´Son nefesimi bir mağduru sevindirirken vermek istiyorum´
Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı hemşehrimiz İsmail Hakkı Turunç, 40 yıla yakın aktif görev aldığı insani yardım faaliyetlerinin gelişimini ve bu süreçte yaşadığı tecrübeleri anlattı.
Tarih: 29.1.2019 00:00:01/ 1081okunma / 0yorum

İSTANBUL
Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç, "Son nefesimi yatağımda değil, koştuğumuz bir yerde, Uganda´nın ya da belki Moğolistan´ın bir yerlerinde, dünyanın bir ucunda yardım yaparken, bir mağduru sevindirirken vermek istiyorum." dedi. 


Ulusal ve uluslararası birçok dernekte 40 yıla yakın aktif görev alan, dünyanın dört bir köşesinde 100´ü aşkın ülkeye insani yardım götürülmesine aracılık eden Turunç, "son nefesini" vermek istediği insani yardım faaliyetlerindeki gelişimi, bu süreçte yaşadıklarını ve yardım gönüllülerine tavsiyelerini AA muhabirine anlattı.


İnsani yardım faaliyeti alanında birçok derneğe destek veren ve ilham kaynağı olan Turunç, yardımların kişisel ve kurumsal iki boyutu olduğuna dikkati çekerek, "Bu yardımları yapma fırsatı bana Allah´ın bir lütfu, armağanıydı. Başka işler, sosyal statüler de isteyebilirdim ama müthiş manevi karşılığı olan, ruhuma farklı güzellikler kazandıran bu çalışmaları başka bir alanda yapamazdım. Son nefesimi yatağımda değil, koştuğumuz bir yerde, Uganda´nın ya da belki Moğolistan´ın bir yerinde yardım yaparken vermek istiyorum." diye konuştu.


Turunç, Türkiye´nin uluslararası alanda yürüttüğü yardım faaliyetlerinin tarihsel temellerinin Osmanlı İmparatorluğu´ndaki vakıf geleneğine dayandığını ve bu geleneğin ihtiyaç sahiplerini inancı, milliyeti ya da rengine göre ayırmadığını söyledi.


"Yardıma giden hiçbir kurumun gizli bir ajandası yok"
Türkiye´nin sel, deprem, tsunami, kuraklık, açlık gibi sorunlarla mücadele eden tüm ülkelere ve devlet kurumları ve dernekler aracılığıyla yardım eli uzattığını anlatan Turunç, şunları kaydetti:
"Şimdiye kadar hep mazluma dini, ırkı, dili, ırkı sorulmaz mantığıyla hareket ettik. ´Ben yardım yaparsam oradaki insanlardan karşılığını alırım.´ diye gitmiyoruz. Yardıma giden hiçbir kurumun gizli bir ajandası yok. Gittiğimiz tüm yerlerde çok olumlu tepkiler alıyoruz. Diğerlerinden farklı olduğumuza eminler artık. Maalesef Batılı sivil toplum kuruluşlarının ticaret ve başka çıkarlar için oralara gittiğine şahit oldum. Zor şartlarda yaşayan insanların, çocukların bu ülkelerin yardım kuruluşları tarafından kötü amaçlarla kullanıldığını da gördüm."


"Yağmurda, çamurda, kurşunların altında çalışıyorsunuz"
İsmail Hakkı Turunç, bu ülkelerdeki yardım faaliyetlerine katılan gönüllülerin "tarifsiz duygular" yaşadığını ve Türkiye´ye geldikten sonra bir an önce o bölgelere tekrar dönmek için yeni projeler hazırladığına şahit olduğunu aktardı.
Tüm ömrünü insanlara yardım uğrunda harcamak istediğini dile getiren Turunç, gönüllülerin yaşadıklarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Ben 106 ülkeye gittim. Ömrüm yetse de gitmediğim ülke kalmasa, ömrüm yetse de mağdur insan kalmayacak kadar herkese yardım edebilsem... Onun zevkini aldım. Yardım gönüllüleri yağmurda, çamurda, karda, kışta, kötü yol şartlarında, Keşmir´in dağlarında, Meksika´nın, Pakistan´ın, Endonezya´nın ormanlarında, Açe´nin farklı yerlerinde, Somali´de kurşunların altında, Suriye´de üzerine ne zaman bomba düşeceğini bilmeden çalışıyor. Onların bazen tebessüm ederken bizim ağladığımız, bazen yardım ederken onlar ağladığında bizim de ağladığımız, ahirette bizi kurtarmalarını ümit ettiğimiz o onlar tesadüf değildir."


