Anahtar Kelimeler: KANSERDE ÇEVRESEL !

YAZARLAR

KANSERDE ÇEVRESEL RİSK!

İç Hastalıkları ABD öğretim üyesi Dr. Mukaddes Yılmaz, kanserde çevresel risklere dikkat çekti. Erkan tanının önemini vurgulayan Yılmaz, sigara, alkol, güneş ışığı, karsinojen ve düzensiz yaşam uyarısı yaptı

Çetin POLAT/

Dr. Mukaddes Yılmaz, tarama yönetmeleri için özellikle meme ve kolon kanserinin erken teşhiste oldukça önemli olduğunu vurgulayarak kanser taraması ve sağlıklı beslenmenin insanları kanserden koruduğunu söyledi

Nisan ayının ilk haftası Kanser Haftası olması nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Mukaddes Yılmaz, kanser hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Kanserin, dünyada ve ülkemizde önemli ölüm sebeplerinden olup ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğinin altını çizen Yılmaz; giderek artan sedanter, hareketsiz yaşam, obezite, yanlış beslenme alışkanlıklarının da bu sonuca olumsuz yönde etki ettiğini anlattı.

Erken tanı ve tedavinin önemine değinen Mukaddes Yılmaz, “Erkan tanı ve tedavi hasta yaşamı ve yaşam kalitesine büyük katkı sağladığı göz önüne alınırsa koruma amaçlı taramalar çok önem kazanmaktadır. Tarama yöntemleri özellikle meme kanseri ve kolon kanseri erken teşhisinde oldukça önemlidir” dedi.

Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olduğunu vurgulayan Yılmaz, açıklamasına şu şekilde devam etti; “Meme kanserinin teşhisi ve bu teşhisi takiben yapılan tanısal işlemler, tedaviler kadının hem yaşamına hem de kadınlık kimliğine bir tehdit oluşturmaktadır. Meme kanserinde altta yatan kanser tanısı ile ilgili endişe ve korkuların yanı sıra yapılacak ameliyat, kaybedilecek organ, özgüven kaybı, beden imajı ile ilgili endişe ve korkular da hastada görülebilir. Her yönüyle kadınlar için önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen meme kanserinden erken teşhis şansıyla kurtulmak mümkündür. Tarama programlarına katılarak hastalık daha erken evrelerde yakalanabilir. Her kadının adet dönemi sonrasında kendi-kendine meme muayenesi yapması hayati öneme sahiptir. Kişinin kendi kendine yaptığı bu muayenede memesinde veya koltuk altında farklılık ya da ele gelen kitle hissetmesi durumunda vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekmektedir. Tarama programlarına 40 yaşından itibaren mamografi ve meme ultrasonografisi de eklenmektedir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan, BRCA1-2 genetik mutasyonu olan, öncesinde göğüs duvarına radyoterapi alan yüksek riskli hastalarda daha erken taramaya başlanmalıdır. Genel olarak genetik yatkınlık kanser gelişiminde etkili olmakla birlikte çevresel etmenler kanser oluşumunun yaklaşık %80-90’ından sorumludur. Sigara, alkol kullanımı, güneş ışığı maruziyeti, karsinojen maruziyeti, düzensiz yaşam kontrol edilerek; düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, obeziteden korunma toplumumuzda görülen kanser sıklığını azaltabilir ve tarama programlarıyla erken teşhis şansını yakalayabiliriz.”