Anahtar Kelimeler: SİVASLI CİNDY

YAZARLAR

EVİN KIZI SİVASLI CİNDY

Ünlü model Tülin Şahin, gazetemiz yazarı Avukat Seçil Erdayı’nın sorularını yanıtladı

Sivaslı bir ailenin kızı olan ve ABD’li manken Cindy Crawford’a aşırı benzerliği nedeniyle Sivasli Cindy olarak anılmaya başlayan Şahin, Sivas’lı bir ailenin kızı olmaktan gurur duyduğunu söyledi.
Hakkında merak edilenleri muhteşem bir sohbet ile okurlarımızla paylaşan Sivaslı Cindy, Sivas ile ilgili düşüncelerini, memleket hasretini ve hemşerilerinin kendine olan yaklaşımını anlattı.
Tülin Şahin ile yazarımız Seçil Erdayı arasında soru-cevap şeklinde geçen işte o röportaj:
 

SORU: Sevgili Tülin Hanım, Ben de Sivas asıllı, İstanbul’ da yaşayan biri olarak, sizinle bu keyifli haberi yapmaktan dolayı mutluluk içinde olduğumu söylemeliyim. Hemşerilerimiz ve diğer okurlarımızın da benimle aynı mutluluğu paylaştıklarını söyleyebilirim. Mütevazılık, yardımseverlik ve duruşunuzla örnek bir kadınsınız. Pek çok sivil toplum örgütüne, sosyal yardımlaşma projesine önderlik ettiğiniz de bilinmekte. Bu yönünüzü, hemşeriniz olmanın yanı sıra bir avukat olarak da hemcinsimle gurur duyduğumu söylemeliyim. 

-Çok çok teşekkür ederim. Çok naziksiniz 

Sivaslı okurlarımızın en çok merak ettiği soruyla başlamak istiyorum müsaadenizle. Danimarka'nın Odense şehrinde doğdunuz ve çocukluğunu orada geçirdiniz. Ailenizin memleketinin SİVAS asıllı olması ve Cindy Crawford’ a benzerliğiniz sebebiyle ‘’Sivaslı Cindy’’ olarak da anılmaktasınız. Bu yakıştırmadan biraz bahsetmek ister misiniz? Kullanılan lakaptan memnun musunuz? Kariyerinize her hangi bir katkı sağlamış olabilir mi?

CEVAP: Tabii ki katkıları var olmaz olur mu? Bu lakapta iki güçlü ve ilginç birleşim var diyebiliriz. Biri Türkiye’nin en sevilen şehirlerinden biri olan Sivas ve tabii ki Türkiye’nin her yerinde geçerli olan  ‘hemşerilik’ konusu Diğeri ise Cindy yani Cindy Crawford dünyanın en önemli ve efsane süper modeline benzetilmek. İstanbul’da sokağa çıktığımda herkes hemşerim nasılsın gururumuzsun diye sesleniyor. Daha güzel bir şey var mı? Taksiye binerim hemşerim almayım der . Simitçi görür hemşerim ikramım olsun der. Bir mekana girerim hemşerim çay ısmarlayayım der. Bundan daha değerlisi yok. Öyle değil mi? Bu lakap beni kısacası anında tüm Türkiye’nin ‘evin kızı’ yaptı.

SORU: Moda dünyasının Oscar’ı olarak kabul edilen Green Carpet Fashion Awards'a (Yeşil Halı Moda Ödülleri) Türkiye'den katılan tek isim oldunuz. Dünyaca ünlü tasarımcı Karl Lagerfeld tarafından bir dönem Türk Güzeli olarak adlandırıldınız. Küresel Vatandaş Büyükelçisi, UNICEF iyi niyet elçisi, eğitim, sağlık konularında da özellikle sosyal projelerin başında yer alan, daha sayamadığım alamet-i farikalarınızla fark yaratan örnek bir isimsiniz.  Başarınızı borçlu olduğunuz hususlar nedir, bizimle paylaşır mısınız? 

CEVAP:  Çok teşekkürler. Bence başarının sırrı çok ama çok çalışmak başka açıklaması yok, en azından kendimi anlatacaksam. 20 yıldır bildim kendimi bildim bileli çok ağır çalışıyorum. Hem Türkiye hem de yurtdışında. 

