YAZARLAR

?SİVAS KENDİ EKO-KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURMALI?

Doç. Dr. Yalman, ?Halk devlete ait fabrikalarda çalışırken girişimci özelliğini geliştirememiştir. Sivas´ta gelir düzeyinin düşüklüğü dışarıya göçlere sebep olmuştur. 1935 sayımına göre Sivas´ın nüfusu 435.630 ile Türkiye´de 7. sıra da iken, 2018 yılında

Sivas Kongresinin 100. yılına armağan olarak 15 akademisyenin bir araya gelerek 4 aylık bir sürede hazırladıkları Sivas Ekonomisi kitabı yayınlandı.

Sivas Kongresinin 100. yılını özel olarak hazırlanan Sivas Ekonomisi kitabında yer alan akademisyen isimlerden biriside Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlkay Noyan Yalman.

Bizim Sivas Gazetesi olarak röportaj yaptığımız Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlkay Noyan Yalman, hem Sivas Ekonomisi kitabı hakkında hem de Sivas ile ilgili ekonomik olarak nelerin yapılacağına dair önemli bilgiler paylaştı.

?KİTAP BİR YATIRIM REHBERİ ÖZELLİĞİ TAŞIMAKTADIR?

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlkay Noyan Yalman, ?Sivas Kongresinin 100. yılına armağan olarak 15 akademisyen olarak bir araya geldik ve 4 aylık bir sürede bu kitabı hazırladık.Kitapta Sivas Ekonomisi Geçmişi, Bugünü, Geleceği bu kitapta toplandı. Kitap 15 bölümden oluşmakta ve teorik bilgilerin yanı sıra piyasaya yönelik yapılmış spesifik araştırmalarda yer almakta. Kitapta Sivas´ın geçmişten gelen ekonomik yapısı, bugün ki potansiyeli ve geleceğe dair beklentiler ve politika önerileri yer almakta. Kitap bu yanıyla bir yatırım rehberi özelliği de taşımaktadır. Sivas ekonomisine ait makroekonomik göstergeler, istihdam ve işsizlik, tarım, sanayi, maden, enerji, uluslararası ticaret ve lojistik, pazarlanabilir turizm potansiyeli, girişimcilik faaliyetleri, bankacılık faaliyetleri, devlet destekleri, el sanatları potansiyeli, kamu maliyesi göstergeleri, yatırım ekosistemi gibi konular kitap içerisinde işlendi.?şeklinde ifade etti.

?SİVAS´IN GÖRÜNEN SORUNU GÖÇTÜR?

Kitap incelendiğinde Sivas ekonomisine dair birçok tespitin olduğunu ifade eden Yalman, ?Sivas ekonomisinde bugün ki sorunların birçoğunun geçmişten gelen süreçlerden kaynaklandığı ve yapısal sorunlar olduğu görülmektedir. Sivas ekonomisi genel itibariyle bakıldığında tipik bir Anadolu şehri özelliklerine sahip, uzun yıllar devlet yatırımlarının varlığıyla ekonomisine yön vermiş bir ekonomidir. Cumhuriyet döneminde Sivas´a yapılan büyük ölçekli kamu yatırımları şehir ekonomisinin alt yapısını oluşturmuştur. Bu durumun bir sonucu olarak şehirde girişimcilik ruhu ve ortaklık müessesesi yeterince gelişmemiş görülmektedir. Halk devlete ait fabrikalarda çalışırken girişimci özelliğini geliştirememiş ve genellikle maaşlı çalışan statüsünde kalmıştır. Sivas´ın görünen diğer bir sorunu ise göçtür. Uzun yıllardır devam eden ve kısır bir döngü haline gelen göç ve ekonomide ki durgunluk birbirinin hem sebebi hem de sonucu olmuştur. 1935 sayımına göre Sivas´ın nüfusu 435.630 ile Türkiye´de 7. sıra da iken, 2018 yılında 646.608 ile 32. sırada yer almaktadır. Göçü sadece insan göçü olarak değil, sermaye göçü ve beyin göçü olarak da değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla nüfusun giderek azalması ekonomiyi de olumsuz etkilemekte ticaret hacminin azalmasına sebep olmuştur.?şeklinde ifade etti.

?GÖÇLER ŞEHRİN GELİŞMESİNE ENGEL OLMAKTADIR?

