Anahtar Kelimeler: BAYRAMI

YAZARLAR

14 MART TIP BAYRAMI

14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bazı il protokolü ve sendika başkanları mesaj yayımladı

“SAĞLIK ORDUSUNA TEŞEKKÜR”

Vali Salih Ayhan 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle yayınladığı mesajda salgınla mücadele eden sağlık ordusuna teşekkür etti

14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle mesaj yayımlayan Vali Salih Ayhan şunları kaydetti; “Teknolojinin gelişimine bağlı olarak tıp alanında yaşanan ilerlemeler ile birlikte yeni hastalıkların ortaya çıkması da insan sağlığının sürekliliğini tehdit etmektedir. Son bir yıllık süreç içerisinde ülkemizde ve ilimizde yaşadığımız Covid-19 salgını da bunlardan birisidir. Koronavirüs ile mücadele kapsamında gece gündüz mesai kavramı gözetmeksizin takdire şayan bir fedakârlık ve sabırla görev yapan bizlerin sağlığı için yoğun çaba sarf eden isimsiz kahramanlarımız hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza, Birinci basamak sağlık hizmetlerini büyük bir titizlikle salgın sürecinde yürütmeye devam ederek, evlerinde izolasyonları sağlanan vatandaşlarımızın takiplerini yürüten aile hekimlerimize, Vakanın kaynağını bulmak ve belirlemek için hasta ve hastayla teması olanlar da dahil koruma altına alınması gerekli önlemleri uygulayan fedakarlıkla ve sabırla görev yapan bizlerin sağlığı için yoğun çaba sarf eden salgınla mücadelenin temeli olan temaslı takip çalışmasında hastaların takibinde görevli filyasyon ekiplerine, Şüpheli hastaları hastanelere gece gündüz büyük bir özveriyle taşıyan ilçelerden şüpheli vakaları acil servislerden pandemi hastanelerine nakli sağlayan 112 Acil sağlık hizmetlerinde çalışan hekim ve tüm 112 sağlık personeline şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle tüm hekimlerimizin ve tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor; tüm insanlığa salgının sona erdiği sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam diliyorum.”

“EN GÜZEL ZENGİNLİK SAĞLIK”

14 Mart Tıp Bayramı mesajı yayımlayan Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, en güzel zenginliğin sağlık olduğu vurgusunu yaptı

Tıp Bayramı mesajında Bilgin, “İnsanoğlunun sahip olduğu en değerli zenginlik sağlıktır. İnsan sağlığının korunması, mevcut sağlık sorunlarının giderilmesi tüm insanlığın ve toplumun önemli hedeflerinden biridir. Sağlık hizmetlerinde ulaşılan nokta ülkelerin gelişmişlik düzeyinin en temel göstergelerindendir. Devletimiz de her geçen gün sağlık sektöründe önemli reform ve yatırımları hayata geçirmekte, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en üst düzeyde faydalanması için çaba göstermektedir. Çağımızın şartlarına uygun olarak düzenlenen hastaneler, son teknolojiyi yansıtan tıbbi cihazlar, nitelikli personel ve insan odaklı hizmet anlayışı ile birlikte sağlık hizmetlerinin en üst seviyeye çıkartılmış olması da bunun göstergesidir. Bilindiği üzere bir senedir Coronavirüs ile mücadele ediyoruz. Bu süreçte büyük özveri ile çalışan sağlık personelimizin ne kadar kutsal bir mesleği icra ettiklerine şahit olduk. Büyük fedakârlık ile gerek ailelerinden uzak yaşadılar, gerek evlerine gidemediler gerekse salgından etkilenerek canlarından oldular. Bu süreçte ebediyete intikal eden sağlık personellerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemizin her köşesinde olduğu gibi ilimizde de vatandaşlarımızın daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi ve sağlık personelimizin daha iyi imkânlarla çalışabilmesi için var gücüyle çalışan başta Sağlık Bakanımız olmak üzere tüm sağlık emekçilerimizin 14 Mart Tıp Bayramını kutluyor, saygı ve sevgilerimle sağlıklı günler diliyorum” dedi

“KUTLU OLSUN”

Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Mustafa Eken, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.

Koronavirüs salgın sürecinde sağlık çalışanlarının öneminin bir kez daha anlaşıldığına dikkat çeken Başkan Mustafa Eken, “Doktorlarımız, hemşirelerimiz, tüm sağlık çalışanlarımız kutsal bir görev yapmaktadır. Yaşadığımız salgın döneminde bunu daha yakından görmüş olduk. Kendi canlarını hiçe sayarak gece gündüz demeden çalışan sağlık ordumuz, aileleriyle dahi görüşemedi. Türk Sağlık Sisteminin çalışanlarını ön plana çıkaran yegâne özellik ise merhametleridir. Salgın süresinde evlerine gitmeden insanların tedavisi için çalıştılar. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözü de Türk hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın övgüye layık olduğunu bizlere göstermektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle, toplum sağlığı için insanlarımızın tedavilerinin yapılması ve daha sağlıklı ve daha mutlu hayat sürmesi için zor şartlarda görev yapan başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılarının devamını diliyorum” dedi.