"Yardımı alanların duygularına göre hareket edilmeli"
Turunç, yardım eden olmanın duygusunu bildiklerini fakat yardımı alan insanın duygularına göre hareket edilmesi gerektiğini dile getirerek, "Bazıları yardım alırken yüzümüze bakamıyor, kapısını açamıyor. Onlara kendi malları gibi verilen bir erzağın, ayakkabının ötesinde, bir babanın evladını mağazaya götürerek, ´İstediğin ayakkabıyı sen seç evladım.´ deme hazzını yaşatmak lazım. O onuru, o babalık duygusunu yaşatmak lazım. " diye konuştu.


Yardım yapma modellerinde bu perspektifle son yıllarda önemli değişiklikler olduğunu ifade eden Turunç, "Artık balık vermek yerine balık tutmayı öğretmeye çalışıyoruz." diyerek, şunları söyledi:
"Tarım ve Orman Bakanlığı, TİKA ve bazı dernekler sanayiyi geliştirecek yeni projelere ağırlık vermeye başladı. İç piyasada satabilecekleri veya ihraç edebilecekleri ürünlere ağırlık veren eğitimler veriliyor. Kızılay olarak biz de mikro kredi verdiğimiz Mardin ve Şırnak´ta pilot bir proje başlattık. Afrika´da birçok ülkede de bunu uygulamaya başlayacağız. Hayvancılık ve zirai alanında kredi vererek ayda bir erzak paketi vermek yerine onları ekonomik olarak güçlendirmek, ayakları üzerinde durmalarını sağlamak istiyoruz. Kredi borcunu ödedikten ve işini büyüttükten sonra 3-5 sene sonra kimseye muhtaç olmayacak hale gelmelerine çalışıyoruz."


"Yardımlarda birey için asıl kazanç manevidir"
Yardımların birey için asıl kazancının "manevi" olduğu değerlendirmesini yapan Turunç, hiçbir karşılık beklemeden yapılan yardımların gönüllüler ve bölgedeki insanlar arasında güven tesis ettiğini ve bu insanların zamanla ticaret yapmak için de talepte bulunduklarını anlattı.


Turunç, bölge sakinlerinin Türk şirketleriyle yaptığı ticaretin çift taraflı bir kazanç olduğunu ve öncelikle bu ülkeleri kalkındırdığını belirtti.


Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Turunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bize ticaret yapma talebinde bulunanları devletin resmi kurumlarıyla irtibata geçiriyoruz. Bu ülkelerde yüzyıllardır aldatılmış olmanın psikolojisi var insanlarda. Bunun için güvenilir insanlarla ticaret yapmak istiyorlar. Bu özellikle onlar için bir kazanım oluyor. Türkiye´nin tanıtılmasına da katkı yapmış oluyoruz. Örneğin Moğolistan´a gittiğimde, ´Türkiye´yi son 10 yıldır daha iyi tanımaya başladık.´ dediklerini duydum. Bazı iş adamları bu tanıtımla Moğolistan´dan İstanbul´a gelerek ciddi yatırımlar yaptı. Önceden başka ülkelerle ilişkileri olsa da bize güvendikten sonra yatırımlarını Türkiye´ye yöneltiyorlar."


"Öncelikle iyi niyetimizi korumalıyız"
Yardımların karşılığına ilişkin "Gönülden yapılan maddi ölçütlerle değerlendirilemez." vurgusu yapan Turunç, şunları kaydetti:
"Ekonomik olarak çok iyi bir noktada olamayabilirsiniz ama gönlünüzde bir hayır anlayışı, yardım yapma ve paylaşma duygusu varsa kendi bütçenize göre bu duyguları hayra dönüştürebilirsiniz. Osmanlı döneminde yaşayan ecdadımız belki çok iyi şartlarda değildi ama çok güçlü bir anlayışa sahipti. Dönemlerinde yapılanları okuduğumuzda, duyduğumuzda, dinlediğimizde bugünden daha iyi olduğunu görüyoruz ve kabul ediyoruz. "


