Anahtar Kelimeler: RESSAM

SIRA DIŞI RESSAM

Portre sanatına yeni bir soluk getiren ünlü ressam gazetemiz yazarlarından Avukat Seçil Erdayı’ya özel röportaj verdi.

Yaptığı portreler ile genç kuşağın en dikkat çekici isimlerinden biri olan Kadir Akyol, kendine has tarzıyla yaptığı resimlerle adeta büyüledi. İlginç bir yaşam hikayesi de olan Akyol, yazarımız Erdayı’nın sorularını yanıtladı.

Yazar Erdayı’nın Karayip Korsanları’nın Jack Sparrow’u, Yüzüklerin Efendisi’nin Gandalf’ı, Avatar, Kara Şövalye Filminin Batman Joker’i, Kuzuların Sessizliğinde Hannibal Lecter gibi popüler karakterlerin yanı sıra dünya genelinde çok sayıda ünlüyü resmeden Akyol ile röportajı;

 

SORU: Değerli Sanatçımız Kadir. Nerelisin kaç doğumlusun? Bu güzide sanatçımızın hayat hikayesine kısaca başlayalım mı?

CEVAP: 26 Haziran 1984 Mardin Kızıltepe doğumluyum. Çok ilginç bir öyküden bahsetmek istiyorum. Doğduğumda ilk üç gün ismim ‘’MEMET’’ imiş. Ancak o aralar ailemin rüyasına girerek sık sık benim adım ‘’ KADİR’’ demişim ve belki de kendi ismini belirleyen ilk bebek olarak tarihe geçmiş olabilirim.

SORU: Sevgili Kadir. Seninle alakalı en dikkat çekici özelliklerinden birisi elbette ruhunu ve tüm yeteneğini ortaya koyduğun o şaheserler, bir diğeri ise profil sayfana bakar bakmaz ‘’SIĞMAZAM’’ kelimesi manidar geliyor. Hiçbir yere ‘’SIĞMAZAM’’ dediğin oldu mu?

CEVAP: ‘’Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam yersiz, yurtsuz cevher benim, hiçbir mekâna sığmazam.’’

Bu bedenler bizim hapishanelerimiz. Her şeyi bedenle yapamayız. Çünkü gelip geçicidir. Benim gibi sanatçılar hiçbir bedene, ne göğe, ne sana ne bana.. sığmazam..

SORU: Mardin’ de yaşadın mı?

CEVAP: Bazen fiziken bazen ruhen oradayım. Mardin kadim bir coğrafya olarak yüzyıllardır oradadır. Farklı din, dil ve ırklar bir arada yaşar. Çeşitlilik var, özgürlük var, güzellik var. Mardin’ in sanatıma, genel kültürüme de katkısı olmuştur. Mardin’ de en az 3-4 lisan öğrendim. İnsan çeşitli gördüm. Dünyanın en güzel renkleri orada. Ezan sesleriyle çan seslerinin bir arada olması muazzam bir kültürel güzellik.

Hayattaki farklı boyutları tecrübe edebilirsin. Senden öncekilerin ayak izlerini takip edersen fayda kazanırsın. Bilgin kadar duyabilir ve hissedebilirsin.

SORU: “Anda Kalmak’’, “Anı yaşamak’’ hakkında ne düşünüyorsun?

CEVAP: Bu hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kaldı, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz.

Bir Japon Atasözü derki; ‘’şuan benimle yürüyorsan yürü, yemek yiyorsan ye..’’ yani anda kalmak ve o anı yaşamak..

Nota; anda kalmayı sağlar. Sanatta denge, hayatta denge çok önemlidir. Bazen durup düşünmek lazım. Elde etmek istediğin şeyler için neden bu kadar çaba? Bu bir a noktasından b noktasına varıştır. Bilincin ise buraya seni tekemmül etmek için götürür.

SORU: Kadın hakları hakkında ne düşünüyorsun?

CEVAP: İnsanlar yeterince haklarını bilmeli. Toplum kendini yetiştirmeli. Herkes aynı anne babadan doğmuyor. Merhametli tohumlarda yetişmek çok mühim. Kadına şiddetin yazılı ve görsel basında sürekli gösterilmesi şiddetin kanıksanmış halini vurguluyor. Şiddetin mercek altına alınıp yayınlanmasını doğru bulmuyorum.

SORU: Ressam olmasan hangi mesleği icra etmek isterdin?

CEVAP: Gezgin, mimar, kim bilir belki de bilim insanı olurdum.

SORU: Dünya çapında örnek aldığın ressamlar var mı? Leonardo Da Vinci’yi dahi olarak görüyor musun?

CEVAP: Da vinci dünyaya öğretmen olarak gelen kişilerdendir.  O öyle bir bilinç düzeyindeydi. Ondaki özellikten daha doğuştan kazanılmıştır. Dünyayı algılaması, donanımı her zaman farklıydı.

SORU: Dahi hastalığı ya da dahilik takıntılarına inanır mısın?

CEVAP: İnsanların takıntıları olabilir. Buna dahi hastalığı demeye gerek yok. Yalnızlaşan her insan bunalım yaşayabilir.

SORU: Sanata nasıl başladınız?

CEVAP: Bilinçle ilgili bir şey. İlk okulda resim öğretmenimin yönlendirmesiyle başarılı eserlerim panolara asılırdı. Daha orda bir başarı ışığı olduğunu anlamıştık. Okuldaki ve çevre illerdeki okullar arası yarışmalarda ödüller kazandım. 2013 Rh+Artmagazine ‘Yılın Genç Ressamı’ Ödülünü kazandım. 2008 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldum.

14 Kişisel sergim bulunmaktadır ve 150’den fazla ulusal ve uluslararası bir çok karma, grup, trienal, sempozyum, Fuar, müzayede, projeli etkinlikte; resim başta olmak üzere, video, enstalasyon ve performanslarıyla katıldım. Eserlerim Türkiye başta olmak üzere, İspanya, Almanya, İtalya, Fransa, Yunanistan, Belçika, Romanya, Moldovya, Kosova, Tanzanya, Amerika, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Karadağ, gibi birçok ülkede yer almıştır.

Ödüller almaya başladım. Kişisel sergilerden, dergi kapaklarından müzayedelerden maddi kazançlar da elde etmeye başladım. İspanya’ da Sevilla Güzel Sanatlar Fakültesi’nde resim üzerine yüksek lisans yapmaktayım.

SORU: Tekniğin nedir?

CEVAP: Sanatta tekniğin oturması için yılların geçmiş olması lazım. Pop art, soyut, ekspresyonizm gibi pek çok teknik vardır.

SORU: Resim yaparken kendini ifade edebiliyor musun? Kendini nasıl geliştirdin?

CEVAP: Ne şairler bin yıllık kadim sözleri söylüyor. Ama kimisi yetersiz kalıyor. Resim de böyledir. Kendi içinde ne cümleler, ne ağıtlar söyler.

Kendimi yetiştirmek için ise merak ettiğim her konuyu araştırdım. Sosyal yazılı ve görsel medya üzerinden okumalar incelemeler yaparım. Bin yıl önce söylenmiş nice ederler var. Maniler, Mesnevi.. Büyük öğretidir bunlar.

-Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam
Yersiz, yurtsuz cevher benim, hiçbir mekâna sığmazam

Beni en iyi anlatan şiirlerden biridir.

BAŞARI GÖRECELİDİR. TAŞTIM, TOPRAK OLDUM, EN SON IŞIK OLDUM GİDİYORUM..

Değerli Sanatçı Kadir Akyol’a teşekkür, teveccüh ve tekemmül yolunda övgüyle..