Anahtar Kelimeler: Sivaslı deneme yazarları Söğüt’

YAZARLAR

Sivaslı usta deneme yazarları Söğüt’te

Gazetemiz fahri danışmanı Berat Demirci hocamızın yeni şiiri Söğüt dergisinde yayınladı.

Hakan BAKAR

Ötüken Yayınları’nın gayretiyle, iki ayda bir çıkan Söğüt- Türk Edebiyatı Dergisi, yeni sayısı çıktı.

Edebiyatın gölgelendiği, hür tefekkürün kalelerinin zorlukla ayakta durduğu günümüzde Söğüt’ün de işi zor; bereketli ve uzun ömür dileriz.

Sivas, vilayet sınırlarını aşamayan yazarı ve şairi çok bol bir şehirdir. Şehirdeki edebiyat ekseni de bunlar etrafında dönmektedir. Parmakla sayılacak kadar az olmalarına rağmen, kültürel etkinlik denilince: Batıya doğru Yaraş Beli’ni, doğuya doğru Seyfe Beli’ni aşamayan bu yarı resmî şahıs kadrosu akla gelmektedir. Edebiyat ve sanat dışı kuvvetler, baskın çıkmaktadır.

Söğüt Dergisi’nin önemli bir özelliği de üç Sivaslı’nın imzasını görmüş olmamızdır. Tekin Şener, Cengizhan Orakçı ve Berat Demirci hemen her sayısında dikkat çekici yazı ve şiirlere imza atmaktadırlar. Sayılarının çoğalması temennisiyle gazetemizin fahri danışmanı Berat Demirci hocamızın yeni, şiirini de bu vesileyle hemşerilerimize takdim ediyoruz.

 

MEVSİMSİZ AŞKLAR MANZUMESİ

Yeşil yaprak tutuştursam yakasına eylülün,

Ömrümsün yazıp altına çerçeveletsem olur;

İşin aslına bakarsan temmuzda da aynıydım.

Ben yalnız seni yazdım yalnız seni bilirim;

Mevsimsiz isimsizim iklimsizdir sevdiğim.

 

Söz hafiyesi şehri devriye gezmededir:

Dada dada du dattara du dada dada du!

Bellidir selamlanacak şapka kırılacak diz,

Bu sevmeler tek perdelik ışık gölge oyunu;

Bellidir mumyalanacak dil mum yakılacak şarkı,

Topluca çepik çalıp aşka türbe dikmeliyiz.

 

Mağaranız sizin olsun arka kapıdan kaçışlı,

Teferrüç eyledim geçtim canıma ırak olsun;

Fener çakar ışıldatsın tekmil mevkuteleri,

Alalansın mevzun şikak uzaktan yahşi dursun.

Kaypak ağız oynaş gönül kararttı evin yolunu,

Akanı boz bulanıktır birikeni kara yosun;

Zatüssüver hane başı rüsum salmış güzelliğe,

Kitapta çoktur misali bilsen ne bilmesen ne.

 

Gök kubbenin altında yeni bir söz yok evet,

Hak olmak var olmamak var öz işi özne işi;

Benzeşiriz bu bizleri daha çok insan eder,

Gök kubbenin ardından filizlenir taze kader.

Susturucu taktırmadan şarkıların ucuna,

Söylet bana hep sevdiğini hiç sevmediğini;

Âdettendir şeffaf yürek daha çok yaralanır,

Olur olsun bu faniden ala dinli göçmemeli.

 

Suali bitmez dünyanın ben mezra halkındanım,

Tartamam azı çoğu söylerim mecazım yok;

Estiğim acı poyrazdır dağdır arkalandığım,

Kim kime müzahir koşuşur nerden bileyim?

Herkes derler bir adrese yazılıyor mektuplar,

Ben yalnız sana yazdım yalnız seni bilirim;

Mevsimsiz isimsizim iklimsizdir sevdiğim.

 

Söğüt – Türk Edebiyatı Dergisi

Temmuz-Ağustos, 2020