikle belirtmek isterim ki; Milli görüş partilerimizin tamamında olduğu gibi "Önce ahlak ve maneviyat diyerek çıktığımız bu yolu, üreterek kalkınma, şahsiyetli dış politika" ile taçlandırarak lider ülke Türkiye’yi kurma ideallerimizden hiç vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz.

İnanıyoruz ki ülkemize ve dünyaya barış ve huzur ancak; düşmanlaştırma ve ötekileştirme değil, kardeşlik ve kucaklaşma, hak ve adalet, dürüstlük ve şeffaflık, fikir ve inanç hürriyeti ilkelerini tavizsiz bir şekilde hâkim kılmakla sağlanır. Üreterek güçlenerek kalkınma ancak bu ortamın oluşması ile sağlanır.

Saadet Partimizin siyaset anlayışı, tüm milli görüş partilerimizde olduğu gibi günü ve kendimizi kurtarmak değil, geleceği toplumun faydası istikametinde şekillendirmeye çalışmaktır. Burada temel ilkemizin gücü değil Hakkı üstün tutmak olduğunu söylemeliyim. Biz zaferden değil seferden sorumluyuz.

Biliyoruz ki bu anlayış ve hedeflerle; Saadet Partisi ülkemizin geleceğinin sigortası olmaya devam edecektir. Hiç kimseden çekinmeden, doğrularımızdan taviz vermeden Hakkı üstün tutan anlayış ile çalışmaya devam edeceğimizi ifade ediyor ve söz veriyoruz.

Yakın tarihimizin bir başka kırılma noktası olan 20 Temmuz 1974’de icra edilen Kıbrıs Barış Harekâtı’dır.  Bu önemli zaferin mimarının, yavru vatanımız Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı rahmetli Sayın Rauf Denktaş”ın da birçok yerde ifade ettiği üzere, Mili görüş Kurucu lideri Merhum Erbakan Hocamız olduğunu da hatırlatmakta fayda var.

Kıbrıs Barış Harekâtı; emperyalizmin ve sömürgeci güçlerin tahakkümüne aldırış etmeden, güçlü ve bağımsız bir duruş sergilemenin simgesi, şahsiyetli bir dış politikanın hayata geçirilmesini göstermek açısından önemlidir. Bunu eski dış işleri bakanlarımız yazdıkları kitaplarda açıkça ifade etmişlerdir.

Bu harekât On yıllarca zulüm altında olan kardeşlerimize, huzur, refah, gurur verirken onların karşısındaki zalimler ve destekçisi emperyalistlere haddini bildirmiştir. Buda Milli görüşün İktidarda olduğu dönemde olmuştur elhamdülillah. Milli görüşün son iktidarında Siyonist İsrail işgal ettiği Filistin topraklarında tek kurşun atamadığını da hatırlatmak isterim.

Bu duygularla Kıbrıs Barış Harekâtının yıl dönümünde harekâtta emeği geçen başta Erbakan Hocamız olmak üzere, karara destek veren siyasileri rahmet ve minnetle anıyor, Silahlı Kuvvetlerimizi her zamanki başarılarından dolayı tebrik ediyor, şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarını hürmetle yâd ediyorum.

 

 

 

Ülkemizde şuanda gündem olan Ayasofya Camii açılması konusuna değinmek istiyorum. Ayasofya’nın ibadete açılmasını amasız lakinsiz sonuna kadar desteklediğimizi başta genel başkanımız olmak üzere partimiz teşkilatı defaten ilan etmiştir. Açılması için teşkilatımız ve sivil toplum kuruluşlarımız ile her yıl eylem yaptığımızı, kapısında sabah namazı organizasyonları yaptığımızı milletimiz iyi bilmektedir. Bu konuda bazı lejyonerlerin aleyhimize kurduğu söylemlerin tarihin çöplüğüne atılacağını da iyi bilmesi gerekir. Buradan Ayasofya camiinin Zincirlerinin kırılmasına vesile olan, ibadete açılması için emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Ülkemize hayırlı olsun diyoruz.

İnşallah açılışını camii olarak bu Cuma yapacak olduğumuz Fethin sembolü Ayasofya Camimizin yine temmuz ayında imzalanan ve o gününün şartlarına göre yapılmış olan Lozan barış antlaşmasının yıldönümüne gelmesini çok güzel bir mesaj olduğunu düşünüyoruz. İnşallah Ayasofya Camii eski günlerinde olduğu gibi sadece vakit namazlarında değil günün her vakti namaz kılınabilen ecdadımızın vasiyetine uygun olarak devam edecektir. Allah bir daha böyle esaret vermesin inşallah.

Bu cumadan sonra inşallah öncelikle ülkemizin gerçek gündemine dönmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Nedir bunlar; işsizlik, bazı sektörler hariç ekonomik durağanlık. Bunları ancak doğrudan reel ekonomi içinde olanlar, halkın arasında olanlar bilir. Burada bazı rakamlar vereceğim. Türk-iş verilerine göre açlık sınırı 2431 tl yoksulluk sınırı 7942tl olmuş ve giderek artarken orta ve alt gelir grubunun geliri günden güne erimektedir. Zengin ile fakir arasında olan uçurum giderek artmaktadır. Bunu en net olarak korona sürecinde sosyal devlet olarak dağıtılan kişi sayısına bakarsak çok net olarak görünecektir. Kaba bir hesapla maliye, aile bakanlarımızın ifadesi ve Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ile bunun 10 milyon hane olduğu anlaşılacaktır. Bunu şöyle ifade edersek ortalama hane başı 4 kişi olduğunu kabul edersek 40 milyon vatandaşımız yani ülkemizin yarısının sosyal yardıma ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu durumu destekleyen diğer bir veri TUİK tarafından açıklanan işsizlik rakamlarıdır.Tarım dışı işsizlik %13 mertebesinde olduğu genç işsizliğin %30 olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bunun temel nedeni olarak üretim ekonomisi yerine tüketim ekonomisi üzerine faize dayalı kapitalist sistemdir.

2. Yılı doldurduğumuz hükümet sistemi de aynı yönetim anlayışı ile devam ettiği için hiçbir derde deva olmamıştır. Hasat döneminin başladığı bu dönemde üretici artan maliyetleri karşılamaktan uzak olduğunu görmektedir. Fındık hasatının başlamak üzere olduğu ve dünyanın en büyük üreticisi olduğumuz fındıkta ise fiyat belirsizliği devam etmektedir. Emekli işçi memur da resmi enflasyon yerine gerçek enflasyon altında kalarak ezilmektedir.

Önümüzdeki hafta eda edeceğimiz Kurban Bayramının Tüm İslam alemine ve ülkemize hayırlar getirmesini Cenabı haktan niyaz eder. Sağlıklı günler dilerim.” şeklinde ifade etti.