“BİR YIL ALKIŞLANDIK ARTIK SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLSÜN”

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Dursun Özen, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda sağlık çalışanlarının sorunlarının çözülmesini istedi

14 Mart Tıp Bayramını salgınla geçen 1 yılın sonunda karşıladıklarını dile getiren Özen şunları kaydetti; “İki bayram arasında 300’den fazla sağlık çalışanı arkadaşımızı covid salgını nedeniyle şehit verdik. 100 bin üstünde arkadaşımız virüse yakalandı. Devletin verdiği görevle millete şifa dağıtırken şehit olan tüm sağlık çalışanlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Hasta arkadaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Onların emsalsiz fedakârlıkları ve canlarını vererek ortaya koydukları hizmet sağlık çalışanlarının bu ülkeye bağlılıklarını ve bu uğurda nelerden vazgeçebildiklerinin çok önemli bir göstergesidir. 1 yıldır sağlık çalışanları ailelerini ve sosyal hayatı unuttular 1 yıldır sağlık çalışanları salgına rağmen 7/24 hizmet ürettiler. 1 yıldır sağlık çalışanları izin gibi temel ihtiyaçları unuttu, esnek mesai gibi kavramlar ise hiç yanlarına uğramadı. 1 yıldır salgın var ama şiddet ve mobbing devam ediyor. Korkunç saldırılara sağlık çalışanları maruz kaldılar. 1 yıldır sağlık çalışanı emek veriyor, tüm gücüyle hizmet üretiyor ama sıfır döner sermaye alıyor, adı tavandan kendi yavandan olan bir düzenleme ile geçiştirilmeye çalışılıyor. 1 yıldır sağlık çalışanlarını herkes alkışlıyor ama iş hakkını vermeye, mağduriyetini çözmeye gelince her ne hikmetse somut adımlar atılmıyor.  Bu durumun artık son bulmasını istiyoruz. Türk Sağlık-Sen olarak bu zor süreçte her zaman ve şartta sağlık çalışanlarının yanında olduk.  Çalışanın hakkı ve emeği için alanlara çıkıp basın açıklaması yaptık, haksızlıklara karşı davalar açtık. Başvuru ve görüşmelerle çözüm istedik, mücadeleden hiç geri durmadık. Hep çalışanın yanında olduk. Bazı sorunları çözdük, bazı meselelerde ilerleme kaydettik fakat isteğimiz maaşa zam şeklinde tek ödeme, döner sermayede iyileştirme, sözleşmelilere kadro, hizmetlilere memurluk, 3600 ek gösterge, kreş vb. temel meselelerin halledilmesidir. Bunun içinde mücadeleye devam edeceğiz. 14 Mart Tıp Bayramı, Tıbbiyelilerin vatanın işgaline karşı gösterdikleri tepkiden ve duruştan kaynağını almıştır. Bugün de sağlık çalışanları böylesine bir vatan savunmasındadır. Kahramanların salgınla mücadelesi ve korumaya çalıştıkları Türkiye’nin sağlığı bugün toplumsal, sosyal ve ekonomik hayatımızı en fazla etkileyen unsurdur. Hayatımız buna göre şekil almaktadır. Sağlık çalışanlarının çalışma hayatı ve şartları ile ilgili her iyileştirme ve her yeni olumlu düzenleme memleket için atılmış olumlu bir adım olacaktır. 2021 yılı sağlık çalışanları yılı ilan edildi; 2021 yılı Tıp Bayramının da sorunları çözmede adım atılmaya başladığı bir gün olmasını istiyor ve temenni ediyoruz. Alkışlamak ile kimse yorulmasın ‘Sesimize kulak verip, çalışanların meseleleri çözülsün’ diyoruz. Güzel memleketimizin dört bir yanında en kalabalık şehirlerinden en ücra köşelerine kadar vatana ve millete hizmet eden tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramını Kutluyoruz.”

“KRONİK MESELELER ÇÖZÜM BEKLİYOR”

Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Sağlık-Sen Şube Yönetimi 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda sorunlara çözüm istedi