Bir ekonominin büyüklüğü ve gelişmişliğini görebilmek için GSYİH verileri önemli göstergelerdir diyen Yalman, açıklamalarına şöyle devam etti.?Sivas ili, yaratmış olduğu GSYİH ile TR72 Bölgesi içinde %23,35, Türkiye ekonomisi içinde ?5,4 ağırlığa sahiptir. 2017 yılı itibariyle, ilin GSYİH´sı 4.574 milyon dolar olup büyüklük itibariyle Türkiye genelinde 30. sırada yer almaktadır. Kişi başına GSYİH´nın büyüklüğü bakımından Sivas ili Türkiye genelinde 2004 yılında 51. sırada iken 2017 yılında 45. sıraya yükselmiştir. Ancak 2017´den itibaren yine düşüş trendine girmiştir. 2017 yılında GSYİH rakamlarında Türkiye´de 30. sırada yer alırken kişi başına düşen GSYİH rakamlarında 45. sıradadır. Bu da nüfus yoğunluğunun etkisinin sonucudur.  Kişibaşına düşen GSYİH rakamları genel ekonomik yapının da bir özetidir aslında.Genellikle maaşlı ve özellikle asgari ücret düzeyinde çalışan kesim yoğun olduğundan gelir düzeyi de düşüktür. Yapılan gözlemlerde ve daha önce gerçekleştirilmiş swot analizlerinde, gelir düzeyinin düşük olmasından dolayı talep miktarının da düşük olduğu ve şehir ekonomisinin bundan olumsuz etkilendiği ifade edilmiştir. Şehirde izlenen başka bir durumda gelir düzeyi yüksek olanların ihtiyaçlarını Ankara, Kayseri, İstanbul gibi büyük şehirlerden karşılaması sonucu ticaretin zayıflamasıdır. Bu durum Sivas´ta gelir düzeyinin düşüklüğüne ve dışarıya göçlere sebep olmakta, göçlerde şehrin gelişmesine engel olmaktadır.?ifadesini kullandı.

?SİVAS´TA YENİLENME VE GELİŞME FAALİYETLERİ YETERİNCE YAPILAMIYOR?

Açıklamaların sonunda, Aslında Sivas ekonomisindeki eksiklik niceliksel değil, nitelikseldir diyen Yalman, konuşmasını şu şekilde bitirdi. ?Yani ne kadar iş yapıldığından ziyade nasıl iş yapıldığına dikkat çekmek daha faydalı olacaktır. Büyüme ile kalkınma arasındaki fark da budur. Sivas piyasasında iş yapma kültürü, rekabet edebilme, beşeri sermayenin varlığı, müşteri memnuniyeti, yeni pazarlara açılma, yeni kaynaklar keşfetme, dış ticaret, iş başı eğitimi, kurumsallaşma gibi kavramların anlamının ve öneminin bilinmesi gereklidir. Sivas ekonomisine can veren çok değerli işletmelerimiz ve çalışanlarımız var elbette. Ancak küresel düzende rekabetin giderek güçlenmesi, işlemelerin kendilerini yenilemelerini ve gelişmeleri takip etmelerini gerektirmektedir. Sivas´ta yenilenme ve gelişme faaliyetleri yeterince yapılamadığından ekonomiyi canlandıracak potansiyel yetersiz kalmaktadır. Şehrin ekonomisi sürekli çevre illerle kıyaslamalar yapmak yerine kendi eko-kültürünü oluşturarak ve kendi dinamikleri içerisinde geliştirilmeye geçilmelidir. Bu sağlandığı takdirde ekonomik canlanmayla birlikte tersine göç hareketleri başlayacak, bu da ekonomik canlanmayı destekleyecek böylece göç-durgunluk kısır döngüsü son bulacaktır. Bunun gerçekleşebilmesi için şehir halkının birlikte bir bilinç oluşturması gereklidir. Sivas Ekonomisi kitabı bu bilincin oluşabilmesine bir katkı amacı da gütmektedir. Bu konuda yerel yönetimler özellikle firmalar ve çalışılan alanlarla ilgili akademisyenlerin bir araya gelmesinde öncülük ederek Sivas´ın ihtiyacı olan yapısal değişimin gerçekleşmesini destekleyebilirler. Firmalar değişen ve gelişen ekonomik gelişmelere ayak uydurabildikçe hayatta kalacaklar ve kendilerini geliştirebileceklerdir.?şeklinde konuştu. /Hakan BAKAR