Anahtar Kelimeler: BÜYÜK SORUN

YAZARLAR

3 BÜYÜK SORUN

Büyük Birlik Partisi (BBP) Merkez İlçe Başkanı Fikri Pınarlı, köylünün feryadına kulak verilmesi gerektiği çağrısı yaparak çiftçilerin 3 büyük sorunu haline gelen yem, akaryakıt ve gübre fiyatlarından dert yandı

Sena POLAT/

BBP Partisi Merkez İlçe Başkanı Fikri Pınarlı, ilimizdeki çiftçinin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Pınarlı, girdi maliyetlerinden dert yanarak köylünün yanında olunması gerektiğini vurguladı.

Parti olarak her zaman vatandaşla birlikte olduklarının altını çizen Başkan Pınarlı, “BBP olarak devamlı halkımızla iç içeyiz ve bugüne kadar gerek Sayın Genel Başkanımız Mustafa Destici ve gerekse yerelde bizler halkımızın pek çok sorununu yakından takip edip kamuoyunun gündemine getiriyor sorunların giderilmesi noktasında çare arıyoruz. Bugün paylaşacağınız konu ise köylerde yaşayan tarım, hayvancılık ve arıcılıkla uğraşan vatandaşlarımızın sorunları olacaktır. Bir süreden beri köylerimizi geziyoruz. Sorunları yerinde görüyor dinliyor ve araştırıyoruz. Tespit ettiğimiz kadarıyla köylümüzün başlıca sorunları şunlardır: Son bir yılda gübre fiyatları 3 katına çıkmış durumda. Taban gübresi dediğimiz tohum ekilirken tohumla tarlaya atılan gübrenin fiyatı 900 Türk Lirası, tarlanın yüzüne atılan gübre ise 750 Türk Lirası’na çıkmış durumda. Üstelik bu bir torba gübre hakkıyla kullanırsanız 3 dönüm içindir. Konuştuğumuz pek çok köylü bu sene tohum ekerken gübre atamadığını, tarlanın yüzüne atacağı gübreyi ise alamayacağını üzülerek ve karamsarlıkla beyan ettiler. Bu da verimliliği büyük oranda düşürecek ve hem çiftçinin kendi ekonomisine hem de milli ekonomiye kayıp olarak yansıyacaktır” dedi.

MOZATTAN YAKINDI

Akaryakıt fiyatlarını ikinci sıraya koyan Fikri Pınarlı, “Şu anda tarlasını ekmek isteyen köylü, traktörüne koyacak mazotu bulamaz hale gelmiştir.  Litresi 15 liraya dayanan mazotla bu köylü sonbaharda ektiği mahsulü harmana getirmeyecektir. Hasat yapmanın maliyeti, çıkardığı ürünün değerini geçecek gibidir. Bu gidişle çiftçiler biçer veya döver biçer yerine mahsulü tırpanla, orakla biçeceklerini ifade ediyorlar. Bu konuda bir başka sorun dere veya göletlerden sulu tarım yapanlarda yine motorlardaki kullanılan mazot veya benzin fiyatlarından dolayı maliyetlerinin çok arttığını söylüyorlar.  Hükûmet bu feryada kulak vermeli en azından çiftçinin kullandığı akaryakıttan özel tüketim vergisi almamalıdır. Lüks yatlarda eğlenen zenginlerin aldığı fiyattan mazot verip çiftçinin üretimine devam edebilmesi sağlanmalıdır.  Yoksa bu gidişle üretecek çifti köylü bulamayabiliriz tarım ürünlerini tamamen ithal etmek zorunda kalabiliriz” ifadelerine yer verdi.

MALİYET YÜKSEK SATIŞ DÜŞÜK

Son olarak yem fiyatlarını ele alan BBP’li Pınarlı, “Birçok köyde besiciler yem fiyatlarının yüksek olduğunu dile getirdiler. Bir torba yem fiyatı şu anda peşin 230 Türk Lirası Kurban Bayramına vadeli alırsa bu fiyat 280 liraya çıkıyor ve bir torba yem bir büyük baş hayvan için azami 5 gün yetiyor. Köylü bu açığını tarlasında ürettiği mısır, çavdar, yulaf, fiğ, yonca gibi ürünlerle takviye yapmasa tamamen zarar ediyor lakin bu şartlarda artık bunları da ekemeyecek hale gelmiş durumda. Keza arıcılık yapanlarda aynı durumda yemleme için kullanacağı bir torba şeker 450 lira, bir adet kovan 300 Türk Lirası balmumu 70 Türk Lirası ye çıkmış durumda. Ülkemizdeki arıcılık sektörü bal üretimi açısından dünyada ilk 5, Sivas ise Türkiye de ilk 5 içindedir, ancak bu gidişle bu sektörde yapılamaz işletilemez hale gelmiştir.  Maliyetler çok yüksek bal fiyatları tüccarda hala çok düşüktür” diye konuştu.

‘SİVAS GÖÇ VERİYOR’

Sivas’ın göç veren bir il olduğunun altını çizen Pınarlı, ardından şunları ekledi; “Velhasıl Sivas göç veren bir şehir ve köylüyü köyde tutamazsanız göçün önüne geçemezsiniz köylünün bu şartlarda köyde tarım ve hayvancılık yapacak imkanı kalmıyor.  Bu gidişle seneye tohum ekecek, hayvan besleyecek köylü çiftçi bulamayabiliriz hükümetin bu konuda acilen destek olması ve köylüsüne üreten çiftçisine sahip çıkması gerekiyor. Devletimizin zaten pek çok konuda teşvik vermekteydi lakin bu şartlarda teşvikler minimal oranlarda kalmıştır.  Teşvik miktarları yeniden güncellenip artırılmalıdır.  Devlet bankalarına borcu olanların borçları ertelenmeli veya yapılandırılmalı ve mümkünse faizsiz ve uzun vadeli taksitlerle çiftçimiz desteklemelidir.  Yarın çok geç olabilir.”