Anahtar Kelimeler: Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Dünyada kadınlarda görülen kanserlerin üçte birini meme kanseri oluşturuyor. Yılda yaklaşık 2 milyon kişine rastlanan meme kanseri her sekiz kadından birini etkiliyor.

Zübeyde DARENDELİ

 

Meme kanserine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak adına 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü kapsamında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Kurt bilgi verdi.

Meme kanserinin önemine değinen Prof. Dr. Kurt, “Meme kanseri, memenin süt kanallarını döşeyen hücreler arasında, genetik yatkınlık veya hormonal etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan ve başka organlara yayılım yapabilecek potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşumdur. Bu hücreler yayılma ve başka bölgelere sıçrama eğilimi gösterirlerse kötü huylu tümör (kanser), oldukları yerde sabit kalıyorlarsa iyi huylu (selim) tümör ismini alırlar.” dedi.

Risk Altında Olan Gruplar

Meme kanserindeki risk faktörlerine değinen Kurt, “Tüm insanlarda erkek veya kadın, meme kanseri gelişme riski bulunmaktadır. Ancak, bazı kadınlarda meme kanseri gelişme riski diğerlerine göre daha fazladır.” ifadelerini kullandı.

Atilla Kurt, genetik olarak meme kanserini gelişimine yatkın genleri taşımak, ailesinde meme kanseri gelişmiş bireylerin yer alması, meme de kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması, daha önce memede kanser gelişmiş olması, memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması, adet başlama yaşının erken başlaması kesilme yaşının geç olması gibi grupların risk altında olduğunu vurguladı.

Meme kanserinin belirtilerine değinen Prof. Dr. Kurt, “Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi; memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin ele gelmesidir. Ancak aşağıdaki belirtilerde meme kanserinde görülebilmektedir. Memede veya meme ucunda ağrı, meme derisinde kaşıntı ve yanma hissi, meme başında çekilme, sonradan ortaya çıkmış şekil bozukluğu, memede portakal kabuğu görünümü, tek taraflı meme ucunda akıntı- özellikle kanlı akıntı, koltuk altında ele gelen kitle ve memenin şekil değişikliği belirtileri mevcuttur. Kendi kendine muayene, erken teşhisteki en önemli yöntemdir. Doktor muayenesi ile birlikte ayda bir kere kendinizin yapacağı bu muayene size erken müdahale şansı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

“Yılda bir muayene olunmalı”

Muayene hakkında bilgi aktaran Prof. Dr. Kurt, “Ayrıntılı meme muayenesi, her iki memeyi içerecek şekilde mamografi ve ultrasonografi, şüpheli saptanan lezyonlardan ince iğne ile aspirasyon biopsisi veya ultrasonografi veya mamografi eşliğinde biopsi ile patolojik ve histolojik tanı, uzak organ yayılımlarını araştırmak için kan testleri, akciğer filmi, batın ultrasonografisi, bilgisayarlı tomografi ve PET-BT tetkikleri yapılabilir. 20-40 yaş arası ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapılmalıdır. Ayrıca iki yılda bir doktor muayenesi olunmalıdır. 40-69 yaş arası bireyler ise; ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapılmalı, yılda bir doktorda meme muayenesi olunmalı ve iki yılda bir mamografi çektirilmelidir.” dedi.

Kurt, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin meme kanseri tedavisi noktasında yeterliliği sahip olunduğunu söyledi.