SORU: İstanbul’ un her mevsim o muhteşem manzarasının içerisinde, tarihi dokusunu koruyup aynı zamanda modern çağa ayak uydurabilen güzide Saraylarından, Çırağan Palace Kempinski ‘nin pattiserie bölümüne her uğradığımda, glütensiz, sağlıklı ve tasarımıyla da iştah kabartan, isminizi verdiğiniz ‘’TULİSS’’ tatlılarını görüp de hayır demek ne mümkün! Yıllardır süren bu işbirliğinizden bize biraz bahseder misiniz? Projenin sosyal sorumluluk kısmı var mı acaba? Tatlıların içeriklerini ve tasarımlarını siz mi belirliyorsunuz?

CEVAP: Evet sarayın pasta chef leri ile birlikte belirliyoruz. Her sezon içini ve dışını büyük bir özenle hazırlıyoruz. Şu ana kadar 30’dan fazla çeşit yaptık. TULiSS pasta şu şekilde oluyor her sezona özel dışını tasarlıyoruz. Neler moda ise onu pastaya yansıtmaya çalışıyoruz. İçeriğini de light ve glütensiz tutarak tatlı yiyerek de formunuzu koruyabilirsiniz diyoruz. Sosyal sorumluluk projesi evet yıllardır var. Şöyle ki; Her Ekim ayında meme kanserine dikkat çekmek için üzerine pembe kurdele koyuyoruz. Bu pembe kurdele tüm dünyada meme kanserine dikkat çekmek için kullanılıyor. Ekim ayı boyunca TULİSS pastanın geliri ise Memeder vakfına bağışlanıyor. 

SORU: Devam eden TV programlarınız, sosyal sorumluluk platformlarındaki desteğiniz olsun tüm bu projelerinizden bahsetmek ister misiniz?

CEVAP:    Star TV’de her Pazar saat 12.00’de yayınlanan ‘Tülin Şahin ile moda’ programım var kadınların vazgeçilmez adresi diyoruz. Onun dışında mankenlik biliyorsunuz; defileler, çekimler. Sosyal sorumluluk projelerinde her zaman varım özellikle kadınlar ve çocuklar için elimden geldiğince hepsine destek olmak istiyorum. 

SORU: Victoria’s Secret ‘’Pembe Halı’’ da yürüyen ilk Türk süper modeldiniz. Adriana Lima ile birlikte fotoğraflar paylaşıldı. Heyecanlı deneyiminizin detaylarını bizimle paylaşır mısınız?

CEVAP: Evet Çin’in Shanghay kentinde ilginç bir deneyimdi. Yıllardır Victoria’s Secret ile çalışırım ama ilk defa onların o çok özenle hazırladıkları muhteşem şovlarının çok özel dünyadan çok özel seçerek hazırladıkları pembe halı da beni görmek istemeleri çok onur vericiydi. Çok güzel bir deneyimdi. Harika bir ekipleri var. Çin’de Vicdoria’s Secret için çok güzel çekimler yaptık. Adriana ile daha önce defalarca birçok marka için birlikte çalıştık o yüzden kuliste o esprili fotolar çıktı.

SORU: Sivas ile ilgili anlatmak istediğiniz, anı ya da hatıranız var mı acaba? Yöremize özgü en sevdiğiniz yemek nedir?

CEVAP: Gelirsem anlatırım. Ama yemeklerimizi biliyorum tabii evde onlar ile büyüdüm ve yapabiliyorum hepsini. 

SORU: Anne olmak size çok yakıştı!  Güzelliğinize ve sofistike duruşunuza hemcinsiniz olarak baktığımda artı değerler kattığını görmemek mümkün değil. Sevgili Tülin Hanım, anne olma deneyimizi ve hayatınızdaki değişiklikleri bize anlatır mısınız?

CEVAP : Çok çok teşekkür ederim.  Bu şekilde yansıyor ve hissediliyorsa ne mutlu bana. Çünkü anneliği çok sevdim bayılıyorum hatta. Bunun için yaratılmış diye düşünüyorum. O kadar çok sevdim ki. Her şeyimi Siena’ya göre ayarlıyorum. Her şeyini ben yapmak istediğim için onun tüm iş takvimimi ona göre ayarladım. Onun her anını dakikasını doya doya, öpe, koklaya koklaya, dolu dolu yaşamak istiyorum ki öyle de oluyor. 

  

SORU: Her şeyden önce insan olmak ve avukat kimliğimle, kadın hakları, insan hakları ve hayvan hakları hakkında hukuki görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız? Bu anlamda Türk Hukuk Sistemine katkı sağlayacak önerileriniz var mı?