Türkiye´nin son yıllarda daha organize yürüttüğü faaliyetler sayesinde dünyanın gayrisafi milli hasılasına oranla en çok yardım yapan ülkesi haline geldiğinin altını çizen Turunç, "40 yıldır sosyal yardım çalışmalarının içinde olan biri olarak, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´ın vizyonuyla önümüze açılan farklı imkanlarla hayır kurumlarının daha tüzel bir yapıya ulaştığını ve ihtiyaç sahiplerine ulaştığını görüyoruz. " değerlendirmesini yaptı.
Turunç, yardımların bireylerin ötesinde gönüllere ulaşabilmesi için niyetlerin daha salih olması gerektiğini belirterek, gönüllülere şu tavsiyelerde bulundu:
"Yaptığımız tüm çalışmalara rağmen ecdadın geldiği noktaya ulaşamadık. Vakıflarda yardım kültürü bir bilinç ve ibadet inancıyla yapılıyordu. Ama bir dernekte bulunayım ve sosyal statü elde edeyim gibi emellere de sahip olabilirsiniz. Konumunuz ve kartvizitlerinizle birilerini etkileyebiliriz. Ama Allah insana şah damarından daha yakın ve hangi niyetle, hangi dernekte olduğumuzu çok iyi biliyor. Yoksa hesap gününde Allah´tan mükafat beklerken, bunların gösteriş için yapıldığından dolayı cezalandırılabiliriz. Bunun için öncelikle iyi niyetimizi korumalıyız."


"Türklere bu kapı hiçbir zaman kapanmaz"
Turunç, insani yardım yardım çalışmaları sırasında yaşadığı ve unutamadığı bir anısını da şöyle anlattı:
"2015´teki Keşmir´de yaşanan depremin ardından bölgeye gittik. Bölgede iki okulun yıkıldığını gördük. Hüzünlü bir manzaraydı. Zaten mevsim itibarıyla da zordu. Yağmurun, çamurun içinde ders yapmaya çalışıyorlardı. İki okul yapmaya karar verdik. Türkiye´de yaptırdığımız prefabrikleri Pakistan´a götürerek montaj yaptık. Birisinin adını Fatih Sultan Mehmet, diğerinin adını Akşemsettin koyduk. İçinde bilgisayar, kimya laboratuvarları da vardı. Buradaki çalışmaları kontrol etmek için bir arkadaşla tekrar Pakistan´a gittik. Faysal Mescidi´ne girmek istedik. Çok estetik, güzel bir cami ama vakit namazları dışında camiyi kapatıyorlardı. Namazı kaçırdık ama camiye girmek istedik. Kapıdaki askerler caminin kapalı olduğunu, giremeyeceğimizi söyledi. Uzaktan bizi dinleyen biri yanımıza gelerek, ´Türk müsünüz? ´diye sordu. Sonra askerlere talimat vererek, ´Türklere bu kapı hiçbir zaman kapanmaz.´ dedi ve kapılar açıldı. O duyguyla içeri girdik ve ağlaya ağlaya namaz kıldık." (AA)








