Anahtar Kelimeler: DÜŞÜNDÜRDÜ

YAZARLAR

DÜŞÜNDÜRDÜ

Şubat ayına rağmen yazdan kalan hava sıcaklıkları hem sevindirdi hem de düşündürdü. Yüksek sıcaklık faturalara olumlu yansırken, birçok vatandaş ‘Kuraklık’ endişesi yaşamaya devam etti

Ayşe Mine EĞÜZ/

Ülke genelinde yaşanan kuraklık sonrası az da olsa yağan kar yerini tekrar güneşli günlere bıraktı. Hava sıcaklıklarının 12 dereceye kadar çıktığı ilimizde kısıtlamadan bunalan vatandaş kendini sokağa attı.

Park ve bahçelerin adeta dolup taştığı kentte, şubat ayına rağmen yazdan kalma günler kimini sevindirdi kimisi ise düşündürdü.

TEHLİKE HALA KAPIMIZDA
Sivas’ta uzun yıllar sonra sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olduğunu, bunun ise insanlara kuraklık olarak geri döneceğini belirten vatandaşlar endişelerini gazetemizle paylaştı.

Eski kışları özlediğini belirten 76 yaşındaki Mustafa Ersoy, “Sivas’ta göbeğe kadar kar yağardı. Köylerde perme perişan olurduk. O zamanlar köy yolları şimdiki zaman gibi hemen açılmazdı. Gerçekten de eski kışları çok özlüyorum. Çünkü o zamanlar yaza doğru 4’üncü 5’inci ay olduğu zaman her tarafta karlar erir güllük gülistanlık olur, sular harıl harıl akardı. Havaların böyle olması beni ürkütüyor. Hem kuraklıktan hem de hastalıktan dolayı” dedi.

‘KAR TARLANIN YORGANIDIR”

Sivas’a karın yakıştığını ancak son yıllarda hasret kaldıklarını belirten şehrin yerlilerinden Sakine Ahıpaşaoğlu (75) ise “Eski zamanlarda kışın kar yağdığı zaman kar Ulu Cami’nin çatısına kadar yükselirdi. Erkeklerimiz işe gitmek için kapıdan kanatlı tünel açarlardı. Karlar yaza kadar erimezdi. Şimdi mevsim belli değil ki, bakıyoruz bu ayda yaz havası var. Biz önceden bu mevsimde bu havayı görmezdik. Kışın kış, yazında yaz gerek. Sivas’a kar yakışıyor. Kayınvalidem derdi ki, ‘Kızım kar tarlaların yorganı. O yağacak ki yorganlar örtülsün, bitkiler güzel çıksın.’ Mevsimler değişiyor, salgın hastalıklar artıyor, inşallah yazın kuraklık yaşamayız” diye konuştu.

Salgın nedeniyle çok sayıda vatandaşın eve hapsolduğunu vurgulayan 76 yaşındaki Bekir Topal da Ahıpaşaoğlu ve Ersoy gibi kuraklık endişesi yaşadığını söyledi.
Topal, muhabirimizin, ‘Eskiden Sivas’ta kış nasıldı?’ sorusuna şu cevabı verdi; “15 yıl öncesinde Sivas ve köyler arasında otobüs şoförlüğü yaptım. O zamanlar 15-20 gün kar yüzünden ya köylerde ya da Sivas’ta kalıp hareket edemediğimiz zamanlar oldu. Çocukken kar yağdığı zaman kızak kayar, kar topu oynardık. Çocukluğun tadı o zamanlar başkaydı. Şu ay şu günler evden eve gidilmezdi. Eskiden böyle güneşte dışarda oturmak ne mümkün kardan kafamızı dışarıya çıkartamazdık.”