CEVAP:  Tüm dünyada bitmek bilmiyor sorunlar. Özellikle kadın hakları konusu. Bunu aslında 21.yüzyılda hala kadın/erkek olarak konuşuyor olması bile şaşırtıcı geliyor. Önemli olan ‘insan’ kadın erkek fark etmiyor din, dil, ırk fark etmez benim için ‘insan hakları’ ama şu da bir gerçek ki maalesef tüm dünyada kadınlar mutlaka daha çok haklarını araması gerekiyor. Çok üzücü. Hayvanlara zulüm edenlere o da bir can nasıl bunu yapabilirler aklım almıyor. 

SORU: Yaklaşık bir seneden fazladır, maalesef dünya genelinde salgın Covit-19 virüsü sebebiyle sosyal hayatlarımız önemli ölçüde etkilendi. Siz bu süreci nasıl geçiriyorsunuz? Sağlığınızı korumak için uyguladığınız özel yöntemleriniz var mı? Okurlarımıza bu anlamda tavsiyeleriniz neler? Okurlarımıza hem formlarını hem mental hem de fiziki sağlıklarını korumaları için önerileriniz var mı?

CEVAP: Başından beri çok dikkat ediyorum. Tüm kurallara uyuyorum. Geçen sene marttan beri evimde çekimler yapıyoruz. Tek tük gitmemiz gereken yerler olduğunda dışarıya çekime çıkıyoruz. Siena ile sürekli her gün sitenin içinde bahçede temiz hava alıyoruz. Onu her gün gezdiriyorum doğada olmasına özen gösteriyorum. Ama şunu da belirtiyim, ben normalde de hep evde olan biriyim. İşim yoksa günlerce evden çıkmam. Diyorum ki herkese meğerse ben zaten doğal bir pandemi yaşıyormuşum. Daha önceki röportajlarıma bakarsanız sormuşlar boş vaktinizde neler yapıyorsunuz diye şöyle cevaplamışım. O kadar çok çekimler ve defileler için dışardayım ki işim yoksa evden dışarı adım atmam.  Zaten normalde de hep evin işlerini ben yaparım temizliği, ütüsü, çamaşırı (Gören inanamıyor zaten) o yüzden bu durum bana hiç yabancı gelmedi. Dedim ben zaten böyle yaşıyorum. Ve açıkçası insanların evlerine bu kadar yabancı olmaları beni şaşırttı. Siena 4 aylıktı pandemi başladığında şimdi 14 aylık. 10 aydır evdeyiz.  

 

SORU: Sizin global bir insan olduğunuzu söylemek gerekir. Yurtdışında doğup büyümüş olmanızın vizyonunuzu bu anlamda geliştirmeye katkısı olmuş olabilir mi? 7 dil bildiğiniz söyleniyor. Bunlar hangi lisana daha çok hakimsiniz? Dünyada en sevdiğiniz şehir neresidir?

CEVAP: Ailem Sivas’tan Danimarka’ya göç etmiş. 40 küsur yıldır orda yaşıyorlar. Ben ise orda doğup büyüdüm her iki kültürü de alarak. Bu güzel bir zenginlik. Danimarka küçük bir Kuzey Avrupa ülkesi kendi dili Danca ve sadece ülkenin nufusu olan 6 milyon kişi tarafından konuşuluyor dolayısıyla bize devlet okullarında tüm dünya ile iletişim kurabilelim diye İngilizce ile Almanca temel olarak öğretiliyor ve Danimarka’nın durumunda diğer İskandinav komşu ülkeler İsveç ve Norveç dilleri de öğretiliyor bunların yanı sıra seçmeli olarak istediğimiz tüm lisanlar öğretiliyor. Ben ek olarak Fransızca seçmiştim. 

SORU: Hayat felsefeniz nedir? İlham aldığınız yazar, sanatçı veya bir iş insanı var mı acaba?

CEVAP: İyi insan ol. Hep iyilik yap. Sanırım benim hayat felsefem bu. Sadece iyi insan olmaya çalışmak elimden geldiğince. Herkes ve her şey  bana ilham verebilir veya örnek alabilirim hayran kalabilirim. Gün içinde çok fazla insanla sohbet ediyorum bir çok meslekten kişiler ile hepsinin hikayesi bir şekilde ilham veriyor. 

SORU: Sevgili Tülin, güzelliğinize övgünün yanı sıra, ‘’tam bir hümanst’’ oluşunuza takdir, hayatınızdaki tekemmül yoluna övgü ve bizleri kırmayıp samimi sohbetiniz için teşekkürlerimi sunarken, okurlarımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı acaba?

CEVAP:     Nezaketiniz İçin Şimdiden Teşekkür ediyor, Bizim Sivas Gazetesi’nin saygıdeğer okurları ve tüm hemşerilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum. En kısa zamanda memleketime gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.