Kaynak: AA

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Meteorolojide yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı kod dönemi
Meteorolojide yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı kod dönemi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), hava tahminlerinin yeni dönemde renkli verileceğini duyurarak, Kuvvetli meteorolojik hadiselerde vatandaşlar artık "yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı" renk kodlarıyla uyarılacak.
Kim engelli?
Kim engelli?
Gültepe mahallesinde bulunan AVM´nin engelli girişini kapatan sürücü, tepkilere neden oldu. Sürücünün girişi kapatmasını ‘´Kim engelli?´´ yorumlarına neden oldu.
Sevgililerin tercihi gül ve orkide
Sevgililerin tercihi gül ve orkide
Sevgililerin tercihi gül ve orkide
Nereden Nereye
Nereden Nereye
TÜİK verilerine göre açıklanan rakamlarda Sivas´ta toplam nüfusumuz, 646 bin 608 kişi olurken, Sivas il merkezindeki nüfus ise 377 bin 561 kişi iken, Ankara´nın Çankaya ilçesi 2018 yılının sonu itibarıyla 920 bin 890´nı bulan nüfusuyla Türkiye´nin en kalabalık ilçesi oldu
Ozan Arif hayatını kaybetti
Ozan Arif hayatını kaybetti
Ozan Arif hayatını kaybetti
Asansörü kim yaptıracak?
Asansörü kim yaptıracak?
Asansörü kim yaptıracak?
El emeği işlemelere yoğun ilgi
El emeği işlemelere yoğun ilgi
El emeği işlemelere yoğun ilgi
Trafik kazası üç can aldı
Trafik kazası üç can aldı
Trafik kazası üç can aldı
BU VEBAL HEPİMİZİ YAKAR
BU VEBAL HEPİMİZİ YAKAR
Mısır´da darbeci Sisi´den ve idam kararından kaçarak Türkiye´ye sığınan Muhammed Abduhafiz Hüseyin´in Mısır´a gönderilmesini eleştiren Sivas Özgür Der Şube Başkanı Sinan Ceran ‘´Bu vebal hepimize yeter´´ yorumu yaptı. Ceran, ‘´Hüseyin,sığınılabilecek bir liman olarak gördüğü Türkiye´ye güvenmenin bedelini çok ağır bir biçimde ödedi ve hiçbir yargılama yapılmaksızın Sisi´nin cellatlarına gönderildi.´´ dedi.
Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın
Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın
İçişleri Bakanlığımız, trafikte yaya önceliği bilincinin oluşturulması ve yaya geçitlerinin kullanımını yaygınlaştırılması amacı ile "Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın" sloganıyla ülke genelinde eş zamanlı olarak kampanya başlattı ve ‘2019 Yılı Yaya Öncelikli Trafik Yılı´ ilan edildi.
Yılda ´35´ Kilo Et Tüketiyoruz
Yılda ´35´ Kilo Et Tüketiyoruz
Ülkelerin yıllık et tüketim miktarları belli olurken, Türkiye´de bir kişinin yıllık ortalama 35 kilogram et tükettiği görüldü.
Sivaslı esnaftan örnek davranış
Sivaslı esnaftan örnek davranış
Sivaslı esnaftan örnek davranış
Mavi Balina oyununa dikkat! Çocuklarınızı uzak tutun!
Mavi Balina oyununa dikkat! Çocuklarınızı uzak tutun!
Mavi Balina oyununa dikkat! Çocuklarınızı uzak tutun!
İsmail Kuş´a son veda
İsmail Kuş´a son veda
İsmail Kuş´a son veda
"Belediye ve spor camiasına başsağlığı diliyorum"
"Belediye ve spor camiasına başsağlığı diliyorum"
"Belediye ve spor camiasına başsağlığı diliyorum"
NÜFUSUMUZ 25 BİN 307 KİŞİ ARTTI
NÜFUSUMUZ 25 BİN 307 KİŞİ ARTTI
Sivas´ta toplam nüfusumuz, 25 bin 307 kişi artarak 646 bin 608 kişiye ulaşırken, Sivas il merkezindeki nüfus ise 5 bin 261 kişi aratarak 377 bin 561 kişiye ulaşmıştır.Toplam köy nüfusumuz, 19 bin 73 kişi artarak 176 bin 019 kişi olmuştur.
Birlik, kardeşlik ve insani yardım köprüsü
Birlik, kardeşlik ve insani yardım köprüsü
Bağışçılarının desteğiyle yardımlarını her geçen gün artıran Beşir Derneği, birlik, kardeşlik ve insani yardım köprüleri kurmayı sürdürüyor.
Türkiye´nin Nüfusu 82 Milyonu Geçti
Türkiye´nin Nüfusu 82 Milyonu Geçti
Türkiye nüfusu 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla 82 milyon 3 bin 882 kişi oldu
LÖSEV´den Ailelere Et Yardımı
LÖSEV´den Ailelere Et Yardımı
LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, Türkiye genelinde sayıları 30 bini aşkın kayıtlı hasta ve ailelerine, 20 yıldır olduğu gibi tamamen ücretsiz tedavi ve eğitim hizmetlerinin yanı sıra maddi-manevi desteklerini iletmeye devam ediyor.
Deve tüyü içliklerine yoğun ilgi
Deve tüyü içliklerine yoğun ilgi
Deve tüyü içliklerine yoğun ilgi
Kaldırımlar şans yoluna döndü
Kaldırımlar şans yoluna döndü
Sivas´ta bazı kaldırımlarda yer alan engelli yürüyüş yolları bakım beklerken, yine bazı kaldırım taşlarının yerinden oynaması sonucu sağlıklı vatandaşlarda çocukluk yıllarında oynadıkları sek sek oyunu gibi zıplamak zorunda kalıyor. Altı boşalan kaldırım taşlarına basmamak için mücadele eden vatandaşlar doksan´lı yıllarda TRT´de ilgiyle izlenen yarışma programı şans yolundaki hareketleri aratmayacak şekilde yürümeye çalışıyorlar.
"Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler"
"Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından yoğun kar yağışının ardından kuşlar için yerleşkenin birçok noktasına yem bırakıldı. 
İstanbul´dan Sivas´a Yardım Gönderdi
İstanbul´dan Sivas´a Yardım Gönderdi
Hayat Ağacı Derneği şeffaf ve güvenilir yapısı sayesinde Türkiye´nin her yanından hayırsever vatandaşların desteğini almaya devam ediyor.
Müge Anlı´ nın gönderdiği tekerlekli sandalyeler dağıtıldı
Müge Anlı´ nın gönderdiği tekerlekli sandalyeler dağıtıldı
Müge Anlı´ nın gönderdiği tekerlekli sandalyeler dağıtıldı
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
booked.net
Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insanı daha görmedim.

Konfüçyus
Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59