Sağlık- Sen Şube Başkanı Muhittin Musaoğlu, yayınladığı mesajda şunlara değindi; “Fedakar sağlık çalışanları bir Tıp Bayramı’na daha hüzünle girmenin burukluğunu yaşıyor. Bir yanda pandemi kaynaklı ağır iş yükü, ekstra sorunlar ve can kayıpları, diğer yanda yıllara sâri çözüm bekleyen kronik meseleler. 2021 ‘sağlık çalışanları yılı’ ilan edildi ancak sorun ve beklentilerinin çözümüne dair henüz bir ümit ışığı görebilmiş değiller. Buna karşın bolca alkış, bir o kadar takdir ve teşekkür alıyorlar. Ancak bir türlü sesleri duyulmuyor, sorunları çözüme kavuşturulmuyor, yüzleri güldürülmüyor. Fedakarlıkları, alın terleri, mücadeleleri, canlarını ortaya koymaları, bir türlü yetmiyor sorunlarının çözümüne. Hak etmediklerini ya da hakları olmayanları değil, alın terlerinin ve mücadelelerinin karşılığını istiyorlar. Örneğin, hakkaniyetsiz ve adaletsiz döner sermaye sistemi son bulsun istiyorlar. Can yakan, alın terini yok sayan bu sistemin yerine, ödemelerin hastane bütçesinden değil, merkezi bütçeden karşılandığı yeni bir modele geçilmesini istiyorlar. Bu sayede gelirlerinin, hastanelerin gelirlerine bağlı olmaktan çıkacağını çok iyi biliyorlar. Bu durum aynı zamanda haksız ücret dağılımının son bulması demektir. Bunun yanında, hakkaniyetli iş güvencesi herkesin hakkı olduğu için sözleşmeli istihdam modeline son verilsin istiyorlar. Çünkü aynı iş yerinde aynı işi yapıp da birbirlerinden çok farklı mali, özlük ve sosyal haklara sahip olmak kabul edilecek bir durum değildir.  Nöbet ücretleri artırılsın istiyorlar… Çünkü sağlık çalışanları nöbete kaldıklarında, normal mesai ücretinden daha düşük ücret alıyor. Oysa diğer kamu çalışanlarında tersi bir durum söz konusu. Sağlık emekçileri, üçüncü sınıf kamu çalışanı değildir. Hayat kurtarmakla yükümlü oldukları unutulmamalıdır.  Ayrıca, icap nöbet ücretlerinin bağış değil, hak olduğunu tüm sağlık çalışanları çok iyi biliyor. İdari tasarrufla bazı sağlık çalışanlarına icap nöbeti ödenirken bazılarına ödenmemesinin izahı mümkün değildir. İcap nöbet ücretleri anne sütü kadar helaldir, her çalışana her hak edene ödenmek mecburiyetindedir.  Sağlık çalışanlarının ağır iş yükü altında öteden beri ezildikleri bilinmiyor değil. Ne yazık ki pandemi sürecinde bu yük katlanarak arttı. AB ülkeleriyle kıyaslandığında, ülkemizde normal koşullarda bir hemşire dört hemşirenin yaptığı işi yapıyor. Benzer durum diğer branşlarda çalışanlar için de geçerli. Sorunun önüne ancak istihdam açığının sıfırlandığı güçlü sağlık ordusuyla geçilir.  Hatalı uygulamalar (Malpraktis) nedeniyle sağlık çalışanlarının ocağına resmen incir ağacı dikiliyor. 3 – 4 bin lira maaş alan bir sağlık çalışanının, 100 binlerce liralık tazminatın altından kalkması mümkün değildir.   Sağlık, risk payı çok yüksek bir meslek olduğu için idare, hatalı uygulamalar karşısında sorumluluğu çalışana yükleyerek görevini yapmış olmaz. İdareye düşen, her türlü sorun karşısında çalışanını mağdur etmemek, sahip çıkmaktır. Binlerce sağlık çalışanı, “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği” sınavları düzenli ve belli aralıklarla yapılmadığı için mali, özlük ve sosyal noktasında hak kaybı yaşıyor. Bunun önüne geçmek için ekstra ne bir çabaya ne de bir kanuna ihtiyaç vardır. Yönetmelik değişikliği yeterlidir.  Çocuklarının emniyeti ve bakımı, sağlık çalışanı ebeveynler için sorun olmaya devam ediyor. Sağlık çalışanlarının yaklaşık yüzde 40’ı yine sağlık çalışanıyla evli. Diğer kamu çalışanlarıyla evli olma durumları da bu rakama eklendiğinde oran yüzde 60’ları geçmektedir. Dolayısıyla gündüz bakım evi ve kreş uygulamasının hayata geçirilmesi büyük bir zarurettir.

Bu aynı zamanda hayati bir zarurettir de. Pandemi sürecinde, bazı çocukların canlarına mal olan üzücü hadiselerin varlığını hiç kimse unutmuş değil.  Tüm bunların yanı sıra sağlık çalışanları artık şiddet kurbanı olmak istemiyor! Çünkü şiddet sadece mağduru etkilemiyor; göreni, duyanı kısacası tüm çalışanları doğrudan etkiliyor, travmalara neden oluyor, korkutuyor, sindiriyor. Sonuç olarak, sağlık çalışanlarının daha pek çok sorunu var. Bu sorunlarla yaşamayı, bu sorunlara alışmayı, bu sorunların gölgesinde kutsal mesleklerini ifa etmeyi istemiyorlar. Mesleklerini severek yapmalarının yanında bayramlarını bayram gibi kutlamak ve hayatlarını müreffeh bir şekilde sürdürmek istiyorlar. Tüm bunları sağlık çalışanlarına çok görmemek gerekir. Sağlık çalışanları bayramın en güzelini en iyisini hak ediyor. Çünkü onlar bu ülkenin “hayat sigortası.” Herkesi, özellikle de sorumluluk sahibi olanları, bunun anlam ve önemini anlamaya ve bu doğrultuda sorunları çözmeye davet ediyoruz.”